Bayram Benim Neyime!

Bu haber 11 Ağustos 2014 - 1:26 'de eklendi ve 1.225 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Cumartesi günkü yazımın başlığı “10 Ağustos Kimin Bayramı?” şeklindeydi.

Dün sandık başına gittik. Gitmeyenlerde oldu?

Ören’de tatilde idim. Oy kullanmak için cumartesi günü döndüm. Gazeteye geldiğimde Hamle’nin Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu’nun son 15 gündür neredeyse her gün sorduğu soruyla karşılaştım:
Özcan Özgür seçimin sonucu ne olacak?

Ben yanıt vermek istemedim. Gönlümden geçen belli, ama yanıt da veremiyorum. Şartlar elbette Başbakan Erdoğan’dan yana, ama kestirmek zor.

xx        xx        xx

Hayati Nizamoğlu’nun gönlünden geçen de belli. AK Parti’den milletvekili adayı olmuş Nizamoğlu’nun gönlünden kimin geçtiği sorulur mu?

Ben AK Partili değilim. AK Partiliye sorulması abes olan sorunun bence AK Partili olmayana sorulması da abes olmalı!

Ben seçimin sonucunun ikinci turda alınabileceğini söylemekle yetindim.

Sayın Nizamoğlu o zaman soruyu değiştirdi:

Yarın yapılacak seçimin birincisi kim olur?

Ne diyeyim… Kumardan hoşlanmam demekle yetindim.

xx        xx        xx

Hayati Nizamoğlu dün yapılan seçimle ilgili bana dayadığı sorulara kendisi yanıt verirken “Ben bu siyaseti biliyor ve Türkiye’yi tanıyorsam…” diye başlayıp devam ediyordu:

Bu seçim kesinlikle birinci turda biter. Kazanan ise belli… Tayyip Bey bu seçimi oyları arttırarak alacaktır. Seçimi kazanmak için yüzde 51 yeterli, ama alınan oylar yüzde 54’e kadar ulaşabilir.

Ne diyeyim… “Türkiye’nin tanınacak hali mi kaldı? Her an her şey olabilir.” diyemedim. “Fanatizm böyle bir şey işte…” demekle yetindim.

xx        xx        xx

Dün seçimin nasıl sonuçlandığını şu an hepiniz, hepimiz biliyoruz.

Ancak ben yazımı Yazı İşleri’ne gazetemizin baskı tekniği ve sayfaların zamanlamasına göre oy verme işlemleri devam ederken verdim.

O yüzden cumartesi günkü yazımda sorduğum, hatta o gün yazımın başlığı olan “10 Ağustos Kimin Bayramı?” sorumun yanıtını bu yazımda da verebilmiş değilim.

Dün seçim Başbakan Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanı seçilmişliği” ile sonuçlanmış olabilir.

Dünkü turdan sonuç alınamamış da olabilir.

Eğer dünkü turdan sonuç alınamadı ise şu anda ben Sayın Nizamoğlu’nun ensesinde olabilirim!

Yok, dün Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi ise O benim ensemde olamaz. Çünkü ben “Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz.” demedim. “Birinci turda seçim sonuçlanmaz.” dedim.

xx        xx        xx

Eğer dün seçim sonuçlanmadı ise bundan sonra ne olacağı belli. Sonuç ikinci turda aranacak. İkinci tur 24 Ağustos Cuma günü…

En çok oy alan iki aday yarışacak.

Eğer seçim ikinci tura kaldı ise adaylar belli: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP-MHP Çatı Adayı Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu…

Bu seçimin sonucu ne olur? Şu anda bu sorunun yanıtını vermek de sor. Sonucu tahmin edebilmek için dünkü seçimi değerlendirmek gerekir. Eğer seçim ikinci tura kaldı ise değerlendirmeyi yarın yaparız.

xx        xx        xx

Tabi dünkü yapılan seçim iki değil, üç ihtimalli bir seçimdi.

İhtimal 1; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçilir.

İhtimal 2; Seçim ikinci tura kalır.

İhtimal 3; Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu seçilir.

Üçüncü seçenek öyle akıllara geliverecek bir seçenek olmadı. Uzak ihtimaldi. Yani seçimin sürprizi olurdu…

Dün bu sürprizin gerçekleştiğini sanmıyorum. Benim cumartesi günü beklentim seçimin ikinci tura kalması idi…

xx        xx        xx

Eğer Başbakan Erdoğan dünkü seçimin sonunda Cumhurbaşkanı oldu ise…

Sayın Nizamoğlu’nun dediği gibi bu yüzde 53-54 ile alınmış bir seçim olmalı.

AK Parti’nin yerleşmiş oyu yüzde 46… Buna karşılık yüzde 53-54 oranı 7-8 puan artış demektir. Bu durumda Başbakan Erdoğan, Cumhur’un Başkanı olmuş demektir.

Elbette gönül ister ki Cumhurbaşkanı Cumhur’un oylarının yüzde 60’ını alabilmiş olsun.

xx        xx        xx

Netekim Kenan Evren’in 12 Eylül Anayasası oylanırken, beraberinde cumhurbaşkanının da dolaylı olarak seçilmiş olmasını saymazsak, dün Cumhur ilk defa kendi oyları ile Başkanı’nı seçti…

Keşke bu ilk seçimde Cumhur’un Başı yüzde 60’ın üzerinde oy alabilmiş olsaydı. Böylesi yakışırdı. Toplumun her kesiminin Cumhurbaşkanına öylesi yakışırdı, ama…

Başbakan Erdoğan her kesimin oyunu istemekle birlikte hep AK Parti’nin adayı olduğunu ve seçilince “tarafsız” olmayacağını söyledi.

