Beni Muğla Başbakanı Olarak Görün (I)

Bu haber 20 Ocak 2015 - 0:19 'de eklendi ve 1.133 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Muğla’daydı.

Ak Parti 5. Olağan kongresi için gelen Davutoğlu, Muğla ve kent sakinlerine övgüler yağdırırken, il başkanlığı seçiminde adaylardan biri lehine taraf olduğunu açıkça göstermesini, şahsen yadırgadığımı belirtmek istiyorum.

Oysa, tarafsızlığını korumalıydı.

Bu tür seçimler demokrasinin gereği diyerek, her iki adaya eşit mesafede olması istenirdi.

O takdirde, nasıl ki Muğla adına yaklaşımları takdirle karşılanmıştı.

Adaylar partimizin her kademesinde görev yapan arkadaşlarımız diyebilseydi, daha şık olurdu.

Ama yapamadı.

Beni Muğla başbakanı olarak görün diyen Davutoğlu, asıl olan her alanda demokrasidir diyemedi.

Bu da parti içi demokrasi adına bir kez daha şüpheler doğurdu.

Gerçi diğer siyasi partiler genel başkanların eğilimleri de farklı değil ya!

***

Aslında kabul etmek gerekirse başbakan Davutoğlu’nun Muğla’ya yaklaşımları ve de bakış açısında samimi olduğuna inanıyorum.

Başbakanlığı yeni üstlendiği süreçte kente geldiğinde sarfettiği sözlerin arkasında durması, içten olduğunun göstergesiydi.

Özellikle il genelinde projelendirilen yatırımlardan bir kısmının tamamlanıp, diğerlerin bitirilmeye çalışılması, verilen sözlerin vaatlerden ibaret olmadığını teyit ediyor.

***

Selam olsun Muğla yiğitlerine! diyerek sözlerine başlayan Davutoğlu, bir kez daha geçmişte iz bırakan şahsiyetleri anmadan geçemiyor.

Turgutreis ve Şahidi Hazretlerine gönül verenlere, kurtuluş savaşında en fazla şehit vermiş olan Muğla’nın torunlarına selam olsun.

Muğla’yı dolaşırken Konya’yı teneffüs ettim demesi ise onun Şovenist yapıda bir başbakan olduğunu gösteriyordu.

“Muğla ile gurur duyuyorum. Beni Muğla başbakanı olarak görün” vurgusu altında yatan realite ise, ilin özellikle ekonomik bazda devlete katkılarından başkası değildi.

Nasıl ki il geçtiğimiz yıl devlete, sadece turizm bağlamında 8 milyar dolar civarında katkı sağlamıştı. Başkaca yaklaşım içerisinde olması haksızlık olurdu.

Mutlaka Muğla kongresine katılmak istiyorum yaklaşımı da, bakış açısının bir başka göstergesiydi.

Bu arada çağrıda bulunuyor.

Haziran 2015 te yapılacak genel seçimde Ak Partiyi % 50 oy oranıyla mutlaka birinci parti yapın.

Tabi her genel başkan gibi Davutoğlu’nun bu tür talepte bulunması olağan.

Ne var ki asıl olan halk iradesinin ne şekilde yansıyacağıdır.

***

Muğla’ya sıcak yaklaşımına kongre salonunu dolduran kalabalığın heyecanı da eklenince, bu defa milliyetçi duyguları galebe çalıyor.

Milliyetçilik ülkenin her köşesinde var olmalıdır. Ak Partiyi diğerlerinden ayıran budur.

Bizler Torosların, Türkmen Obalarının Yörük çocuklarıyız.

Aslında bizler vatanın her köşesine aşığız. Zira bizim dilimiz gönül dili, dava ve aşk dilidir.

Bunun içindir ki biz büyük bir milletiz.

Yaklaşık 1,5 senedir üzerimize gelmelerinin nedeni de budur.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu yaklaşımları tartışmaya açıktır.

Zira milliyetçilik sadece birilerin tekelinde değildir.

Davutoğlu bu kez farklı bir yaklaşım içerisine giriyor.

Birileri Türkiye’nin yükselişinden rahatsız oluyor.

Birileri de İslam Dünyasının terörle anılmasını istiyor.

Oysa biz tarihin seyri içerisinde hep mazlumların yanında olduk. Onlar her türlü oyunun içerisine girdiler.

Yanı sıra CHP’ye göndermede bulunuyor.

CHP, Pensilvanya’dan gelen talimatları dinledi.

Bu nedenle karşımızda koalisyon oluşturdular.

Belli ki işin içine MHP ve HDP’yi de katmıştı.

Başbakanın batı ülkelerine ilişkin sözlerine tümüyle karşı çıkmak olası değildi. Aksi olsaydı, uluslararası ilişkilerde söz konusu ülkeler Türkiye’ye farklı nazarla bakmazdı.

Bu nedenle son günlerde, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, batının yaklaşımları üzerine tabir yerindeyse, nereden inceldiyse oradan kopsun! yaklaşımları içerisinde oldu.

***

Başbakan Ahmet Davutoğlu bu defa, bir süre önce gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimine atıfta bulunuyor.

CHP kendi içinden bir aday çıkaramadı.

Bu yüzden tüm partiler birleşerek karşımıza çatı adayını çıkardılar.

Yine de bir sonuç alamadılar.

Dolayısıyla Türkiye, tarihinde ilk defa olmak üzere kendi cumhurbaşkanını seçti.

Her halde başbakanın bu yaklaşımına karşı çıkmak mümkün değildi.

Zira partiler, bünyesinden bir aday yerine dışarıdan aday göstermeyi tercih ettiler.

Bu da her parti tabanının tepkisini çektiği için birçoğu çatı adayına oy vermedi. Aksi olsaydı sonuç bu şekilde olmazdı.

Türkiye bir zamanlar IMF memurlarından yardım dileniyordu diyerek konuşmasını sürdüren Davutoğlu;

Kimse oturduğu yerden cumhuriyetçilik yapmasın.

Zira milletimiz ve rabbimiz bizim yanımızda.

Göndermelerini sürdürürken yine CHP’ye yükleniyor ve soruyor.

CHP paralel çete ile hangi işbirliği içerisinde oldu?

Oysa bilinmeli ki millet iradesi her türlü oyunu bozar.

Biz “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla dünyadaki tüm mazlum ülkelere sahip çıktığımız için oralarda al bayrağımız dalgalanıyor.

Bunun en belirgin göstergesi, ülkesinden kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriye’lilere yaptığımız 5 milyar dolaklık yardım.

Başbakan Davutoğlu’nun Ak Parti Hükümetinin izlediği iç ve dış politikaya ilişkin sözleri sadece bunlardan ibaret değildi

(Devamı Var)

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Anonim 20 Ocak 2015 / 09:25

İsmail Hocam teşekkür ederim yukarıdaki azınız için. oldukça içerikli bir yazı. Tabii ustaya da bu gereklidir. selam ve sevgi.