Beylerden Sıra Bulabilirlerse!..

Bu haber 15 Nisan 2014 - 19:44 'de eklendi ve 959 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Gazetemiz Hamle yazarlarından değerli arkadaşım Özcan Özgür, 14 Nisan tarihli “Siyasete kadın eli değmiyor” başlıklı yazısında, Türkiye’de demokrasinin beşiği kabul edilen Muğla’da dahi siyasette kadının yeri olmadığından dem vuruyor.

Her ne kadar 30 Mart seçimleri sonrasında Milas CHP Teşkilatı, istisna teşkil edecek şekilde kadınlara yer verse de, belli ki yetersizdi.

Şahsen Özcan Özgür gibi bende Milas Teşkilatını kutluyorum.

Muğla merkez ilçe dahil diğer ilçelerin hiçbiri, “siyasette kadının yeri yok!” anlayışıyla hareket ettiğine göre Milas ilçesi yerden göğe takdiri hak etmiştir.

İl genelinde konuşlanan her siyasi parti bünyesinde kadının adı yok iken Milas örnek teşkil edecek şekilde bir yaklaşım göstermiş.

İlişkin olarak 6 kadın, meclis üyeliğine seçilmiştir.

Hal böyle iken bilmem bundan sonrasında diğer yerleşim merkezleri Milas ilçesini örnek alır da siyasette kadın eli değmesine imkan tanırlar mı?

Bekliyoruz.

Unutmasınlar ki zamanı geldiğinde de, tüm siyasi teşekküllere hatırlatmada bulunuruz.

***

Yeri geldiğinde şahsen kaleme aldığım bu konuda, her siyasi parti hangi düşüncenin etkisiyle siyasette kadın elinin değmesini öngörmemiştir?

Aynı teşekküllerin tamamında kadın kolları olduğuna göre seçim sathı mailine girildiğinde, neden erkek egemenliği ön plandadır?

Hem de kadınlar siyasetin her safhasında aktif görevin sahibi oldukları halde!

Ne yazık ki bu ayrıntı, yıllardır gündeme getirilmesine karşın Türkiye olarak bir arpa boyu yol alamadık.

Yıllardır diyorum.

Zira aradan geçen süre neresinden bakarsanız bakınız yarım asır.

Oysa çok partili dönemi geçildiği 1946 yılından sonra umutlanmıştık.

Artık demokrasinin tüm kuram ve kavramlarıyla işlerlik kazanabileceği bir sürece girildiği için kadın-erkek eşitliği seçimlerde de egemen olurdu.

Ama olmadı.

Dün öyleydi bugünde değişen bir şey yok.

İşin garip tarafı Cumhuriyetin ilk yıllarında dahi kadın, siyasette bugünden çok daha aktifti.

Hem de her mecliste görev almak koşuluyla.

***

Peki nedendi?

Neden kadınlarımız, genel ve yerel seçimler döneminde seçilebilecek bir yerde olmazlar?

Siyasi partiler, hangi düşüncenin etkisiyle kadınlarımızı seçilebilecek bir sırada olmasını engeller?

Daha da çarpıcı olan ne biliyor musunuz?

Ne acıdır ki bu durum, demokrasinin beşiği kabul edilen Muğla’da da gözleniyor.

Evet yanlış değil.

Ne denli itiraz edilse de görünen köy kılavuz istemez.

Aksi olsaydı, geçtiğimiz 30 Mart seçimlerinde gecesini gündüzüne katarak çalışmalar sergileyen kadınlar, sıralamanın ön saflarında yer alırdı.

Kadınlara öncelik tanıyan bir düşünce egemen olmadığına göre belli ki Muğla olarak bakış açımız pek farklılık arz etmiyor.

***

Şimdi sormak gerekir.

Bu durumda diğer illerden ne farkımız var?

Bundan böyle demokrasinin beşiği bir il olduğumuzu iddia edebilir miyiz?

Edemeyiz.

Kimler nasıl bir yorumun sahibi olsa da tablo önümüzde.

***

Aslında erkek egemenliğinden dem vuruyorum ama ilişkin olarak kadınlar sorgulamalı.

En azından;

Bizlerde cephede savaşıyoruz.

Sizler kadar görevin müdriki içerisindeyiz.

Öyleyse, seçilebilir sırada olmak, bizim en temel hakkımız diyebilmeliler.

Demeliler ki çalışmaların karşılığını alabilsinler.

Yok eğer, bugüne kadar olduğu gibi bir eğilim içerisine girerlerse, benzer seçimlerde sıralamanın sonlarında yer almaktan kurtulamazlar.

Dolayısıyla önceliği erkekler kapar.

Kadınlar da çalıştıklarıyla kalırlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.