Behçet Saatcı CHP’li Mi Oluyor?

Bu haber 26 Eylül 2018 - 1:30 'de eklendi ve 2.442 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bugünkü yazımı ben geçen hafta kaleme aldım. Araya başka konular girdi, bu güne kaldı.

Ben bu yazımı yazmak için bilgisayarın başına geçtiğimde, internete “Muğla’da CHP-İYİ Parti İttifakı’nın Ayak Sesleri” başlıklı haber düştü. Şaşırdım…

Beni şaşırtan “ittifak olasılığından” başka şeyler oldu.

İlk aklıma gelende “Osman Gürün’ün büyük şehir adaylığı kesinleşti de, şmdi birde seçimi alıp alamama telaşı mı başladı?” sorusu oldu.

Tabi beni bi gülmek aldı… Sonra bu yazı çıktı.

xx           xx           xx

Basında 04 Eylül Salı günü “İYİ Parti Muğla İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ başkanlığındaki 53 kişilik yönetim kurulu, görevinden istifa etti.” başlığı ile haberler çıkmıştı. İstifa, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın‘ın imzasıyla gönderilen ve il başkanlarına istifa etmeleri yönünde tavsiye kararını içeren genelge üzerine gerçekleştiği halde bu durum günlerce “İYİ Partililer yönetimlerden istifa etmeye başladılar” diye kullanıldı!

Kurucu İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ ise geçtiğimiz günlerde yeniden görevine atandı.

Peki neydi olan?

Bütün il başkanları istifaya çağrıldı ve başarı performansları değerlendirilerek kimi göreve döndürülürken, kiminin de yerine başka atama yapıldı.

İYİ Parti Muğla İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ sınıfı geçenlerden oldu…

Kimse de bu gelişmeyi haber yapmadı!

xx           xx           xx

Bu gelişmeden bizim de CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu‘nun beraberinde CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’ten oluşan heyet olarak geçen hafta İncilay Gezgin Şekerdağ‘a ziyareti ile haberimiz oldu.

Doğrusu bu beklenmedik ve alışılmadık ziyaret doğal karşılanması gerekirken insanı şaşırtıyor da…

Bir il başkanı yeniden aynı göreve getirilmiş, bir başka il başkanı da kendisine “hayırlı olsun” ziyaretinde bulunmuş. Gayet normal, olması gereken bir şey…

Ancak bugüne kadar MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz aynı göreve kaç kere getirildi ben de unuttum. Hiçbir il başkanı kendisine “hayırlı olsun” demedi! AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’de böylesine medeni bir ziyareti yaşamadı…

Hal böyle olunca “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni neden öptü” esprisi geliyor!

xx           xx           xx

İYİ Parti Muğla İl Başkanlığı‘na ziyaret sırasında İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ ziyaret için teşekkür ederken, CHP‘nin 24 Haziran seçiminden önce kuruluş aşamasında İYİ Parti’ye 15 milletvekili vererek siyasi tarihte yazılacak bir demokrasi dersi verdiğine dikkat çekmiş ve şöyle demiş:

Genel seçimlerde ittifak kararı genel merkezler tasarrufundaydı. Yine de aynı tasarrufta olacağını düşünüyoruz. Biz ortak değerimiz olan Cumhuriyetimizi kaybettik, tek adam rejmine gidildi. Millet vekillerini seçerdi ve seçilenler temsil ederdi. Şimdi parlamentoda vekillerin hiçbir hükmü kalmadı. Varlık Fonunda tek başına kendi kendine atamasını yaptı. Kaygılarımız ortak. Siyasi anlamda da birbirimize uzak olan partiler değiliz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünde ‘Milletin geleceğini milletin azmi ve kararlığı belirleyecektir’ der. Umudumuzu yitirmeyeceğiz. Ziyaretinizden dolayı teşekkür ediyorum.

CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu da İncilay Gezgin‘e “İYİ Parti İl Başkanı olarak göreve devam etmenizden dolayı mutluluk duyuyoruz. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Birlikte hareket etmemek için bir neden yok. Atatürk’ten ve parlamenter sistemden yanasınız. Bu yüzden birbirimizi yıpratmadan siyaset yapmamız önemli. Ortak değerimiz Türkiye Cumhuriyeti. Demokrasi ve parlamenter sistem isteyen bir partiyiz, ama bunu tek başımıza değil. Diğer partiler ile birlikte aşacağımıza inanıyoruz.” ifadesinde bulunmuş.

xx           xx           xx

Hamle‘de yer alan habere göre, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de “Kaygıların ve amacın ortak olduğuna” işaret etmiş. Ülkenin kötü gidişatına, kutuplaşma ve ayrışmaya dikkat çeken Başkan Gürün, İl Başkanı Şekerdağ‘a yeniden görevinde başarılar dileyerek “Kaygılarımız ve amacımız ortak. Uzlaşı kültürünü geliştirmek çok kıymetli siyaset hizmet etme amacıdır. Türkiye’nin geleceği ile ilgili endişelerimiz önemli. Yöntemler farklı olabilir ama amaç aynı ise gidilen yol da aynı olacaktır.” demiş.

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş de “Ortak noktalarımız çok. En büyük değerimiz Mustafa Kemal Atatürk. Bizim birlikteliğimiz Muğla’mız için, ülkemiz için hayırlı olur.” derken, CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay da şunları söylemiş:

Vücudun ayakta olması için hem sol bacağın hem sağ bacağın olması gerekiyor. Milletvekilliği öncesinde yapılan T.C yazısının kaldırılması gibi bir çok şeye karşı çıktık. Yatağan Termik Santralinin özelleştirilmesinde kendimizi yalnız hissettik. Oysa bunlar bizim milli değerlerimiz. Ülke menfaatleri için mücadele ederken hep bir sağ parti eksikliğini hissediyorduk, ama şimdi İYİ Parti var. 24 Haziran’da yapmış olduğumuz ittifakta iyi bir birliktelik olduğunu hep beraber gördük. Mesele memleket meselesi ise yine ülke, cumhuriyet, demokrasi için birlikte başarılı olabileceğimizi düşünüyorum

xx           xx           xx

Doğrusu bu ziyaret için CHP İl Başkanı Zeybekoğlu‘nu tebrik etmek lazım. Bu güne kadar yapılamayanı yaptı. Acaba kendisi gizli bir “Muharrem İnceci” mi?

İnsanın aklına her şey geliyor. Benim merak ettiğim, bir il başkanının diğer il başkanına ziyaretinde iki belediye başkanı ile bir milletvekili neden yer alır? Görülmüş şeymi?

Daha yeni; AK Parti İl Başkanı Kadem Mete‘nin eleştirilerine Başkan Gürün adeta “Sen benim muhatabım değilsin” dercesine yanıt vermeyip, İl Başkanı Zeybekoğlu‘nun yanıt vermesini sağladı.

İYİ Parti İl Başkanı İncilay Gezgin de sizin deği, il başkanınınzın muhatabı…

Değilse ne değişti?

Dedim ya insanın aklına her şey geliyor…

Acaba Başkan Gürün‘ün Mart 2019 Yerel Seçimleri için Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı kesinleşmiş ve bu nedenle “İyi de şimdi biz bu seçimi nasıl alacağız?” diye bir telaş ve panikle bu beklenmedik ziyaret gerçekleştirilmiş olabilir mi?

xx           xx           xx

Tesadüf işte… Bu ziyaretin gerçekleştiği günlerde Fatih Altaylı‘da 21 Eylül‘de “CHP’nin İstanbul adayı Meral Akşener mi oluyor?” diye beklenmedik bir yazı yazdı. Altaylı yazısında, CHP‘nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce‘nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığına kapıyı kapatmasının ardından Gürsel Tekin‘in çalışma yürüttüğünü belirterek “Benim aklıma başka bir senaryo geliyor” demiş ve CHP‘ye “adaylık” önerisinde bulunmuş. “Ve madem CHP yerel seçimlerde de süreceği ortaya çıkan Cumhur İttifakı’na karşı Millet İttifakı’nı canlı tutmak istiyor. Fırsat bu fırsattır. İstanbul’a Meral Akşener’i aday gösterebilirler” demiş.

