BELGE FOTOKOPİSİ

Bu haber 25 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.028 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Ortalığı değişik şekilde karıştıran belgede imzası olan biliniyor. Taraf Gazetesi’nin, bu çok gizli ihtilal hazırlığı olduğu iddiası ile ortaya koyduğu belgeye ait yazdıklarını yalan diyen yok. Tahkikatın bir yerde tıkandığı anlaşılıyor. Muhalefetin 12 gün geçtikten sonra Salı günü yaptıkları grup toplantılarında, üç liderin açıklamalarına bakılırsa, Ergenekon’a benzer başka bir gizli ihtilal  hazırlığı ise eğer, bu işin tadının kaçtığını değişik şekilde açıkladıktan sonra da, artık bu ülkede ihtilal olmaz diyeni bile vardı. Oysa, eski düşüncede olsalardı hemen olayı yalanlayıp hükümeti  suçlu ilan ederlerdi. Demek ki, ihtilal falan beklentileri kafalarından silinmiştir. Sanırım epey gelişme var. Belgenin konusu; “Ak Parti ile Fetullah Gülen etkisiz hale getirmek” Bu fikirde birileri  örgütlenmiş ise, karşı çıkmaları mümkün değil. Partinin kapatma davasında bunlar değil mi zil çalıp oynayan.!
Bahçeli; ‘yalnız liderini alın yeter’ demedi mi? Belgenin sahibi gizli değil, bunu herkes biliyor. Hatta 21 tatbik imzasını bulmuşlar. Hepsi aynı imiş. Şimdi ne olacak? Hükümet ve sanırım Fetullah Gülen de dava açmıştır. Savcılar, belgede imzası olan kişiyi çağıracaktır. Bunu savunan varsa  ne yapacak? Tahkikat yapamazsın mı diyecek. Bu gün böyle bir düşünce içinde olmak tamamen kendi eli ile intihar etmektir.
ZAHİT AKMAN NİHAYET  PATLADI
Deniz Feneri olayında suçlanan Zahit Akman, “Kim ne biliyorsa savcıya versin. Yeter artık, bu kadar yalan ve iftira ile nereye varmak istiyorsunuz. Seçimlerde ellerinde  salladıkları O dosyalarda küçük bir delil olsa acaba, neler yapmazlardı. Bizim de gurumuz var. Devletin önemli bir yerinde görev verilmiş, bekledik acaba bizim de bilmediğimiz suçumuz mu var” diye. 
HÜRRİYET GAZETESİ RAHMİ KOÇ’UN
Bu sözleri  Aydın Doğan söyledi. Hatta birkaç defa söyledi. Bizler Hürriyet Gazetesini Doğan Gurubuna ait olarak biliyorduk. Doğan Gurubuna ait medya içinde Hürriyet, Cumhuriyetle paralel gider. Mesela, Milliyet,  Radikal ve diğerleri normal sol görüşlü yazarların yanında sağ görüşlü ünlü yazarları okursunuz. Hürriyet Gazetesinde, yazarlar bölümüne tıklayınca yukardan aşağı doğru yazarları bakınca,  bunların neler yazdığını okumadan tahmin edersiniz. Aydın Doğen Gurubu TV ekranlarında yıllarca millet çoğunluğunu temsil eden iktidarlara çamur atan, Mustafa Balbay  ile Emin Çölaşan vardı. Bunlardan Mustafa Balbay,  ikinci defa Ergenekon davasında yargılanıyor ve şu anda cezaevinde.
Cumhuriyette İlhan Selçuk da ifadesi alınarakr serbest bırakıldı. Ama bu gün en kışkırtıcı yazıları aynen 1980 öncesi olduğu gibi yazmaya devam etmektedir.
Aydın Doğan, Hürriyet Gazetesi’nin Doğan Gurubuna ait olmadığını söylerken, ne diye adres gösterdi? Fatih Altaylı’nın Petrol Ofisi’nin nasıl alındığını açıklamasından sonra, Hürriyet yazarlarının Başbakan hakkında karalama kampanyası yapması üzerine, Hürriyet  hakkında bir söyleyeceğiniz varsa  gidin Rahmi Koç’a anlatın mı demek istedi?
Bizler, 1980 öncesi boşuna nefes tüketmişiz. Ülkede zengin düşmanlığı olduğu yıllarda bizler zenginler olmasa milyonlarca işçi ortada kalır. İş adamları kazandıkları imkanları bu ülkeye yatırım yapmaktadırlar diye savunduk diye gazetemiz kaç defa bombalanmıştı. Koç Gurubu her gelen sağ iktidarı taş söktüren basını ne maksatla bünyesinde tutuyor? Anlayan var ise anlatsın biz de, Millet de öğrensin…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.