BELEDİYE’YE ADAY OLMAZDIM

Bu haber 14 Ocak 2014 - 9:18 'de eklendi ve 1.345 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz
Geçen hafta biterken sevgili Özcan bi kılçık attı ve hafta bitti. 3 gün o kılçıkla uğraştık artık.
Özcan, “Harmandar, Başbakan Erdoğan’ın tevdi ettiği göreve nasıl ‘olmaz’ diyemedi ise Namık Hocam da Menteşe için tevdi edilen göreve ‘olmaz’ diyemezdi…” diyor.
Baştan söyleyeyim, böyle bir teklif gelmezdi. Velev ki geldi diyelim. Teşekkür eder, KABUL ETMEZDİM.
Particilik yaparak siyaset yapmak bana göre değil. Yönetilmeye asla tahammül edemeyen ben, bir partinin genel başkanı tarafından bile yönetilmeyi sevmem. Velev ki yöneten Başbakan olsun. (3 cümlede 2 defa “velev ki” dedik; iyi mi!… Başbakan günlük dilimize tekrar soktu ya… Ondandır.)
Hiç bir yöneticiliğe talip olmadığımı, geçen aylarda gene bu sütunlarda yazmıştım. Ben artık derslerimle; Metinbilim Enstitüsü Derneği ve Menteşe Grubundaki faaliyetlerimle; yazılarımla, çiçeklerim, ağaçlarım ve kedilerimle sade bir hayat istiyorum. Gerilimsiz ve sade bir hayat… Yalnızca fikir üretme yoğunluklu bir hayat… Şurada ne kadarlık bir ömrümüz kaldı ki?…
Tabii başka şeyler de var particilik yapmama engel olan.
57 yaşındayım ve yeni siyasetin 35-40’lı yaşlarda yapılması gerektiğine inanıyorum. Bana kalsa 25 falan derim de, Türk siyaseti 25 yaş için henüz hazır değil.
En son Gezi olaylarında gördük. Gençler bir şey söylüyor; iktidar da muhalefet de gençlerin dilini çözemiyor. Yalan yok… Ben de çözememiştim başlarda. O gençlerin dilini çözmem Haziran ayının ilk haftası sonundadır. Dillerini ve dolayısıyla zihniyetlerini hemen anlayamadığım gençlerin yöneticisi olmak bana göre değil. Yeni kuşak siyasetçilerin bu dil ve zihniyeti anlayanlardan oluşmasını isterim.
“Hemen anlayamadım” dediysem, o kadar da değil. Milletin çoğu, farklı bir dil ve zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hâlâ anlamamışken, ben ilk hafta sonunda durumu fark etmiş ve yazılarımda o dili ve zihniyeti çözmeye çalışmıştım. İşte bu dil ve zihniyetini çözdüğüm gençleri ben yönetemem. Ben olsa olsa Batılıların “think tank” dedikleri fikir üretme gruplarında bir şeyler üretebilirim. O da rahatımı kaçırmadan.
***
Gelelim Menteşe Belediye Başkanlığı meselesine.
Benden belediyeci olmaz. Hiç anlamam çünkü.
Adayları gözlemliyorum.
CHP adayını hiç tanımıyorum; projelerini falan da görmedim. İnşallah Muğla için iyi şeyler düşünüyordur.
Geçen hafta MHP Menteşe adayı Osman Can Yenice sohbet ettik. 27 yıllık belediye müfettişliğinden gelme biri olarak, oldukça heyecanlı ve yetkin gördüm.
Ak Parti adayı Mestan Yayman, belediye başkanlığı için en çok çalışan ve bu çalışmasıyla başkanlığı, anasının ak sütü gibi hak eden bir aday.
Seçimlerde hep iktidar ve büyük muhalefet partileri gündemde olur; diğer muhalefet partileri pek konuşulmaz. Geçen Cuma gazetelerde Büyük Birlik Partisi’nden Büyük Şehir adayı olarak açıklanan Harun Akın, adaylığını tabiri caizse “gümbür bümbür” projeleriyle açıkladı. “48 altın, 480 detay proje” başlığında topladığı projelere bakarsanız, bunların Muğla’yı coşturacak ve koşturacak projeler olduğunu görürsünüz. Hafif raylı sistem, sivil toplum kuruluşlarına bina, Kurşunlu camii civarındaki binaların yıkılması, çarşının trafiğe kapatılması. (Birisi çıksa da dese ki “Kocahan’ın yerine yapılan binaları yıkacağım”; dişimi kırarım(!)
Şunu demek istiyorum “Belediyeyi herkes bilmem kaç sayılı belediye kanuna göre yönetecekse, sana oy vermemiz için farkın ne?”
Bütün adaylardan Harun Akın’da olduğu gibi o “fark”ı bekliyoruz.
***
Mansur hoca ile ilgili spekülasyonlara yer kalmadı maalesef. Ama şu kadarını söyleyeyim, 3.12.2013 günü yayınlanan yazımda, “Güya Mansur Bey aday olmak istememiş de… 30 Mart’tan sonra tekrar rektör olmak için üniversiteye dönmek için pazarlık yapmış da… (Bunda “Seçimi kaybedecek” iması var.) Gözü hâlâ rektörlükteymiş de…” demiştim. Harmandar etrafında teşekkül eden ve hâlâ etkili bir şekilde dillendirilen spekülasyon bu. Sanırım Mansur bey, bugünlerde, bu spekülasyonu izâle edecek ve seçime ciddi manada asıldığını ortaya koyacak açıklamalar yapacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
ethem gurkan 14 Ocak 2014 / 10:48

