BEYOBASI’NI KIYMAYALIM

Bu haber 30 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 754 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bilenler bildiği için görmeyen, dolayısıyla bilmeyenlere bir beldeden dem vurmak istiyorum.
Beyobası.
Köyceğiz ilçesine bağlı bu yerleşim merkezi, sıradan olmaktan çok uzak.
Bir tarafta, her türlü tarıma elverişli verimli toprakları.
Diğer yanda asırlık, dünyada nadir ülkelerde bulunan Okaliptüs ağaçları.
Ve de aynı belde sınırları içerisinde konuşlanan Yuvarlak Çay.
Dolayısıyla böylesine bir bütünlük, Beyobası’nı çok farklı bir yapıya kavuşturmuştur.
Bir görenlerin defalarca görmek istemesinden öte, o havayı tekrar tekrar teneffüs etmek istemeleri altında yatan temel olgu budur.
Daha ne istenirdi?
Yöre halkı olmak üzere bir vesileyle bu emsalsiz beldeyi yakından tanımak imkanına kavuşanlar için daha büyük nimet olabilir miydi?
Bu yüzden o bölgede konuşlanan her kim olursa olsun, özellikle Yuvarlak Çay ile bütünleşen emsalsiz Okaliptüs ağaçlarının üzerine titrer.
Onlar, Osmanlı İmparatorluğunun yükselme devrini sağlayan 3 cihan padişahından Fatih Sultan Mehmet’in;
“ağaçlarımdan bir dal koparanın kafasını koparırım” sözünü düstur kabul edercesine, Okaliptüs ağaçlarını koruyup, kollayıp, geleceğe taşımak adına bugünlere gelmişlerdir.
Kısaca, söz konusu ağaçlar ve onlarla bütünleşen Yuvarlak Çayı, tabu gibi görürler.
Bunlar olmadan Beyobası sıradan bir yerleşim birimi haline gelir görüşü egemendir.
***
Hal böyle iken, burasıyla ilgili bir proje gündemde.
Ama herkesimi ayağa kaldıran bir tasarım.
Söz konusu proje, Yuvarlak Çay’dan enerji elde edilmesine yönelik.
Aslında ilk planda bazıları şunu diyebilir.
Bunda ne var ki.
Ülkenin şiddetle enerjiye ihtiyaç duyduğu süreçte, Yuvarlak Çay’dan enerji elde edilmesinden doğal ne olabilir?
Madem ki ürettiğimiz enerji tüketimi karşılamıyor.
Buradan enerji elde edilmesi, gayet yerinde bir girişimdir.
Evet, ülkemizin enerjiye ihtiyaç duyduğu ortada.
Tüketimi karşılamak için başka ülkelerden doğalgaz ve elektrik sağlamaya çalıştığımızı da yadsımak mümkün değil.
Ancak…
Yuvarlak Çay’dan enerji elde edilmesi için hiçbir tahribata yönelmemek gerekir.
Ne çaydan tarım adına istifade edenleri, ne de etrafından konuşlanan Okaliptüs ağaçlarını zarar vermemek koşuluyla, enerji sağlanması olağandır.
Hal böyle iken başta Köyceğiz Belediye Başkanı Salih Erbay olmak üzere civar belde belediye başkanları, il genel meclis üyeleri, bir kısım sivil toplum kuruluşları ve yöre halkının ayaklanması, söz konusu projenin uygulanması noktasında yanlış yapıldığını gösteriyor.
Bir kere, bu tür yatırımlar için yasa gereği olmazsa olmaz kabul edilen, ÇED raporunun olup olmadığı tartışılıyor.
Sonra, Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınan “anıt ağaç”ların kesilmesi, asla kabul edilemez bir eylem.
Siz önce anıt ağaç olarak tescil edeceksiniz.
Ardından, kurul olarak kararınızı yırtıp atarcasına, anıt ağaçların kesilmesine izin vereceksiniz.
Bu da yetmez.
Yuvarlak Çayın, beklide yol değiştirmesine neden olan bir proje söz konusu edilecek.
Hangi akıllı böyle bir riski göz önüne alabilir?
İşte, Beyobası için öngörülen proje budur.
Daha da öte, doğaya olan saygısızlık bir yana yöre halkını hiçe saymaktır.
Sonuçta, ben dahil hiç kimse enerji üretimine karşı değildir.
Ama siz, biz yaptık oldu gibi bir eğilim içerisine girerek, her tarafı tarumar ederseniz, gün gelir bunun vebalinden kurtulamazsınız.
Onun için diyorum ki, Beyobası’nı kıymayalım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.