Belediye Makine Gasp Eder mi?

Bu haber 11 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.180 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Ölüm hak, miras helal” diyen sözü bilmeyen yoktur.

Halk arasında bu söz ne kadar yaygın ise, “mal kaçırma” ve “ölenin arkasından mal kavgası” da o kadar yaygındır.

Koskoca Erbakan ailesinde bile yaşanmadı mı? Allah rahmet etsin Necmettin Erbakan’ın ardından ailede kıyametler koptu!

CHP’li eski Ören Belediye Başkanı Kazım Turan’ın başına geleni hiç sormayın.  Turan’da aile içi mal kaçırma kavgası yaşıyor, ama aile Turan ailesi değil, CHP ailesi!

xx        xx        xx

Yaygın sözlerden biri de şöyledir:

Elin şeyiyle…”, pardon “Elin malıyla hovardalık etmek kolaydır.

Meğer Muğla İl Özel İdaresi çatısı altında kurulan MELSA’nın sırtından Muğla’ya Hizmet Vakfı da Muğla sahillerindeki günübirlik alanlarda tabir caizse hovardalık etmiş.

Elin, yani kamunun malıyla!

Büyükşehir Yasası ile İl Özel İdaresi kapanınca yasa gereği MELSA Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi.

Kıyamet koptu. Neden?

MELSA’nın yıllık 80 milyonluk gelirine el kondu.

xx        xx        xx

İl Özel İdaresi’nin cenazesi kaldırılırken Muğla Büyükşehir Belediyesi oldukça rahattı. “Nasıl olsa tek mirasçı benim” havalarındaydı. Yıllarca MELSA’nın koynunda yaşatılan Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın farkına varamadılar.

MELSA başta ipek böcekçiliği ve el dokumacılığı olmak üzere Muğla’nın geleneksel el sanatlarının yaşatılması için kurulmuş bir şirketti. Ama zaman içinde MELSA, aslında Muğlalılarca tanınmayan, ama adı Muğla’ya Hizmet Vakfı olan vakfın kozası haline gelmiş… (!)

MELSA, İl Özel İdaresi’nin tasfiyesi sonucu Büyükşehir’in kuruluşu haline gelirken, böylece Muğla’ya Hizmet Vakfı da “kozasız” kaldı. Ama siyaset boş durmadı… Muğla’ya Hizmet Vakfı’na acilen Ankara’dan bir kardeş bulundu ve hemen MUÇEV adında yeni bir koza örüldü… Vakıf şimdi bu yeni kozasının içinde yaşamaya, 80 milyonluk geliri ‘hesap vermeden’ kullanmaya devam edecek.

Siz artık buna ister hovardalık deyin ister miras yedilik…

xx        xx        xx

Tabi “mal kaçırma” ve “ölenin arkasından mal kavgası” ne kadar yaygınsa “mal kaçırma davaları” da o kadar yaygındır.

İl Özel İdaresi hayatta iken tek evladı MELSA olduğu halde “Hayır o değil, bu evlat” denilerek ortaya çıkarılan MUÇEV’in mal kaçırdığını iddia eden MELSA’nın yeni yöneticileri bilindiği gibi yargıya başvurdu.

Yargı, “mal kaçırma” sonucu yapılan ihale ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Bu dava hemen bitmez tabi. Önümüzdeki günlerde mahkeme, metres eşten çocuk gibi “Asıl mirasçı benim” diye ortaya çıkarılan MUÇEV’in yöneticileri gerçek mirasçının iddialarına diyeceğini dinleyecek.

Bakalım ne olur?

xx        xx        xx

MUÇEV’in uygulamaları ile başta yerel yönetimler ve çevreciler olmak üzere turizmciler, meslek odaları ve neredeyse Muğla isyan ederken, bir isyanda Milas’tan geldi.

Milas’tan gelen isyan ise trajikomik bir isyan…Adeta şaka gibi…

Milas Medya Yayın Grubu o isyanı “Belediye makinemi gasp etti” başlığı ile haber yaptı.

Belediye CHP’li Milas Belediyesi… Gasp ettiği iddia edilen makine ise “JSB marka Beko loder kepçesi”… Kepçe kimin? Turan Taş Ocağı İşletmesi’nin… İşletme, Büyükşehir Yasası ile belediyesi kapatılıp Milas’ın mahallelerinden biri haline getiren Ören’in son Belediye Başkanı Kazım Turan’ın…

Turan, belediye başkanlığı bitince taş ocağı işletmesi açmış filan değil.

