BECERİKSİZLİK DE VAR KASIT TA

Bu haber 07 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 589 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gazeteniz
Hamle’nin 3 Haziran tarihli sayısı manşetinde yer alan bir haber.

“Beceriksizlik mi kasıt mı?”

Bu haberin içeriği, Muğla Üniversitesi bünyesinde
kurulması karar altına alınan Tıp Fakültesiyle ilgili.

Artık sağır sultan
bile duydu ki, üniversite uygulanmakta olan programlara Tıp Fakültesi de
eklenecek.

Üniversite Rektörü Prof.Dr. Şener Oktik olmak üzere
Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nurettin Demir ve de iktidar partisi Muğla
Milletvekilleri Prof.Dr. Yüksel Özden ile Dr. M. Nil Hıdır, her defasında sorun
olmadığını dile getirdiklerine göre beis yoktu.

Yoktu ama olan da
bir şey yoktu.

Dönemin AKP Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu’nun,
meselenin üzerine titizlikle gitmesi üzerine, 3 sene öncesinde açılması YÖK
tarafından uygun görüldüğü halde şimdi gözlüyoruz ki, bir arpa boyu yol alınmış
değil.

Evet yanlış değil.

Ne gariptir, büyük bir umut ve beklenti içerisinde,
hiç değilse 2010-2011 Öğretim ve Eğitim Yılında açılması düşünülen Tıp
Fakültesi, belirsizliğini koruyor.

Konuya ilişkin ilgili ve yetkililerle, Hamle TV’de
defaten gerçekleştirdiğim “günleri izlerken” programında, ilk 2 sene olmadı ama
önümüzdeki yıl mutlak açılacak dendiği halde, ne yazık ki umduğumuz dağlara kar
yağacak gibi.

İlişkin olarak
yeniden Üniversite Rektörü Prof.Dr. Şener Oktik’le yeniden bir araya
geldiğimde, bir kez daha Tıp Fakültesinin akıbetini sordum.

Aynı soruyu sorar
sormaz  Oktik’in iç geçirmesiyle bir
olumsuzluk olduğunu anlamıştım.

Ama ne fayda.

Rektör, galiba bu öğretim yılında da Tıp Fakültesine
öğrenci alamayacağız.

En az rektör kadar
bende şok olmuştum.

Nasıl olur hocam, asıl işi kotaracak olanlar söz
verdi?

O sırada YÖK’ten
gelen yazıyı okudu.

YÖK, önümüzdeki öğretim yılında, yeterli öğretim
üyesinin olmadığını gerekçe göstererek, öğrenci alımının mümkün olmadığını
belirtiyor!

Tamam da sayın Oktik, bir sene öncesinde, devlet
hastanesiyle protokol imzalanmadığı öne sürüldü.

Şimdi ise, öğretim üyesi eksikliğinden dem vuruluyor.

İşte dedi Oktik.

Anlayamadığım, daha doğrusu cevaplamakta zorlandığım
husus burası.

Oktik’de meselenin
altında nasıl farklı bir düşüncenin yattığını biliyordu ama bir ihtimal diyerek
açıklamak istemedi.

Ama ben, nedenini
az buçuk kestiriyordum.

Bir kere öğretim üyesi eksikliği bahaneydi. Şu aşamada
ataması yapılan 9 Profesör, 3 doçent ve bir o kadar yrd.doç. mevcut.

Bizatihi rektörün ifadesine göre, tıp fakültesi
açılsa, tahminlerin çok üzerinde başvuru olacaktı.

Yeni açılan tıp fakültelerinden bazılarında bu sayıda
öğretim üyesi olmadığı halde, demek ki bu gerekçenin geçerliliği yoktu.

***

Bir başka husus, hükümetin düşündüğü 600 yataklı
devlet hastanesi. Onlar istiyorlardı ki, tıp fakültesi öğrencileri bu
hastaneden istifade etsin.

Rektör Oktik, bu
düşüncenin geçerli olmadığını şu sözlerle açıklıyor.

Biz istiyoruz ki, tıp fakültesi hastanesi, kampus
alanı içerisinde olsun. Üstelik bizim arzu ettiğimiz hastane, araştırmaya
yönelik olacak.

Muğla, turizmin sağladığı katkı nedeniyle ayrıcalıklı
bir kent. Eğer
siz Muğla olarak yılda 3 milyonun üzerinde yabancı menşeli turist alıyorsanız.
Uluslar arası nitelikle araştırma hastanesine sahip olmak zorundasınız.

Bunun anlamı, sadece üniversite değil Muğla’nın
konumunu çok daha farklı hale getirmesi demektir.

Şimdi eğri oturup
doğru konuşalım.

Kim, uluslar arası
nitelikle bir hastaneye sahip olmayı istemez.

Ama siz hükümet,
dolayısıyla onun temsilcileri yerel parlamenterler olarak, bu tür bir ayrıntıyı
dikkate alarak olayın üzerine gitmezseniz, ki anlaşılan odur.

Muğla olarak daha
çok Tıp Fakültesinin açılmasını bekleriz.

Yazık ki ne
yazık!..

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.