“Belediyeler Plajları Halka Açsın”

Bu haber 18 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.170 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk il yönetimi olarak düzenledikleri iftar yemeğinde yaptığı konuşmada “Belediyeler Plajları Halka Açsın” derken, bir an 80’lere; rahmetli Turgut Özal’ın devri iktidarına gittim.

Rahmetli ne çekmişti biz “solculardan”… “Takunyalı” der oturtur, “Takunyalı” der kaldırdık. Karikatürlerine, üretilen fıkralarına hoşgörülüydü. “Ton ton” du…

Partisine bir tek oyum nasip değildir. Ama bu gün O’nu arıyoruz… En azından ben arıyorum.

Kıyıların talanı” sözü o zaman literatüre girmişti. “Kıyılar halkındır”, “Kıyıları halka açın” pankartları ilk kez o zaman açılmıştı!

xx        xx        xx

Rahmetli Özal ile birlikte danışmanlığını yapan meslektaşımız Can Pulak’ı da sevmezdik. Biz solcuların gözünde kıyı talanının, kıyaların sermaye çevrelerine peşkeş çekilmesinin mimarı Can Pulak idi…

80’li yıllarda Can Pulak’ın danışmanlığında Fethiye-Göcek Koyları, Köyceğiz-Dalyan, Datça-Bozburun ve Gökova’nın kıyı, koy ve karasal uzantıları “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilirken, o çok özel alanlar sermaye çevrelerine peşkeş çekilecek, Muğla’nın en güzel alanları yağmalanacak endişesi yaşamıştık.

Yazılarımızla, söylemlerimizle Can Pulak’ı ve elbette Özal’ı linç etmiştik. Yargısız infaza maruz bırakmıştık…

Haksızlık etmişiz…

Allah razı olsun Can Pulak’tan ve rahmetli Özal’dan.

xx        xx        xx

Kıyısından köşesinden didiklenmiş olsa da 20 yıl sonra o alanlar hala bir biçimde kamunun ve betonlaşmadan uzak…

Ama nereye kadar? Bu alanlar sermaye çevreleri için o kadar iştah kabartıcı ki…

Gökova Körfezi’nin o çok güzel koylarından Akbük, Kıran sahillerinde birilerinin arazi topladığını, bazı siyasilerimizin oradaki SİT kararlarını 1’den, 2’ye, 3’e düşürme çabası içinde olduklarını duyuyoruz. Neyse yeri geldiğinde açıklarız.

xx        xx        xx

AK Parti’nin İl Yönetimi tarafından düzenlenen iftar yemeğinde İl Başkanı Nihat ÖztürkBelediyeler plajları halka açsın” deyince ne yalan söyleyeyim kalkıp kendisini alkışlamak geçti içinden…

Senelerdir sol olarak dilimize pelesenk ettiğimiz talebi bir sağ siyasetçiden duymak şaşırtıcı tabi… AK Parti İl Başkanı Öztürk o akşam şöyle diyordu:

Son günlerde Muğla bölgesinde ki koylar gündemde. Koyların kiraya verilmesi tartışmalara neden oldu. Ak Partili Antalya Belediye Başkanı tüm plajları halka ücretsiz açtı. Aynı anlayışın Muğla’da da olmasını istiyoruz. Koyların kiralanmasına CHP’li Belediyeler karşı çıkıyor. İlk önce CHP’li belediyeler plajları halka ücretsiz açsınlar. Şezlong parası almasınlar. Bunları yapsınlar samimiyetlerini bir görelim. Ondan sonra hep birlikte koyların plajların kiralanmasına karşı çıkalım.

Kulağa hoş geliyor. Hadi gelin bu sözleri alkışlamayın…

xx        xx        xx

AK Parti İl Başkanı Öztürk’ün bu sözlerine o akşam bu konuda benim köşe yazılarımdan yola çıkarak soru soran Kenan Gürbüz arkadaşımız neden oldu. Doğrusu ben günübirlik alanları İl Başkanı Öztürk’e sormak istemedim. Çünkü kendisi günübirlik alanlarda olup bitenlerin icracısı değil. Ki onların, Başbakan’ın Muğla’daki temsilcisinin nedense sesi çıkmıyor! Biz onlardan açıklama beklerken, Ankara’dan da garip açıklamalar geliyor. Ankara’yı da ayrıca ele alırız.

Tabi AK Parti Genel Başkanı’nın Muğla’daki temsilcisi olarak Nihat Öztürk de sessiz kalamaz. Gerçi karşısında iki laf eden CHP İl Başkanı da yok ama…

xx        xx        xx

Ben AK Partili Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’i alkışlıyorum.