Tam “acaba” derken, Akşener için İnce’nin yerel seçimde aday olmayacağını, rakip olarak karşısına büyük ihtimalle Binali Yıldırım‘ın çıkacağını aktaran Altaylı‘nın yazısına, “Meral Hanım böyle bir teklifi kabul eder mi bilmem. Ama o olmazsa Temel Karamollaoğlu var. Kazanır ya da kazanamaz ama kazanması halinde İstanbul’u iyi de yönetir diye düşünürüm” diye devam ettiğini görüyorsunuz.

Karamollaoğlu adını görünce “dalga mı geçiyor” diye düşünüyorsunuz, ama ateş olmayan yerden duman da çıkmaz hani…

xx           xx           xx

Bu konuya yine döneriz, ama şimdilik şu kadar söyleyeyim; Altaylı‘nın kehaneti gerçekleşirse Osman Gürün‘ün Büyükşehir Başkan adaylığı yanında Fethiye‘den Behçet Saatcı, Bodrum‘dan Mehmet Tosun geçenlerde Hasan Özyer ile ilgili yazımda belirttiğim gibi AK Parti‘den değil, CHP‘den aday olurlar…

İYİ Parti İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ‘a yeniden görevinde kolaylıklar ve başarılar dileriz.

—————————————-                                                                                      —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Başım önde bu aralar. Suçlu olduğumdan değil; görülmeye değer hiçbir şey kalmadığından…

ÇİVİ

Gazeteler yazdı. Cumhuriyet Meydanı 81 yıl sonra ilk kez değişiyormuş.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

———————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Keza KUNDAKÇI 26 Eylül 2018 / 11:47

halka sorulmadan öne sürülen tüm adaylar Muğla ve ilçelerinde büyük bir hüsran yaşatacaktır,
“YETTİ !!!! ise GARİ….”

Üset ATEŞ 26 Eylül 2018 / 16:46

Muğla sevdalısı olarak Muğla,Değişim kapsamında sürprizlere hazır olsun Üç büyük ilçemiz Başkanlarımızla beraber yazı başlığınıza uygun yerlerinde olacağı kesin gibi…bunların dışında değişim zamanı geldi