İşletme Turan belediye başkanlığı yaparken faaliyette olan bir işletme…

xx        xx        xx

Olay gerçekten trajikomik… Milas’ın CHP’li Belediye Başkanı Muhammet Tokat ile Ören’in CHP’li eski Belediye Başkanı Kazım Turan’ın birlikte politika yapmışlıkları yok. Görünen o ki olmayacakta… Aralarındaki “siyasi husumet” geçen sene yerel seçim arifesinde Ören’de yapılan geleneksel şenlikte ortaya çıkmıştı. Kazım Turan’ı kendi şenliğinde adeta “yok” saymıştı!

Muhammet Tokat’ta galiba “yok sayma” alışkanlığı var. Bu defa da “JSB marka Beko loder kepçesi” sahibini yok saymış. Bir bakıma “Bu kepçe Ören Belediyesi’nin. Ören Belediyesi kapandığına göre şimdi benim.” demiş!

Ören Belediyesi kapandı. Peki, kapanan Ören Belediyesi’nin taşınır, taşınmaz envanterinde böyle bir kepçe var mı?

Yok… Ama yayınlanan haberlere bakılırsa, o kepçenin Kazım Turan’a ait olduğuna dair de bir belge de yok… Aslında Kazım Turan’ın üzerine kayıtlı bir kepçe yok, ama sahibi olduğu şirketin bir kepçesi var. İsterseniz bu gerçeği “Kazım Turan’a ait bir kepçe yok” diye dillendirebilirsiniz!

Velev ki kepçenin Turan’a ait olduğunu kanıtlayan bir belge yok, bu Ören Belediyesi’nin de olmayan kepçenin Milas Belediyesince el konulmasını sağlar mı?

xx        xx        xx

Elbette Kazım Turan’ın elinde bir belge var. Kepçe şirketinin demirbaşına kayıtlı. Kepçenin faturası şirkette… Hikâye ise şöyle:

Ören’de birine kepçe gerekir. Taş ocağından kepçe Ören’e getirilir. Kullanıcı olmadığından kapanan Ören Belediyesinin elemanlarından birinden yardım istenir. Eleman iş bitince kepçeyi Ören’in eski, Milas’ın yeni makine parkına koyar. İşin tuhaf yanı makine parkındaki kepçe Milas Belediyesi’nin Ören’deki işlerinde kullanılır olur… (!)

Bu durumdan Kazım Turan günler sonra haberdar olur. 12 Haziran’da da kepçeyi bulunduğu yerden almaya kalkar. Gelin buradan ötesini Kazım Turan’dan dinleyelim:

Ören sanayisinde zannettiğim, şahsıma ait Turan Taş Ocağı İşletmesi’nin JSB marka Beko loder kepçesi, bilgim dışında Milas Belediyesine ait, Ören’deki kademe ve eleme tesislerinde, belediyenin personeli tarafından uzun süredir belediye işlerinde kullanıldığını 12 Haziran 2014 Perşembe günü duydum. Almak için gittiğimde, Milas Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Mat tarafından verilen talimatla kendi kepçemi almam engellendi. Daha sonra defalarca sözlü talep etmeme ve 19 Haziran’da noter kanalıyla belediye başkanlığına ihtar göndermeme rağmen gasp edilen kepçem hala tarafıma teslim edilmedi. Eğer noter ihtarımın son gününe kadar kepçem teslim edilmezse, bu olay nedeniyle dekoratif taş ocağımda büyük iş kaybına neden olan yetkililer hakkında tazminat da dahil hukuki işlem başlatacağımı kamuoyuna ve partililerime saygıyla duyururum

Şaka gibi…

xx        xx        xx

Haber yayınlanalı çok oldu. Hallolur diye düşünmüştüm. Hallolmamış. Kazım Turan’ın noter kanalı ile gönderdiği ihtarnamenin süresi dolmuş. Kazım Turan’a sordum “Şimdi ne olacak?” diye. İşte yanıtı:

Galiba bunlar benim Ören Belediyesi’ne ait kepçeyi kendi taş ocağımda kullandığımı sanıyorlar. Eğer öyle ise, bu hastalıklı bir haldir. Acil şifa dilerim. Ben bir CHP’li olarak CHP’li bir belediyeyi mahkeme kapılarına düşürmek istemem, istemedim de. O nedenle uyardım. Dinlemiyorlar. Kepçeyi kullanmışlar. Onun faturasını belediyeye göndereceğim ve hukuki işlemleri de artık başlatacağım.

Benim asıl merak ettiğim CHP Muğla Milletvekili Ömür Süha Aldan bir hukukçu olarak bu işlere ne diyor. Şu ana kadar Muğla’nın günübirlik alanları, MELSA’nın içinin boşaltılması ve mal kaçırma ile ilgili ses vermedi, bakalım Milas’taki “mal kaçırmaya” ne diyecek?

Ha sahi, Ören’in geleneksel Melih Cevdet Anday Şiir Günleri ve Ören Şenliği bu sene yapılabilecek mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.