BAYRAM AÇILIMI

Bu haber 19 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 877 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Nasılsa son aylarda açılıp saçılmak moda oldu ya..
Önce Kürt açılımı.
Ardından Ermeni açılımı.
Sırada hangi açılım var! bekliyoruz.
Ama daha fazla bekletmeden, bir açılım da ben açmak istiyorum.
“Bayram açılımı”
Diyebilirsiniz ki bayram açılımı olur mu?
Niye olmasın!
Hangi birimiz eski bayramları aramıyor?
Her ağzını açan, nerde eski bayramlar! derken, demek ki ortada yadsınmaz bazı gerçekler.
Geçmişten günümüze ülke yönetiminde görev üstlenenlerin izlediği tutarsız politikalar yüzünden, tamamına yakını Müslüman ülkemizde ağız tadıyla bayramları kutlayamaz hale gelmiş isek, her kim olursa olsun oturup bir düşünmeli.
Neden hala terörün önü alınamadığının, samimi çareleri aranmalı.
Ama siz ülkemizin başına iş açmaya çalışanlarla teröristleri, Kürt vatandaşlarımızla özdeşleştirmeye kalkarsanız!
İlişkin olarak Kürt açılımı adı altında, kendi ifadenizle ucu açık mı, kapalı mı! belli olmayan politika izlerseniz.
İş bu noktaya gelir dayanır.
Bugün, Kürt açılımı meselesini ortaya atanlar, ne yazık ki ağzını yüzüne bulaştırdılar
İşin içinden çıkamadıkları için de meselede yandaş bulma uğraşı içindeler.
***
Sonra açılım, Kürt meselesiyle sınırı değil.
Ermeni meselesinde de durum aynı.
Üstelik olayın içinde, asıl muhataplardan Azerbaycan da var.
Ermenistan tarafından haksız yere istila edilen Dağlık Karabağ Bölgesi, bu ülkenin toprakları.
Bizim için dünyada sayılı dost ülkelerin başında gelen Azerbaycan, Ermenistan’la son zamanlarda sürdürülen ilişkiler bağlamında Türkiye’ye sitemkâr ise, Türkiye’nin izlediği politikanın doğruluğu tartışılır.
Siz açılımlar konusunda istediğiniz kadar samimi olduğunuzu dile getirin, ortaya çıkan somut veriler yoksa, birileri de şu an benim yaptığım gibi bayram açılımı der çıkar.
Kaldı ki bayram açılımı derken, moda bir kelime kullanmak değil niyetim.
Son yıllarda ortaya çıkan öylesine bariz göstergeler var ki, bana göre asıl açılım bu konuda olmalı.
Yer yüzünde sevgi ve saygı, karşısındakine hürmet, acıma ve yardımlaşma noktasında, parmakla gösterilen ülke iken, neden bu hale geldiğimiz, iyiden iyiye irdelenmeli.
Sonra hangi birimiz geçmişi aramıyor?
Her ağzını açan “nerde eski bayramlar” demiyor mu?
Siz, ben ve de hepimiz, geçmiş bayramların özlemi içerisinde değil miyiz?
Üstelik bu gidişle daha bir özlem içerisinde olacağımızın kuşkusunu taşıyorum.
Bu yüzden yönetimler kademesinde görev yüklenenlerin evvel emirde yerine getirmekle yükümlü oldukları açılım, Türk Milleti olarak sahip olduğumuz o güzelim hasletlere yeniden sahip olmanın teminidir.
Samimice cevap verelim.
Dinimizin temel buyruğu olmanın ötesinde, insanlık anlamında önemli mana taşıyan aile efradı, yakın akraba dost ve her kim olursa olsun bayramlarda aranması, düne göre hangi düzeyde?
Çok değil kısa süre öncesine kadar Ataerkil aile olmanın özelliği, özel günlerde bir ve beraber olmak iken, günümüze doğru kaybolmaya yüz tutmadığını söyleyebilir miyiz?
Hangimiz, bu manada geçmişin bayramlarını yaşıyor ve yaşatıyoruz?
Oysa bizi biz yapan değerlerdir bunlar.
Türk Milleti olarak sahip olduğumuz, dolayısıyla kıvanç duyduğumuz hasletlerimiz.
Her geçen gün birer birer değerlerini yitiriyorsa, korkarım yakın gelecekte, anne, baba, kardeş, kısaca insani sevgiden nasibini alamadıkları halde sözde kendisine medeni süsü verip batılı geçinenlerden farkımız kalmayacak.
Bu yüzden mevcut hükümet mutlaka bir girişimde bulunmak istiyorsa, en az Kürt ve Ermeni açılımı kadar önemli, Yüce Yaratan’ın biz insanlara bahşettiği hasletlerin daha da kaybolmasını önleyecek politika izlemesidir.
Kürt ve Ermeni açılımı meselesinde bir sonuç alamadılar.
Hiç değilse Bayram Açılımı adı altında dile getirdiğim hususları temin edebilirler diyerek, herkesin Mübarek Ramazan Bayramını kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.