Beklentiler Öncesinde

Bu haber 23 Eylül 2015 - 0:22 'de eklendi ve 1.141 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hiç şüphe yok ki, sayısız beklentilerin cevap aradığı bir süreçte, Mübarek Kurban Bayramını eda edeceğiz.

Sayısız beklentiler diyorum.

Gerçekten ülkemiz adına acil çözüm arayan o kadar çok mesele var ki! Yadsımak mümkün değil.

Bu nedenle, tabir yerindeyse yara bere almadan ve de kırıp dökmeden işi kotaralım istiyoruz.

Sonrasında da geleceğe daha bir ümitle bakan ülke olarak yerimizi alalım.

Onun için hiç değilse bu bayram, beklentilerin karşılık bulduğu mübarek günler olsun.

Ekonomiden siyasete, iç politikadan dış politikaya uzanan çizgide daha saygın ülkenin bireyleri olarak, bayramı bayram gibi kutlayalım.

Son yıllarda ağız tadıyla bayramları eda edemediğimize göre hiç değilse bu kez mübarek günlerin hakkını verelim.

Verelim ki, bayramı kutladığımız bilinsin.

Mübarek günlerin içerdiği anlam yerine getirilsin.

Ne var ki yine de merak ediyoruz.

Yıllar öncesinde olduğu gibi mübarek günlerin hakkını verebilecek miyiz?

Yine, birbirimize olan sevgi ve saygı çerçevesinde, bayramların yüklediği vecibeleri eksiksiz yerine getirecek miyiz?

Yoksa, birbirimizle olan cepheleşme sürüp gidecek mi?

Ve daha cevap arayan sorular, sorular…

Bekleyip göreceğiz..

***

Peki, ne bekliyoruz?

Sonra, Mübarek Bayramın yüzü suyu hürmetine, özellikle ülke yönetiminde görev üstlenenler nasıl hareket etmeli?

Daha da önemlisi var.

Uzun yıllardan sonra 7 Haziran seçimlerinde halk hiçbir partiye tek başına iktidar imkanı vermediğine göre, yeni bir seçimde tercihini nasıl kullanacak?

Şüphesiz o süreçte en önemli ayrıntı bu olacaktır.

Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Kaldı ki merak edilen ve de cevap arayan sorular bu kadarda değil.

Geçtiğimiz seçimde olmadı ama bu kez bir parti, tek başına iktidar olabilecek mi?

Yoksa yine ufukta koalisyon mu görünüyor?

Diyelim ki halk, bir kez daha mesaj verdi.

Birleşin ve hükümeti teşkil edin.

Buna karşın yine de sandıktan tek başına iktidar çıkmazsa!

Partiler uzlaşıp koalisyon oluşturabilecekler mi?

Yoksa yine “armudun sapı üzümün çöpü” diyerek, tabir yerindeyse işi yokuşa mı sürecekler?

Görülüyor ki gelinen nokta itibariyle vatandaşın cevap aradığı sayısız sorular var.

Ve bunlar mutlak surette cevap bekliyor.

Bir tarafta, yeniden azgınlaşan terör.

Yine yitirdiğimiz onca asker ve vatandaşımız.

2 seneye yakın zamanda küllendi denen terör bir kez daha kendini gösterince, hiç kuşku yok ki ülkenin en önemli meselesi olup çıktı.

Şimdi 7 den 70’şe herkesin beklentisi, biran önce bu tür elim olayların sona ermesi.

Yeni şehitler verilmemesi.

Geride tarifi imkansız acıların kalmaması.

Bu nedenle 1 Kasım’da yapılacak olan milletvekili genel seçimi, her yönden önem arzeden gelişme olacağında kuşku yok.

***

Ve seçimler.

Terör olaylarının önlenmesi kadar önem arzeden bir başka gelişme, 1 Kasım’da yapılacak olan milletvekili seçimi.

Bu kez isteniyor ki, her hangi bir parti tek başına iktidar olsun.

Ve her türlü sorumluluğu üstlensin.

Olmadı, mutlak surette koalisyon oluşturulmalı.

Bir önceki seçimde olduğu gibi partiler bu defa işi yokuşa sürmemeli.

Aslında tek başına iktidarın çıkmaması halinde bu kez koalisyon için partilerin zorluk çıkaracağına ihtimal vermiyorum.

Ülkenin çıkarları galebe çalacağı için partiler bu kez koalisyondan kaçamayacaklar.

Dolayısıyla bir şekilde birliktelik oluşturulacak.

Oluşturulmalı da…

Zira, terör ve seçim kadar önem gösteren bir başka beklentinin ekonomi olduğuna şüphe yok.

Olamaz da.

Böyle biline…

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.