Bayram Bereketi « Hamle Gazetesi

Bayram Bereketi

Bu haber 08 Temmuz 2016 - 0:11 'de eklendi ve 892 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz yıl Rusya’ya ait bir uçağın Türk Deniz Sularını ihlal etmesi üzerine, iki ülke arasındaki gelişmeleri bilmeyenimiz yoktur.

Bunun üzerine Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin, çok da geçerli olmayan bir yaklaşım sergilemişti.

Türkiye’ye karşı bir tavır koyarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin askıya alındığını vurgulamaktan çekinmedi.

Oysa bir kasıt yoktu.

Zaten Rus halkının önemli bir kesimi Putin’in tavrının yerinde olmadığı noktasında birleşmişti.

Ne var ki dediğim dedik! havasına giren Rusya devlet başkanı geri adım atmadı.

Aslında iki ülke arasında gözlenen bu olay, sıradan olmanın çok ötesinde olduğuna şüphe yoktu.

Zira ortada çıkarlara yönelik ilişkiler vardı.

Bu nedenle özellikle Rus halkının Putin’e karşı tahminlerin üzerinde baskı uygulamaktan çekinmediğini gözlemledik.

Dolayısıyla birçok kesim, devlet başkanının almış olduğu kararın çok yerinde olmadığı.

Ne yapıp edip Türkiye ile ilişkilerin sekteye vurmaması noktasında birleşmişti.

Hatta önemli sayıda Rus vatandaşı, “şayet Putin diretmede bulunursa, dinlemeyeceklerini!

Mutlak surette Türkiye’ye tatil için gideceklerini” vurgulamışlardı.

***

Böylelikle aradan epey zaman geçti.

Acaba, iki ülke arasındaki ilişkiler, normal seyrine dönecek miydi?

Derken kısa bir süre öncesinde iki ülkenin çıkarlarına yönelik bir gelişme üzerine tarafların ne denli mutlu oldukları, gözlerden kaçmadı.

Putin yaptığı bir açıklamada, Türkiye ile olan ilişkilerin öncesinde olduğu gibi normal bir şekil alacağının sinyallerini vermişti.

Bunun üzerine gözlemlediğimiz şekliyle, hem Türkiye hem de Rus halkı gerçekten mutlu olmuştu.

Şu sıra sahil beldelerinde gözlenen aynı ülke halkının sayısı her şeyi açıklıyor.

Böylelikle bir sorun ortaya çıkmıştı çıkmasına ama…

Neyse ki iki ülke arasındaki ilişkiler sekteye vurmadan sona ermişti.

***

Aslında turizme yönelik olarak, ne zamandır devam eden kuşkular vardı.

Onca kez vurguladığımız gibi, acaba sezon nasıl geçecekti?

Beklentiler karşılık bulacak mıydı?

Yoksa gelecek yıllara mı sarkacaktı?

İlişkin olarak, her ne kadar araya bayramın girmesiyle turizmde mutlak bir hareketlilik olur diye düşünülmüş olunsa bile yine de önümüzdeki süreç adına tereddüt vardı.

Hala devam ediyor.

Neyse ki her şeye karşın Ramazan Bayramı bereketiyle geldi.

Kimler nasıl bir yorum getirir bilmiyorum ama gözlemlediğimiz kadarıyla Marmaris, Datça ve Bodrum son 10 yılın turizm bereketini bayram süresince sahip oldu.

Bunda kesinlikle abartı olduğu sanılmasın.

Şahsen bir basın mensubu olarak gözlemlerimiz ve de bire bir tespitlerimiz, bu bayramın tahminlerin üzerinde hareketlilik getirdiği.

Düşünün ki bayramın 1.ci ve 2.ci gününde ayrı turizm beldelerine giden yollar, son yılların en büyük trafik karmaşasına neden olmuştu.

Sadece Sakar geçidinde, Marmaris, Datça ve Fethiye istikametine gitmek isteyen araçla, ancak 2 saat sonra hareket imkanı bulabilmişlerse!

Bunun anlamı, aynı turizm beldelerinin bayram için gelen vatandaşlarla dolup taştığıdır.

Öyle ki Marmaris yakın tarihte böylesine bir izdihamla yüz yüze gelmedi.

Aynı ilçe karayolu üzerinde bulunan Taşhan Mevkii olmak üzere daha birçok kesimde araçların, yer olmadığı için Marmaris’e gitmelerine izin verilmemesi, bu bayramın nasıl bereketiyle geldiğinin en belirgin göstergesinden başkası değildir.

***

Ümit ederiz ki bayram süresince gözlenen bu hareketlilik, yaz mevsimi boyunca devam eder.

Özellikle yabancı menşeli vatandaşların daha bir tercih etmesiyle, ne zamandır süregelen endişeler ortadan kalkar.

Aslında kalkmalı da.

Böylelikle, turizmden nemalanan ülkelerden, bilhassa Akdeniz Kuşağı üzerinde bulunanların Türkiye aleyhine yönelik propagandaları geçerliliği yitirmiş olur.

O takdirde, içinde bulunduğumuz sezonla birlikte önümüzdeki süreci de kapsar.

Kısaca, gelecek yıllar adına bir endişemiz olmaz.

Türkiye olarak biliriz ki, yıllık turizm girdileri, beklentilerin aşağısına düşmez.

Buda Türkiye’nin istikrarlı bir ülke olduğunun tescilidir.

Yeter ki her kim olursa olsun, bariz hatalar yapmasın.

Tüm dünya ülkelerinin tepkisini çeken istenmeyen hareketlere yeltenmeyelim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.