Behçet Saatcı CHP’ye Oy Vermiş!

Bu haber 15 Ocak 2018 - 1:43 'de eklendi ve 2.823 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Evet, 2014’te DP’den Fethiye Belediye Başkanı seçilen “Ülkücü” Başkan Behçet Saatcı o seçimde Büyükşehir için CHP’ye oy vermiş.

Vermiş midir?

Bence vermiştir.

Çünkü bana göre CHP’nin rakibi partilerde Osman Gürün’ün rakibi yoktu. Aslında AK Parti’de, MHP’de Büyükşehir Belediye Başkanı adayı da yoktu. Ki AK Parti’nin neredeyse son anda aday gösterdiği Rektör Prof. Dr. Mansur HarmandarBana adaylık tevdi edildi” diyordu. MHP’de sanki başka “fedai” bulunamamış gibi Milletvekili Mehmet Erdoğan’ı aday göstermişti…

Behçet Saatcı “boş oy” da kullanabilirdi, ama Osman Gürün’ü parti tabanından gelen tepkilere rağmen aday gösteren CHP’ye oy vermiş…

 

xx        xx        xx

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde sadece “kim gazeteci, kim gazeteci değil” tartışması yaşanmadı.

Menteşe, Ortaca, Dalaman, Marmaris ve önceki gece Milas Belediyesi de düzenledikleri gecelerde çalışan gazetecilerin gününü kutladılar.

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat Yatağan ve Menteşe’den gazetecileri de davet etmiş gecelerine. Hava “seçim” koktuğundandır belki… Muğla Gazeteciler Cemiyeti yöneticileri de gecedeler imiş…

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı da Fethiye Basını ile bir araya gelirken, ülkemizde gazetecilik yapmanın ne kadar zorlaştığımı anlatmış, gazetecilerle birazda dertleşmiş.

Başkan Saatcı’nın o dertleşme sırasında ifadeleri basında tartışma yaratmamakla birlikte yankı uyandırdı…

 

xx        xx        xx

Başkan Saatcı her fırsatta olduğu gibi yine Büyükşehir Belediyesi’ni ve dolayısıyla Büyükşehir Yasası’nı eleştirmiş. “Fethiye’nin zararına iş yapan herkesin karşısındayım” diyen Başkan Saatcı şöyle devam etmiş:

İlçemiz için kim güzel işler yapıyorsa, o bizim dostumuzdur. O bizim yanımızdadır. İlk çıktığı günden itibaren üzerine basa basa söylüyorum ki, bu büyükşehir yasasının ilçelere, illere ülkemize en ufak bir artı sağladığını söyleyen varsa, her platformda tartışmaya hazırım.

Nedense Fethiye’deki meslektaşlarımız, Başkan Saatcı’ya Fethiye’nin “dostlarını” veya “düşmanlarını” sormamışlar!

Fethiye’nin düşmanları Büyükşehir Yasasını çıkaranlar olabilir mi?

Eğer öyle ise bütün Muğla’ya düşman sayılırlar!

Ancak 30 Mart Yerel Seçimlerinde CHP’den Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday adayı olan isimlerden Musa Gökbel, Büyükşehir Yasası ile ilgili şöyle demişti:

Bu yasa Muğla için ödülde olur, cezada… Kimin elinde olduğuna bağlı

 

xx        xx        xx

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı konuşmasının bir bölümünde herkesin ağzını açık bırakan şu ifadede bulunmuş:

Ben 2014’de Büyükşehir’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verdim.

Yoksa “itiraf etmiş” mi deseydim?

Ben de CHP’ye oy verdim. Aslında çok şaşılacak bir durum yok. Osman Gürün’ü geçen bir isim yoktu. Hem ben de aslında O’na oy vermemiştim. CHP’ye vermiştim.

CHP’nin Ankara’daki yöneticileri de bunun farkındalar.

Sadece Muğlalılarınadaya bakmadan CHP’ye oy verdiklerini” bilmelerinin yanında öteki partilerin “Osman Gürün’e tepkileri oya dönüştürecek” bir aday çıkaramayacaklarının da farkındalar…

2019 seçimlerinde de öyle olur mu?

Türkiye’nin geleceği için son dönemeçte” olduğu söylemlerine rağmen CHP üzerinden Osman Gürün seçmeyi bırakabilir… CHP’li Seçmen bu sefer istismar edilmesine “yeter” diyebilir… Genel seçimde ayrı, yerel seçimde ayrı oy kullanabilir.

Eğer seçmen oyunu alabilecek adayı görürse bunu yapar…

 

xx        xx        xx

Tabi CHP Genel Merkezi bizim gördüğümüzü görüyor ve duyduğumuz duyuyor; CHP tabanındaki homurtuların farkında ise, Muğla’da CHP’ye kayıtlı seçmene “Adayınızı da siz seçin” derse işler değişebilir.

Yani parti üyelerinin oyları ile belirlenerek seçmenin karşısına çıkacak bir Büyükşehir adayı seçilmekle kalmayıp, CHP’nin oylarını da arttırabilir.

Tabi daha 2019’a bir yıl var.

Çok şey olabilir, çok şey değişebilir.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin kurmaylarına “Kongreleri hızlandırın” talimatı verdi.

