Berlin’de Hakimler, Muğla’da Ego

Bu haber 14 Aralık 2018 - 0:12 'de eklendi ve 1.180 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Sevmiyorum seni… yakama yapışınca.

Çabuk uzaklaş, bas git buradan diyorum. O çirkin EGOYA.

Tevazu içinde sade bir vatandaş olarak, insanları sevgi ile selamlamak benim tarzım.

Öz güven sağlıklıdır lakin ego ise yıkıcı.

Tekrar Muğla’yı ego yönetirse vay halimize. Bu şişman ego en sonunda hayat bulduğu bedeni de yok eder diye düşünüyorum.

Güzellik insan olabilmekte.

Koltuklara yapışmakta değil.

En güzeli de koltuğa kondu olmadan, Muğla için yazmak.

Koltuk konducular, koltuk severler… koltuğu finalle bırakmadan, daha da yıpranarak bırakacak olmaları. Ne acı.

Bir gün bende de olur mu bu koltuk seviciliği? Olmaz diye düşünüyorum. Ben farklı denizlerde yüzüyorum. Mutluluk denizinde. Daha çok mutlu olmak gibi bir misyonu benliğime yerleştirmişken, böyle hasta bir durum ortaya çıkmaz diyorum. Hayat bu…

Gururla söylemeliyim ki, Muğla Üniversitesinin, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olmasında emeğim var. Kendimle onur duyuyorum. Ego’yu sevmem dedim ama şimdi ego iş başında.

Muğla güzel bir gelin. İncili taç takıyor. Bu gelinin birileri dişlerini sökmezse güzelliği duracak. Daha fazla kent temizliği. Daha fazla peyzajla yaratılmış parklar, bahçeler. Daha güzel mimari. Yeşilin ruhumuzu okşadığı ve bizleri sardığı alanlar. Sanat müzesi gibi sokaklarımız olsa, fenamı olur?

Muğla çirkinleşen orta yaşlı bir adam olmadan, bu kenti korumalıyız. Çirkinleşen kadın desem olmayacak. Faturayı erkeklere kesmek daha iyi…

Muğla’mız henüz kalp merkezine kavuşamadı ama…

Hukuk fakültesine kavuşuyor. YÖK tarafından onandı.

Güzel.

Adalet, hukuk, hakkaniyet gibi kavramlar geçince aklıma ‘Kral ve Değirmencinin öyküsü’ geliyor.

4 haftadır devam eden Alman’ya tekrar yazıma bulaştı.

Ah şu krallar. Ah şu Almanya.

II. Frederick oldukça enteresan bir insanmış. Hatta öyle ilginçmiş ki davranışlarından dolayı, babası I. Frederick’in tepkisini fazlasıyla çekmeyi başarmış ve bir gün baba Frederick oğluna kılınç bile çekmiş.

Hep bu yüzden II. Frederick tahta çıkınca şiddeti yasaklamış.

Sizde duymuşsunuzdur. Almanlar fazlaca patates tüketirler. Bu patatesi halka sevdirende II. Frederick miş.

Ne güzel halk patates kafa olmamış.

II. Frederick Kral.

Bir gün Postdam’dan geçerken bir yeri çok beğeniyor ve ‘Bana şuraya bir saray yapın” diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral’ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.

– Buyrun diyor.
– Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
– Ne parası diyor değirmenci.
– Saçmalama Kral istedi diyorlar.
– Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki diyor değirmenci.

Adamları gelip Kral’a diyorlar ki;
– Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi diyorlar.
– Çağırın bakalım bana şu adamı der Kral.

Değirmenci gelip, Kral’ın karşısında duruyor. II. Frederick;
– Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
– Yok yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
– Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
– Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya’nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum işte der.

II. Frederick ayağa kalkıyor;
– Unutma ki ben Kralım!

Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
– Asıl sen unutma ki Berlin’de hâkimler var!

Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar, kral bile olsa, adaletten ve hukuktan üstün değildir. Hiç kimse adaletin ve hukukun üstüne çıkamaz.

Hukukun üstünlüğü böyle bir şey…

Güçler ayrılığı ilkesi olan, yasama, yürütme ve yargının bağımsız olması. Ve ileri demokrasiye ancak bağımsız yargılama ile bağımsız yasama ile bağımsız yürütme ile geçebileceğimizi bilmek.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ‘Hukuk Fakültesi’ne yakında kavuşacak.

Umutla söylüyorum ki…

Bu fakülteden mezunu olacak yargıçlar halka mesleğini siyasete modifiye etmeden, hukukun üstünlüğü ile karar veren yargıçlardır söylemini yaratırlar, inşallah.

Unutmamalıdır ki…

Adalet sağlıklı ise demokrasi yücelir.

Hukuk fakültesi dekanı olsaydım, adaletin terazisi anıtını kral ve değirmencinin öyküsü anıtını fakültesinin bahçesine yaptırırdım.
Bugün bütün gelişmiş ülkelerin hukuk fakültelerinde bu olay anlatılıyorsa “
Berlin’de hâkimler var!” deniliyorsa.

Bizler de ülkemizde, adil yargılama ve adil yargıçlar var söylemini yaratmalıyız.

Kimlikli ve kişilikli bir nesil yaratmak. Diğer güzel davranışları üstüne eklemek kolaydır. Temel bozuksa o inşaat iflah olmaz..

Bir de Almanların patates kadar çok kabak tükettiklerini biliyorum. Kabağı da iyi götürüyorlar ama. Kafalar kabak değil.

Onların Berlin’de yargıçları var.

Muğla’da ego var.

Ego yola çıktı geliyor.

Yine Muğla’yı teslim alacak. Ve yönetecek…

Berlin’de hakimler, inadına Muğla’da ego…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 14 Aralık 2018 / 09:06

Gülten hanım merhaba,
yüreğinize sağlık,
Hak Hukuk Adalet diye yollarda prangalar eskittik ama,
inşaallah,
güzel günlerin yolunu gözlemekteyiz,
selam ve saygılarımla,

Mehmet Keza KUNDAKÇI
CHP Ortaca Belediye Başkanı Aday Adayı,
Gücünü Halktan Alan ve Halkına Güvenen,
Halkının hizmetkarlığına yola çıkan tek aday…

Antalya 14 Aralık 2018 / 16:34

Dağlarımıza şehirlerimize ovalarımıza veya illerimize üniversitelerimize kurum kuruluşlarımıza yani yurduma refah adalet huzur ve mutluluk gelmesi için egolarımızı hoş görümüzle ilim irfanla bilgimizle yenmeliyiz ama ben hep umutsuzum yapamayız bu kibir ve ego olduğu sürece yazınız güzel ve umut verici ama inancımızı kaybettik bir hukuk fakültesiyle aşabilirmiyiz…