BAYRAMLARI FIRSAT BİLMİYORUZ (I)

Bu haber 23 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 742 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her ülkenin olduğu gibi ülkemizin de özel günleri, beklentilerin çok olduğu müstesna zaman birimidir.
İstenir ki, böylesine anlam ifade eden günler, ortaya çıkan her türlü sorunun giderilmesinde vesile olsun.
Ülke olarak muhalif muktedir öylesine kenetlenmeli ki başkaları imrensin.
Kısaca Türkiye, konumu, geçmişten geleceğe uzanan çizgisiyle, dünya devletleri arasında hatırı sayılır bir ülke olarak yerini alsın.
İşte bunun için özel günlerimiz olan milli ve dini bayramların önemi,  ç ok büyüktür.
Cumhurbaşkanından başbakana, kentlerde valilerden belediye başkanlarına kadar verilen mesajlar, iyilik ve güzellikler içerir.
Her bir mesajda, insani değerlerin korunması kadar ülke adına öne çıkan bir sorunun giderilmesinde, müşterek hareket edilmesi vardır.
İster ülke yönetiminde görev üstlenen iktidar, isterse demokrasinin olmazsa olmazlarından muhalif partiler, toplumun çıkarları söz konusu olduğunda asgari müşterekte birleşsin.
Ne yazık, bu duyguları içeren özel günlerdeki konuşmalar, bir an için geçerli oluyor.
Ondan sonra yine aynı terane devam edip gidiyor.
Oysa bakınız daha 3 gün öncesinde milletçe idrak ettiğimiz mübarek Ramazan Bayramı münasebetiyle, Muğla’nın kanaat önderleri, bayramlaşma töreninde, geleceğe yönelik nasıl mesajlar verdiler.
Muğla Müftüsü Mustafa Kaya;
Ramazan Bayramında olduğu gibi özel günler, küskünlüklerin son verildiği, öksüzler ve kimsesizlerin kaynaştığı anlardır.
Müftünün sözlerine katılmakla birlikte, acaba gerçekten muhtaç vatandaşlarımıza sahip çıkabiliyor muyuz?
Bu tür din bayramların bize yüklediği sorumluluğu yerine getirebiliyor muyuz?
Tartışılır.
Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün dile getirdiği sözler daha bir anlamlı.
Hepsinden öte bir fırsatın değerlendirilmesi.
Bayramlar bizler için aynı zamanda bir fırsattır.
Sorunların giderilmesi ve geleceğe emin adımlarla yürümede, birbirimize tolerans göstermemiz gerektiğinin işaretidir.
Her kim olursa olsun iktidar muhalefet, bir şekilde yükselen tansiyonu düşürmek durumundayız.
Sahip olunan değerler kısa bir süre için korunuyor, ne var ki sonrasında yine ihmal ediliyor.
Oysa Türkiye’nin önemli bir değişim yaşadığı bilinciyle, her türlü eleştiriye açık olacak.
Sonrasında ortak bir karar etrafından birleşeceğiz.
Bu noktada şu soruyu sormak gerekir.
İktidar ve muhalefet kanadı, ülkenin çıkarları söz konusu olduğunda bir araya gelebiliyorlar mı?
Yoksa populist politikalar uğruna, nice fırsatlar tepiliyor mu?
Üzülerek ifade etmek gerekirse, her iki kanadın gereğini yerine getirdiği söylenemez.
Hükümet biraz da sayısal çoğunluğun sağladığı avantajla bildiğini okumakta diretiyor.
Bunun yanında muhalif partiler, iktidar bildiğini okuyor eğilimini gerekçe sayıp, uzlaşma noktasında çekimser.
Velhasıl, her bir konuşmacı, özel günlerin yüzü suyu hürmetine olması gerektiği şekilde mesajlar verdiler.
İyi niyet temennisinde bulundular.
Asıl olan, bu tür mesajların yerine getirilmesidir.
Her kim olursa olsun ülkenin çıkarları diyerek, armudun sapı üzümün çöpü demeden hareket etmesidir.
Milletvekillerinden Prof. Dr. Gürol Ergin ve Dr. M.Nil Hıdır ve Vali Dr. Ahmet Altıparmak, bu özel günde neler söylediler?
(Devamı var)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.