Erdoğan, Büyük Kurultay için Mayıs ayını hedeflemiş durumda. Hal böyle olunca “15 Temmuz 2018”de bir “baskın seçimle” karşılaşabiliriz. Hangisi olur bilemem. Belki de hepsi olur…

 

xx        xx        xx

Neyse biz Behçet Saatcı’ya dönelim.

Başkan Saatcı, son yerel seçimde CHP’ye oy verdiği itirafında bulunurken “Benim siyasi geçmişim belli! Gücü elinde tutanın maalesef siyasi partisi olmuyor. Gücü elinde tutan hoşgörü kültüründen uzak, paylaşıma uzak, ortak masa aklına uzak bir anlayış gerçekleştiriyor.” demiş.

Bu sözler beni fazlasıyla düşündürttü.

Gücü elinde tutanın partisi olmadığına” göre, hangi partiden aday olsa Fethiye Belediye Başkanı seçilebilen Başkan SaatcıGüç bende” mi demek istedi.

Yoksa sözleri maksadını mı aştı?

Acaba gazeteci arkadaşlarımız Başkan’ın sözlerini toparlayamamış olabilirler mi?

Orada “Gücü elinde tutan hoşgörü kültüründen uzak, paylaşıma uzak, ortak masa aklına uzak bir anlayış gerçekleştiriyor.” diye de bir söz var tabi… Bu sözde Başkan Gürün’ü çağrıştırıyor…

 

xx        xx        xx

Güç bendeyse, padişah benim! Mühür bendeyse, Süleyman benim. Onun dışında kimseyi tanımam zihniyetiyle devam edildiğini” belirten Başkan Saatcı adını vermeden Muğla’da gücü elinde tutanı eleştirirken şöyle devam etmiş:

AK Parti’nin uygulamalarını Ankara’da eleştirenler lütfen gelsinler bir de Büyükşehir’in Muğla’da yaptıklarına demokratik bir gözle baksınlar. Muharrem İnce benim saygı duyduğum bir politikacı. Geçen gün bütçe görüşmesinde dedi ki, ‘Ortak akıldan, paylaşımdan uzak bir siyaset çizdiniz’… Muharrem İnce, gel de bir Muğla’ya bak bakalım! Böyle yapamazsak, Sayın Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi adı halk olan, ancak halktan uzaklaşmış bir siyasi partinin halkla bütünleşmesini Muğla’daki uygulamalar ile sağlayacaksanız, vallahi gelen gideni aratır

Doğru söylemiş. Gelen gideni hep aratır…

Sanki Başkan Saatcı CHP yöneticilerini uyarıyor.

Doğru anladıysam ilginç bir durum… Ayrıca haklı da…

CHP’ye oy vermiş. Oy veren hesap sorabilmeli. Şimdi soramazsa seçimde sorar…

 

xx        xx        xx

Başkan Saatcı’nın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesi ile yaptığı konuşmayı sizinle paylaşmaya çalıştık.

Bir de Başkan Saatcı’nın bir yerlerde söylediği söylenen sözleri var.

Söylenenlere göre Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, “Eğer CHP Osman Gürün’den vazgeçip Ali Acar veya Mehmet Kocadon’u aday yaparsa, ben de CHP Fethiye Belediye Başkanı adayı olabilirim. Eğer CHP Osman Gürün ile devam ederse ben bir başka partiden aday olup, Ali Acar ve Mehmet Kocadon’un desteğini isteyebilirim.” demiş.

Bunu Başkanlara doğrulatadım…

Ancak ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler, ama dumanın çıktığı yerde Başkan Saatcı’nın İYİ Parti ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için anlaştığı da konuşuluyor…

Aslında şimdilik söylenti olan sözler anlaşılır, açık bir mektup… Bakalım Ankara’dan bizim okuduğumuz gibi mi okunuyor…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
salihdemir 15 Ocak 2018 / 17:37

Behçet Saatçi’nin eleştirileri ve uyarıları yüzde yüz doğru. Bu eleştiri ve uyarıları CHP’lilerin yapması gerekirdi. Partimiz Muğla’da işgal altında olduğu için partililerin hiçbir söz hakkı olmadığı gibi halkı savunan doğruları konuşanlar disiplin tehdidi altında olduğu için konuşamıyor. İl Kongresinde yapıcı, birleştirici konuşma yapan partililere yapılan çirkin hareketlerden sonra bazı kişilerin aday olarak meydana çıkması çok yanlış olur. CHP Muğla’da yapılması gereken, parti tabanına hitap edecek, partililerin dertlerini, sorunlarını dinleyip, çözecek özgürlükçü, hak hukuk adalet bilen İl ve İlçe örgütlerinin Genel Merkez tarafından göreve getirilerek 2019 seçimleri için çalışmalara başlaması gerekir.

Durmuşali SÖYLER 26 Ocak 2018 / 11:28

Sayfanızda yayımlanan “Gazeteler yazdı. Bizim Hamle’de de yer aldı. Muğla Vali Yardımcısı Beyazit Bestami Alkan, 40 yıllık idareci olarak üye olduğu Türk İdareciler Derneği’nin idareciliğe uymayan uygulamasından dolayı istifa edeceğini açıkladı.” yazısına yorum yapmak istiyorum. Bu durum ülkemizde sivil toplum örgütlerinin ne kadar zayıf olduğuna bir örnektir. sivil toplum örgütü plarak üyelerinden aidat almasını biliyorsun. ancak iş hizmete gelince yerinde sayıyorsun.