AK Parti İl Başkanı Öztürk’ün örnek gösterdiği gibi Menderes Türel plajları halka ücretsiz açtı. Hatta o günlerde “Kıyılarımızı halkımıza peşkeş çekiyorum” diye tivit atmıştı.

Ama ben Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de aynısını yapsın demeyi veya “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Menderes Türel’in yaptığını neden yapmıyor?” diye sormayı doğru bulmuyorum.

Çünkü Antalya’da sahiller Büyükşehir’e devredilirken, Muğla’da devredilmedi.  Ki bu yüzden yaşanan kavgayı (Büyükşehir Başkanı ile Muğla Valisi karşı karşıya gelmeseler de) hep birlikte izliyoruz…

xx        xx        xx

Muğla İdare Mahkemesi Fethiye-Ölüdeniz, Ortaca-İztuzu Kumsalı ve Ula-Akçapınar Sahili ile ilgili Muğla Valiliği kuruluşu MUÇEV tarafından yapılan ihalelerle ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. O yüzden İl Başkanı Öztürk’e göre Ölüdeniz ve İztuzu günübirlik alanları şu anda belediyelerin elinde…

İşte bu noktada AK Parti İl Başkanı Öztürk, “Belediyeler Plajları Halka Açsın” diyor.

O zaman biri de çıkar “Valilik elindeki Akbük Koyu’nu halka açsın” deyiverir!

Eğri oturalım, doğru konuşalım. Hepimiz biliyoruz ki tüm kıyılarımız ve dolayısıyla günübirlik alanlar kamu malıdır. Yani Devlet’in hüküm ve tasarrufu altındadır.

Hal böyle olunca AK Parti Hükümeti isterse AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ün CHP’li Belediyelerden istediğini kendisi yapar!

xx        xx        xx

Muğla’da herkes aslında rantın derdinde… Rahmetli Özal’ın yıllar önce geleceğe ve hepimizin geleceğine, insanlığa sakladığı özel koruma alanlarında ne acıdır ki şimdi sağımız solumuz “rant kavgası” veriyor!

Ben doğrusu günübirlik alanlar ile ilgili kavgada CHP Büyükşehir Belediye Başkanı Danışmanı ve MELSA Başkanı Yavuz Kayı’nın “Günübirlik alanları MELSA’ya verin” yerine “MELSA’da sizin olsun, günübirlik alanlarda. Ama günübirlik alanları halka açın.” demesini beklerdim…

Yine eğri oturalım, doğru konuşalım… Hepimiz biliyoruz ki tüm kıyılarımız ve dolayısıyla günübirlik alanlar hiçbir zaman MELSA’nın malı olmamıştır. O alanlar dün MELSA’nın kullanım ve işletimine tahsis edilmişti. Bu gün o tahsis Büyükşehir Belediyesi AK Partili olmadığı için MELSA’dan alınıp alelacele Valilik tarafından kurulan MUÇEV’e verilmiş bulunuyor!

Etik mi? Değil… Yasal mı? Bilemem, hukukçuların işi…

xx        xx        xx

Bana sorarsanız günübirlik alanlar belediyelere verilmemeli. Çünkü belediyelerin elinde Menderes Türel’in yaptığı gibi “halka peşkeş çekilmeyeceği” ortada…

Günübirlik alanlar Muğla Valiliği’nde kalmalı. Valilik bütün günübirlik alanlarda girişten, tuvaletten, şemsiye ve şezlongdan para almamalı.

Ama bütün o alanlardaki büfeler Valilik tarafından işletilmeli. Valilik kıyıları halka peşkeş çekmeli…

Tabi tersi de olabilir. Yarın devam ederiz.

xx        xx        xx

Not: Dünkü yazımda AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyelerinin kendi iftar yemeklerinde bulunmamış olmalarına dikkat çekmiştim. O isimlerden Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkanı Yardımcısı Şadi Pirci bütün Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkanı Yardımcılarının toplantısında bulunduğu için katılamadığını bildirdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
hasan saka 18 Temmuz 2014 / 09:44

Bodrum, Marmaris, Datça,Menteşe,Milas kıyılarını halka açsın CHP li belediyeler. Bu saydığım belediyelerde CHP iktidarda. Tüm kıyılar şezlong küçük su 2.5 lira. çay beş lira. sözde halka açık. Bodrum’da Kaymakamın başına gelenler ortada. Kıyıları sadece işletmeler değil, sitelerde(eski kooperatifler) işgal etmiş durumda. Yok yelken kulübü yok yüzme ihtisas kulübü gibi derneklerle dışarıdan gelen olursa “üye olmayan giremez” deniliyor. Madem ak parti kıyıları halka açmıyor. CHP li belediyeler kendi kıyılarındaki kumsalları halka açsınlar. Sadece Muğla değil Didim Altınkum’da öyle.