Muzaffer CELLEK 26 Eylül 2018 / 19:41

MARMARİS BELEDİYESİ KO VA DİS?
Muzaffer Cellek
Milliyet Internet Yazarı

Marmaris, hem talihli, hem de talihsiz bir şehirdir. Kıymetli sanatçılara şehrin simgelerini hevesle yaptırır, sonra onları kapının dışına koyuverir. Al işte istiridyeli inci figürü. Bu figür, Marmaris’i temsil ediyor. Her daim yerliye yabancı “Marmaris bir incidir” diyoruz. Ama, kendisini hemen gösteremiyoruz. Göz önünde değil. Şehrin içinde yakışmaz mıydı bu amblem?
Bir inci, daima göz önünde bulunmalıdır.
Keza, bir Marmarisli balıkçımızın heykeli vardı. Kaymakamlığın tam karşısındaki yerde idi. Bir gece yarısı söküp götürdüler, çöplüğe attılar. Bütün bunların adına ne koymalı? “Kadirşinassızlık” O heykele bire bakışta, Marmaris’in insanını, özünü, vaktiyle çektiği sıkıntıları, yediği vurgunları görürdünüz. Sonradan Muğla’ya vali olan o kaymakamı ürkütürmüş o Marmarisli heykel figürü.
Bütün bunlar ne demek oluyor? “ Herhalde “Eskiye mazi, yenmişe de kuzu derler!” Öyle mi?
Heykeller, oldum olası memleketimizde, daima kıçımıza batmıştır. Yakın zamana kadar, “heykellerimizin içine tükürülmüyor muydu?” Bu nasipsizler, Avrupalarda gezdi onca yıl. Adım başı heykellerin dibinde dolaşıp durdular. Bu ot yaşantılı adamlar, ot gibi yaşadıkları için bu heykelleri memleketimizde hazmedemiyor, ahmaklığını, densizliğini ortaya koyuyorlar.
Başta Muğla olmak üzere Marmaris Belediyelerine sormak lazım: “Bu memleketten bir turizm monitörü, bir şövalye vali geçti. Fethiyelerden Akyar’lara, Bodrumlara, Akyar’lara kadar uzanarak turizme el attı. Yakınları dahil kendisine bir tek çöp bile ayırmadı icraatlarında. Bu gün o beldelerden dolayı yüzümüz ak olarak bu sayede döviz kazanıyoruz.
Turizmin kaderini Türkiye’deki alınlara çizen ve kazıyan Muğla Valisi Özer Türk için bir heykeliniz var mı yörelerinizde? Bu ne aymazlık. Bu ne kadirbilmezlik, bu ne biçim idarecilik bre!
Kuşadalı’lar, baskın kadirşinas çıktı. Koskoca “Özer Türk Stadyumu” yaptırdılar anısına. Her yıl çocukları ve eşi için törenler düzenleniyor Kuşadası’nda.
Marmaris’e diskoyu yaşatan kim? Elbette ki Muğla Valisi Özer Türk. Aldı yanına Başkan Kemal Elgin’i. Polis Müdürü ile “SİNİ” restoranın kapısına sandalye masa atıldı. Masanın üzerinde sopa vardı. Sini Restoran, geceleri diskoya çevriliyordu o zaman ve Marmaris’te tekti. Vali Özer Türk gençlere: “ İçeride şamata yok. Sopayı kafanıza yersiniz sonra” demişti. Başkanı sıkıntılar basmıştı. Ona da: Sabaha kadar cereyanı kesmek yok. Bu disko çalışacak. “ demişti Vali Özer. İşte Marmaris’in disko temelleri böyle doğmuştu.
Dahası var. Eski Belediyenin karşısındaki tuvaleti denetlemişti aynı vali. İçerideki pijamalı kasiyerin , şarap şişesini sabah sabah başına dikerken söylediği “ Boş geçmeyelim beyler” sözlerini, hayretle izlemiştik.
Başka bir hayretimiz, Kale kapısında oldu. Etrafı taşlarla çevrimli koskoca bir yorgan ve içinde bir Marmaris’li. Önünde bir para tası: “ Boş geçmeyelim beyler” Vali yorganın ucunu yakalayıp bir silkelediği zaman taşlar uçuşurken havalarda, adam da kale içine kaçmıştı.
Böylesi kıymetli adamlar az geliyor memlekete. Gelince de kadir kıymet bilmiyoruz.
Vali Özer Türk, daha Mülkiyeli iken namlı bir adamdı. Özel gecelerde hep anlattırırlardı kendisine. Yatılı Mülkiyenin gece kuşları, gece hayatı sonrası, yataklarına dönermiş. Yan karyolada yatan arkadaşına, merak edip sormuş. “Kafalar iyiyken, yatağı kolayca nasıl buluyorsun?” diye. Arkadaşı da, “ Çok kolay. Yürürken, ayağıma bir şey takılırsa, bilirim ki yanı başımdaki yatak benimdir!” Çünkü Özer beyin boyu uzun, ayakları karyoladan taşarmış.
Özer Türk, disiplinli adamdı. Kitabında “af” yoktu. Bir defasında Bir defasında Valinin boyunu 1. 86 olarak yazmıştım. Akabinde tekzip yollamıştı çalıştığım gazeteye: “ Boy sehven 1. 86 yazılmış olup, doğrusu 1.96’ dır” demişti.
Hala düşünürüm. Özer Türk, Turizm Bakanı olmalıydı. Türkiye çoktan düze çıkardı turizm adına. Ve o vali, beş kuruşsuz öldü, bir şövalye gibi gömüldü, gönüllerde adam gibi adam olarak kaldı.

Ali avci 26 Eylül 2018 / 23:48

gedecekleri görmek bazılarına rahatsızlık verir
Rahat olmaksa doğruları söylemektir
Ne guzel de yazmissin Osman gurunle
Seçim almak ……
Chp kendini muglada yok saymakla eşittir
Büyük şehir olarak ilçe belediyelerini hiçe sayan Osman gürün acaba hangi ilçeden oy alacak……
Belki….ALIR