Bayram Ola…

Bu haber 29 Mayıs 2019 - 0:25 'de eklendi ve 1.674 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Önümüzdeki hafta bayram… Dokuz günlük tatille birlikte birçok insan bu bayramı sahillerde geçirecek gibi görünüyor. Ancak bayram deyince akla ilk ziyaretler geliyor. Anne-babalar, akrabalar, dostlar, yaşlılar, yetimler, kimsesizler ziyaret edilecek; hasret giderilecek, gönüller ve dualar alınacak. Küskünler barışacak, dostluklar pekişecek, bağlar güçlenecek.

Evlerimiz misafir fakiri olunca ziyaret ve misafirlik adabını da unuttuk. Çocuklarımız ve gençlerimiz de bu kültüre çok yabancı.

Hepimiz bir vesileyle tanıştığımız, yakınlık kurduğumuz ve yakın olduğumuz insanlar ile ziyaretleşiyoruz. Çünkü ziyaretler sosyal ilişkileri başlatma ve geliştirme, akrabalık ilişkilerini canlı tutma açısından çok önemli. Bu ziyaretler bazen resmî bir havada gerçekleşirken bazen de içten ve dostane bir havada gerçekleşiyor. Örneğin “Bir akşam yemeğe bekleriz.” ifadesi ailecek görüşmek ve dostane ilişkiler kurmak için içten bir tekliftir. “Bir gün birlikte kahvaltı yapalım.” dostların karşılıklı bir teklifidir. “Bir kahve içelim.” dileği muhabbete, “Bize de bekleriz.” dileği ev oturmalarına davettir. “Bir kahvemizi bile içmediniz.” ya da  “Bir akşam oturamadık.” ise ziyareti unutan eşe-dosta bir sitemdir.

Hiçbir karşılık beklemeden yapılan ziyaretler daha anlamlı ve güzel. Bu anlamda bayram ziyaretleri daha da önem kazanıyor. Ancak kültürümüzün önemli bir parçası olan ziyaretleşme ve misafirlik modern çağın kurbanı oldu. Uzun bayram tatilleri de buna tuz biber oldu. Böyle bir ortamda hiç olmasa bayramdan bayrama ziyaretleşmek önem kazanıyor.

Bayram ziyaretlerinde randevu almak gerekmese de ziyaret öncesinde telefonla arayarak geleceğimizi haber vermek nezaketli bir davranıştır. Ancak gün içinde “Tanrı misafiri” olarak kapıları çalmanın da önemli olduğunu düşünüyorum. En azından bayram günlerinde evimizin kapısının “çat kapı” misafire açık olması, giderek yalnızlaşan insanlara özünü hatırlatacaktır. Bayram ziyaretleri sabah 10.00 ile akşam 10.00 arasında yapılabilir.

Bir ziyarete giderken kıyafet seçimine dikkat edilmeli, misafir düzgün kıyafetle karşılanmalıdır. Çünkü ev sahibinin ve misafirin kıyafet tercihi, aynı zamanda muhatabına olan saygısını ifade eder.

Misafirliğe giderken uygun bir hediye götürmek bir görgü kuralıdır. Hediyenin özenle paketlenmesi ve sunulması önemlidir.

Hediyemizi alıp ziyaret edeceğimiz haneye geldik. Burada önemli bir nezaket kuralını hatırlatmakta fayda var: Bir kapıyı çaldıktan sonra birkaç adım geriye çekilerek hafif yan durup beklemek ve ev sahibinin “buyurun” teklifinden sonra kapıya yönelmek önemli bir nezaket kuralıdır.

Misafiri kapıda güleryüz ve içtenlikle karşılamak, buyur etmek, hal hatır sormak ve ziyaret edilmekten duyduğu memnuniyeti ifade etmek ve ikramda bulunmak ev sahibi açısından önemli bir görgü kuralıdır.

Bir kahve içimi de olsa “buyurun” teklifi kabul edilmeli; karşılıklı olarak selamlaşılmalı, bayramlaşılmalı ve hal-hatır sorulmalıdır. Bayramlaşırken basit ve yavan ifadeler kullanmak yerine içten ve bayramın ruhuna uygun cümleler kullanmak bir nezakettir. Örneğin büyüklerin küçüklere “Allah nice bayramlara kavuştursun.” demesi ne güzel değil mi?

Uzaktan ya da yemek vaktinde gelen misafirler için bir sofra hazırlamak önemli bir görgü kuralıdır. İkramı kabul etmek, yemeğe davet edildiğinde nazlanmadan sofraya oturmak misafirin uyması gereken bir görgü kuralıdır. Ev sahibinin ikramını geri çevirmek misafir açısından önemli bir görgüsüzlüktür.

Misafirliğin ne kadar süreceğini elbette samimiyet ve sohbet ortamı belirler. Ancak bayram ziyaretleri kısa ziyaretlerdir. 15-30 dakika ideal bir süredir. İkramın bitirilmesi, hal-hatır muhabbetinin bitmesi, bir başka misafirin gelmesi ziyaretlerin bitirilmesi için uygun vakitlerdir. Ziyaretler bitirilirken “müsaadenizle” diye ev sahibinden izin istemek bir nezakettir.

Ev sahipleri evde başka misafir varsa kapıya kadar, yoksa aracına kadar misafirlerine eşlik ederek uğurlamalıdır. Vedalaşma telaşsız olmalı,  “Hoşçakalın!”,  “Allah’a ısmarladık.”, “Allah rahatlık versin.” şeklinde yapılmalıdır. Ev sahibi de “Ayaklarınıza sağlık.”, “Teşekkür ederiz, evimizi şenlendirdiniz.”, “Bizi mutlu ettiniz, Allah da sizi mutlu etsin.” gibi sözlerle bitirilmelidir.

Bayramın evimize, hayatımıza ve ülkemize neşe, huzur, mutluluk getirmesi dileğiyle…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.