Benim oyum ne mi olacak?

Bu haber 06 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 673 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

12 Eylül referandumu için geri sayım başladı.
Yarından sonra Ramazan Bayramı…
Hafta sonu, Pazar günü sandık başına gideceğiz.
Oyunuz “evet” de olsa, “hayır” da sandık başına gitmemezlik etmeyin. Yoksa BDP’lilerle “bir” sayılabilirsiniz!
 
xx      xx      xx
Ramazan Bayramı’nı bu sene müminler; oruç tutanlar fazlasıyla hak ettiler sanırım.
Bazı din bilginlerine göre her gün 40 dakika fazla oruç tuttuk.
Bu tartışmalı. Ama tartışılmayacak bir şey var, o da bu sene bunaltıcı yaz sıcaklarında uzun saatler oruçlu kaldığımız.
Sayılı ve keyifli günler tabi. Geçiveriyor…
Umarım, oruç tutabilenler Ramazan Bayramı’nı, bayram etmeyi hak etmişlerdir.
Hak etmişizdir…
Bayramın ardından referandum.
Kimileri de; sandıktan “evet” çıkarsa “evetçiler”; yok hayır, “hayır” çıkarsa “hayırcılar” bayram edecekler o gün…
 
xx      xx      xx
Geçen yıl olduğu gibi bu yılda ilköğretim okulları geç açılacak.
Ramazan’da tatil yapamayanlar için iyi bir fırsat.
Üstelik turizmde, Eylül-Ekim ayları yüksek sezon dışı aylar. Temmuz, Ağustos’a göre fiyatlar çok düşük. Tam tatil fırsatı. Pek çok evde tatil bavulları hazırlanmaya başladı bile…
Tatile çıkmaya hazırlananlar, tatillerine “referandum ayarı” yapıyorlar.
Bayram tatilcileri, ya bayramı tatilde geçirip, cumartesi günü memleketlerine dönecekler veya bayramlarını yapıp, Pazar gün oylarını kullanıp tatile çıkacaklar.
İkincilerin durumu vahim.
Çünkü onlar tam da otellerine yerleşmeye başladıklarında veya yerleştiklerinde sonuçlar açıklanacak. Sandıktan beklediğiniz sonuç çıkarsa mesele yok…
 
xx      xx      xx
Sandıktan ne çıkar?
Bilemiyorum…
Günlerdir siyasilerden soy, sop, boy; havuz, villa tartışmaları dinledik.
Birbirleri için demediklerini koymadılar.
Liderler, Ramazan Bayramında karşılaşmayabilirler de resmi bayramlardan birinde mutlaka karşılaşacaklar. O zaman birbirlerinin yüzlerine nasıl bakacaklar, doğrusu merak ediyorum…
 
xx      xx      xx
Sandıktan “evet” te çıksa, “hayır” da çıksa bu ülkenin sorunlarının çözüleceğini sanmıyorum.
Her iki halde de yeni sorunlarla yüz yüze geleceğiz.
Siz bakmayın, 12 Eylül ile şununla, bununla yüzleşelim dediklerine…
Yeni sorunlarla yüzleşiriz o kadar…
Bu ülkenin Avevi-Sünni; Sağcı-Solcu ve diğer kamlaşmalarına şimdi de “Evetçiler”, “Hayırcılar” kamplaşması eklenmiş olacak!
O zaman BDP’liler gibi “boykotçu” mu olalım?
Kesinlikle hayır.
Demokrasiye boykot ederek, demokratik hak talep edildiği; elde edildiği nerede görülmüş?
Sandık başına gider, ya “evet” ya “hayır” der, vatandaşlık görevinizi yapar çıkarsınız…
 
xx      xx      xx
Bazılarının sandığı gibi Pazar günü vereceğimiz oylarla 12 Eylül Anayasasını değiştirmiş veya değiştirilmesine karşı çıkmış olmayacağız!
12 Eylül Anayasası’nın maddelerinin büyük bölümü zaten değişti. Mecliste “milleti temsil eden” vekillerin partileri ile meclise girememiş partilerin mutabakatı ile 80’e yakın madde değiştirildi.
Keşke şu 26 madde de önceki maddelerin değiştirildiği gibi “mutabakatla” değiştirilseydi. Dayatma sonucu “kamplaşma” durumunda kalmasaydık.
Kalmayabilirdik…
Yani Pazar günü “evet” derseniz Anayasayı değiştirmiş; “hayır” derseniz Anayasanın değiştirilmesine karşı çıkmış olmayacaksınız.
Harcanan onca emeğe, paraya yazık…
 
xx      xx      xx
Peki Pazar günü sandık başına gittiğimde ben ne şekilde oy vereceğim?
Bunu CHP’li, MHP’li arkadaşlarımdan, dostlarımdan çok AKP’li arkadaşlarım, dostlarım merak ediyorlar.
Çünkü bu güne kadar hep onlar sordular; “Evet mi, hayır mı?”
Evet veya hayır demek için pek çok gerekçe ortaya koyabilirsiniz. Konuluyor da…
Benim tek bir gerekçem var…
Benim bildiğim kadarıyla “Anayasa”lar milleti millet yapan “ortak metin” lerdir.
Ama ortada bir “ortak metin” yok…
Zaten ortak metin aranıp, bulunsaydı; asıl görevi yasama olan TBMM bu görevini yerine getirir, biz de Pazar günü sandık başında değil, huzur içinde tatilde olurduk.
Ben önümüze konulanın “milletin ortak paydası bir metin” olmadığı için Pazar günü bir bakıma “yeni bir kamplaşmaya” HAYIR diyeceğim.
 
xx      xx      xx
Umarım referandumun ardından birbirimize dün ve bu gün olduğu gibi “Hayırlı günler”, “İyi günler” diye selamlıyor oluruz…
Ben şimdiden “evet”çisiyle, “hayır”cısıyla hepinizin Mübarek Ramazan Bayramını tekrarını görmeniz, yaşamanız dileğiyle kutlarım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.