Hocam, ama Mansur Bey hâlâ Rektörlük binasına gelip gidiyor, Üniversiteyi yönetmeye devam ediyor, makam odasında bazen yarım kalan işleri takip ediyormuş… Öyle diyorlar. Eğer böyleyse, hâlâ gönlü Rektörlükte kalmış demektir, adaylık ikinci planda demektir. Üniversite cenahından gelen haberler böyle… Slm. hocam.

keriman derinsu 14 Ocak 2014 / 21:27

Bırakın Harmandar hocayı rahat bırakın O büyük şehir başkanı olunca sizin üniversiteyi daha çok hizmet eder. daha çok kollar gözetir. Namık hocam siz akıllı yurtsever,milliyetci kişisiniz hocaya destek olun o sizleri sever sayar. kötü bir adam değil. çok doğru şeyler söylüyor. Etem gürkanda hocayı hala rektör olarak gözü orada diyor. Yahu muğla büyükşehirin yanında üniversitenin esamesimi okunur. düşünsenize ta bodrumdan sydikemere kadar 1124 km kıyıları yüzlerce beş yıldızlı otelleri, marinaları, bir katrilyonluk bütçe tüm dünya yazları muğla kıyılarında artık muğla bir şehir devleti daha sizlerle yeni üniversite kuracağız. hazır olun. Muğlada çok emekli hoca var. hepinizi değerlendireceğiz. Özcan beyde muğla siyaseti için çalışıyor allah kendisinden razı olsun. namık hocam sizde sağolun çalışıyorsunuz. yazı yazmakta marifet ister öyle her hoca yazamaz. Muğla için hepimiz çalışalım. Çalışanı allahta sever kulda sever.

metin arıcı 16 Ocak 2014 / 14:11

söylemeseniz de sıkı bir akp’li olarak gönlünüzden bu parti adaylarının kazanmasını istediğiniz aşikar, bir dtcf’li olarak sizi hep takip ederim ve öyle bahsettiğiniz gibi siyasetin dışında hatta akp’nin dışında durduğunuzu da görmedim zaten…bir mhp’li olarak parti taasubuna girmeden diyorum ki Fethiye’de Behçet Saatçi, Marmaris’te Ali A car, Bodrum’da Mehmet Tosun ve merkez’de Osman Can bey hizmet için ideal insanlar…büyükşehir mi bence hiç birisi,keşke Behçet bey büyükşehir için herhangi bir partiden aday yapılabilseydi de gönül rahatlığıyla oy verebilseydik. Keriman hanım Mansur bey için çalışmaya devam etsin, ülkücülükten cemaatçiliğe oradan da akp’ye transfer olan sayın rektör üniversitedeki yönetimiyle kötü bir referansa sahiptir