Bu anlamda, eğer dün Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu ise işte cumartesi günkü yazımda yanıtını veremediğim sorunun yanıtı:
10 Ağustos AK Parti’nin Bayramı

xx        xx        xx

Cumartesi günkü yazımın yanıtı “10 Ağustos Milletin Bayramı” şeklinde olsaydı, çok daha güzel olurdu.

Olmalı…

Eğer dün seçim birinci turda bitti ve Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu ise.. “Olmaz”ı oldurabilir… Çünkü seçildi ise dünden itibaren artık o gerçek anlamda “tek adam”…

Tek adam sadece “iktidar” değil”, aynı zamanda “muktedir” adam demektir.

Muktedir adam ise iyiye de kötüye de; güzel e de çirkin e de; iyiliğe de kötülüğe de muktedirdir…

Yoksa bayram AK Partililerin olmuş, milletin olmuş ne fark eder. İyilik, güzellik, sevgi, saygı, birlik, beraberlik yoksa bayram benim neyime…

İyi olur inşallah.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI
muzaffer 11 Ağustos 2014 / 10:49

bir önceki yazınızda böyle söylememiştiniz bence yazılarınızı duygularınıza esir etmeyin slm

huseyin canel 11 Ağustos 2014 / 12:37

Türkiye seçim haritası ile turizm haritasını yan yana koyduğunuzda ilginç benzerlikler görüyorsunuz.Muğla bir turizm şehri antalyadan sonra en fazla yabancı turisti ağırlayan bir şehir. her yıl 35 milyon turist özellikle deniz mevsiminde ülkemize geliyor ve 30 milyar dolar civarında bir gelir bırakıyor.Dolaylı dolaysız garsonundandan temizlik işçisine tarlasında domates yetiştiren köylüye yüz binlerce insan bir anlamda turizmle iç içe . muhafazakar kimliği öne çıkan ak partinin bu bölgelere özgün politikalar geliştirememesi yerel parti yöneticilerinin merkezi politikalarına katı şekilde bağlı kalmaları. sadakat açısından övgüye değer gibi gözüksede bunu alman yada ingiliz turiste anlatmakta zorluk çekecek olan işletmecilere ve buradan geçimini sağlayan yüzbinlerce çalışana ikna etmekte zorlanırsınız. seçim sonuçlarına göre ak parti 30 martta aldığı oy oranını koruyabilmiş gözüküyor. chp ve mhp seçmenlerinin 50 bin cıvarında seçmenin oyunu kullanmadığı görülüyor. dün Kürt siyasi hareketinin temsilciliğini üstlenen bir siyasal anlayış oylarını neredeyse ikiye katlıyor.Bence seçmenini sandığa götüremeyen muhalefet partileri oylarını artıramayan iktidar partisinin yerel yönetcileri muğlada ciddi bir başarı ortaya koyamamış düne kadarkürt etnik milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan bir anlayış oylarını ikiye katlayarak muğla gibi yerde ciddi başarı kazanmıştır.sanıyorum yereldeki siyasetçilerimiz biz nerde hata yaptık sorusunu sorup gelecek döneme ilişkin muğlaya özgü siyasi politikalar sergileme yeteneğini ortaya koyarlar. aksi takdirde üç aşağı beş yukarı aynı sonuçlarla davul zurna eşliğinde kerimoğlu oynayıp kendilerini avuturlar..

Mehmet Keza KUNDAKÇI 11 Ağustos 2014 / 16:49

CHP’de “H” harfi ne demek ? HALK,
ama;HALK neresinde bu partinin ?
kendini ALİT sanan,”DOĞANGörünümli ŞAHİN” yani Türkçe meali,
“DEMOKRAT görünüp FEODALİTE’den BESLENEN” siyaset anlayışı,HASBEL KADER ve özellikle tarihten gelen ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK ve eğitim seviyesini yüksek olması anlamında,
“Beleşten…” kazanan,siyaet ağalarımız ki bu maalesef sadece Muğla’da değil,CHP’nin kazandığı çoğu yere genelleyebiliriz,bu ağalar hiç bir zaman; “nerede hata yapıyoruz? ” sorusunu sorabilecek gelişim seviyesine maalesef erişemediler ve erişemeyeceklerdir,çünki hem EGO’ları buna engel hem de kendi içselleştirdikleri kültürleri buna engel,
ancak HALK mutlaka bu duruma el koyup,yakında ŞAMARI vuracaktır bunlara,maalesef bunlar da bizim siyasi MAKUS TALİHİMİZ,

resat oztepe 11 Ağustos 2014 / 18:30

Gocaman,Pazar günkü seçim’i Recep Tayyip ERDOĞAN kazanmadı.Milli Birlik ve beraberlik kazandı.Akıl tutulması olmadan Büyük Türk Milleti karar verdi.Ruhsatı be sefer Halk doğrudan verdi.Hani ne derler de benim dilim varmaz.amma şery’i bulmuş da Kıl misali sen de % 60 depdurusun ne oluyor.işte sana % 74 vlük katılım ve % 52 REY ve 21 Milyon kişi.yetmezmi.