BAYRAMLARI FIRSAT BİLMİYORUZ (II)

Bu haber 24 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 757 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan dünkü yazımda, milli ve dini bayramların bizler için ne ifade ettiğinin altını çizdim.
Böylesine müstesna günler küskünlerin barıştığı, öksüz ve yetimlere yardım elinin uzandığı günlerdir.
Kısaca yıl içerisinde bizleri son derece mutlu kılan bu günlerin kıymetini bilip, ona göre hareket etmeliyiz.
Zaman zaman ortaya çıkan sorunların çözümünde müşterek hareket etmek olmazsa olmaz koşuldur.
Gerek ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler, gerekse demokrasinin olmazsa olmazlarından muhalif partiler, sorunların çözümünde birlikte hareket ederlerse, çözülemeyecek problem olmaz dedim.
İşte bu nedenle milli ve dini bayramlarımızı fırsat bilip, ülkemizin geleceğe uzanmasında herkes taşın altına elini koymalıdır.
Hal böyle iken gereğini yerine getiriliyor mu? diye baktığımızda, iyi niyet temennilerinin o an için geçerli olduğunu görmek bizleri üzüyordu.
Cumhurbaşkanından başbakana, ilgili bakanlardan yerel teşkilatların birinci derece sorumluları valiler ve belediye başkanları, aynı samimi duyguları ifade ettikleri halde, orada kalıyordu.
Sonrasında yine aynı terane devam edip gidiyor diyerek geçtiğimiz Mübarek Ramazan Bayramı için bir araya gelen Muğla’nın kanaat önderlerinin bu defa neler söylediğinin altını çizdim.
Önce il Müftüsü Mustafa Kaya, ardından Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün mesaj içeren sözlerinden örnekler verdim.
Kutlama törenine katılanlar arasında bulunan CHP Muğla Milletvekili Prof.Dr. Gürol Ergin’in konuşmaları ise aynı güzel temenniler yanında, iş başındaki AKP hükümetinin icraatlarıyla ilgili göndermeler vardı.
Bayramların elbette sevgi, saygı ve hoş görü günleri olduğunu biliyoruz.
Ne var ki asıl olan, bizlere bu günleri yaşatanları asla unutmamız.
Acaba, onların ülkemiz adına verdikleri mücadele olmasaydı bu günleri görebilir miydik! diye kendi kendimize düşünmeliyiz.
Eğer yapılanlar toplumun yararına ise takdir duygularımızı ifade etmeli, aksi durumda her kim olursa olsun sesini yükseltmelidir.
Ergin, bu konularda sonra derece hassas bir parlamenter. Ne zaman Muğla’ya ilişkin önemli bir gelişme var, onun olayın içerisinde olduğunu görüyoruz. Tasada  ve kıvançta hep seçim bölgem diyerek koşup gelen Ergin, böylesine yaklaşım gösterirken, AKP hükümetinin zaman zaman olumsuz icraatları karşısında sesimizi yükseltmek gerekir diyor.
AKP Muğla Milletvekili Dr. M.Nil Hıdır aynı temennilerde bulunmak yanında, hükümet kanadına mensup olduğu için biraz da savunma pozisyonuna geçiyor.
Bizler, birbirimizi kenetleyen çok özel ve güzel günlere sahip bir milletiz.
Buna karşın ara sıra ortaya çıkran anlaşmazlıklar demokrasi kültürümüzün tam olarak yerleşmediğini gösteriyor.
Hıdır haklı olmakla birlikte, yapılan eleştirilerde dozajı aşan sözlerden rahatsız oluyor ki, işi demokrasi eksikliğine bağlıyor,
Meydan muharebesi yapıyoruz derken kastetmek istediği de bu.
Yine de Muğla bundan istisna diyerek bölge halkını soyutluyor.
Bizler kardeşlik ve beraber yaşama duygusunu daim kılmalıyız. AKP olarak, Muğla Belediyesiyle olan ilişkilerimizi bu çerçevede sürdürüyoruz.
Ona göre Muğla Belediyesi CHP’nin uhtesinde olduğu halde olay, muhalif gözüyle bakılmıyor.
Ardından mensubu olduğu hükümetin TOKİ evleri, TIP Fakültesinin eğitim ve öğretime başlaması ve de turistik yörelerin marka haline gelmesi adına yoğun çaba gösterdiklerini belirtiyor.
Bayramlaşma töreninde, mutat olduğu üzere son konuşmayı yapan vali Dr. Ahmet Altıparmak.
Doğal olarak iş başındaki AKP hükümetinin hizmet politikalarından dem vururken, bunun ispatının Türkiye’nin bir şantiyeye döndüğünü söylemekle belirtiyor.
Tamam da tüm dünyayı etkileyen global ekonomik krizin ülkemize yansımalarının yatırımları önceki döneme göre etkilediğini de söylemek gerekir.
Acaba, böylesine bir krizin etkisinde kalmasaydık, yatırımların hızı daha bir artmaz mıydı?
Yine de ülkemizin konumu ve sahip olduğu potansiyel, asla tartışma götürmeyecek kadar açık.
Buna karşın, yönetim kademesinde görev üstlenen hükümetler, daha akılcı ve kalıcı politikalar izleseydi, çok daha farklı bir konumda olmaz mıydık!
Vali Altıparmak, konuşmasının sonunda bir noktaya daha temas ettiğinde yerden göğe haklıydı.
Bayramlarda en çok etkilenen çocuklar ve yaşlılardır.
O nedenle hiçbir komplekse kapılmadan bayramları bayram gibi kutlamalıyız.
Ümit ederim diyerek, değerli Muğla halkının bayramlarını bir kere daha kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.