Bayrak

Bu haber 14 Mart 2019 - 1:51 'de eklendi ve 800 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin NİZAMOĞLU

Bu yazıyı 27 Haziran 1996 günü Hamle’de çıktı, 23 yıl sonra  tekrar yazıyoruz. Yorumu okuyucunundur…

Devletin amblemi olan bayrağı başka ülke hakaret etmişse, harp sebebi sayılır. Aynı olayı bir şahıs veya şahıslar yapmışsa ölür. Bunu bir parti yapmışsa o partinin varlığı biter. Anayasanın himayesinde olması gereken bir siyasi partinin genel başkanı, APO cani değildir. O bir güçtür. Devlettir derken, aynı salonda asılı bulunan bayrağımız sökülüp atılıyor ve yerine aynı anda APO’nun afiş halindeki resmi asılıyor. APO’nun resmini gören delegeler çılgınca alkışlayıp, slogan atıyorlar. Ekranlarda bütün bu olanları seyir ediyorsunuz. Neticede tek bir kişi, bayrağı yere atan adam aranıyor. Diyor ve ardından da bulundu deniliyor. Yakalanan adamın kardeşleri MHP sempatizanı imiş bunu kendi ifadesinden anlaşılıyor. Ağabeyi inanmak istemiyor. Şayet bu haltı benim kardeşim yapmışsa onu ben yaşatmam diyor. Bu hainliğe ilk önce İzmir esnafı tepkisini gösteriyor, caddeleri bayraklarla süsleyerek. İstiklal Marşını cümle alem ile okuyorlar. Ekranlardan gördüğümüz kadarı ile Devlet ve özel TV’lerde yorumlar ve telkinler yapıldı. Basın da bu güne kadar ki benzer olaylardan farklı tepki gösterdi. Haberlere göre Avrupa’dan bazı siyasi parti temsilcileri kongreye takip etmişler. Bunlardan Fransızlar, sonuna kadar Hadep ile beraber olacaklarmış. Demokrasi demokrasi derken. PKK meclise girdiği gibi, 1 Mayıs’larda ve her toplantılarında Devleti yok farz ediyorlar. Konuşmacılar. APO’nun Kürt vatandaşlar adına mücadele verdiğini her fırsatta dile getiriyorlar. Oysa vur kaç şeklinde köyleri ve mezraları basarak, çocuk-kadın ve yaşlı Müslüman kardeşlerimizi katlettiklerini, evleri ve köyleri yaktıklarını sanki olmamış gibi tekrar etmeye devam ediyorlar. Aslında Güney Doğuda HADEP’li vatandaşlar nüfusun yüzde onudur. Diğerleri devletten yanadır. Bu senaryo 1961 Anayasası ile beraber ülkemize geldi ve artık yol oldu diyorum. 12 Eylül 1980 harekatı bu sebeplerden dolayı gelmiştir. 24 Anayasasını kaldıranlar, yerine ikinci Cumhuriyet dönemini de öğünerek söylüyorlardı. 1980 ihtilalini yapanlar, genelde ülkeyi rahatsız edenleri biliyordu, mümkün mertebe ihtiyaca göre anayasa yapmaya çalışmıştır. Ancak, 1991’den sonra gelen hükümetler tekrar 61 Anayasasının mucitleri gelince ihtilal kanı taşıyan paşa türü ön sıraya geliverdi. Hemen parola irtica oldu, kim kimi suçluyor karıştı. Avrupa Apo’yu savunuyor. İran altı yerde, Suriye Şam’ın merkezinde. Yunanistan ve Ermenistan resmen reklam ve eleman takviye etmektedir. Avrupa Gümrük Birliği masalı ile bizim iç işlerimize resmen el koymuştur. Peki, şimdi ne olacak? Siyasi partiler koltuk için iç ve dış kötü niyetlilerle ortak çalışmaktadırlar. Ülke daha güçlü iktidarlar kurmak zorundadır. 90’lı yıllarda ikinci sıkıntı Suriye ve Yunanistan yüzünden Yahudi ile antlaşma yapılmış. Elbette bu da ABD dostumuzun organizesi olmalı!..

2002’DEN SONRA GÜÇLÜ YÖNETİM İÇİN ÇALIŞILDI

AK Parti iktidarı ile bütün sıkıntıların menşei ortaya çıkmıştır. Askerler sivil idareyi emir altına almış her yanlışı yeni iktidarı öncekiler gibi yaptırmak için ne kadar yetkisi varsa kullandı. AK Parti iktidarı askerleri kışlasına ve esas görevine döndürmek için beş yıl adeta kefeni yanında taşıdı. Bu darbe için çalışanları hala partilerinden VEKİL seçtirenler orta yerdedir. PKK kalıntılarına sandıkta yardım eden ve onun hala emrinde olduğu anlaşılan memurlar öğrenildi. Bu çalışmalarla memnun olan açıkça Yahudiler, İkincisi Fransızlar sırıtıyor. Diğer destekçiler bu defada perde arkasındalar. Bütün bunların çaresini 1990’lardan bilen AK Parti iktidarı daha da güçlü bir yönetim getirmek için canı pahasına çalışmaktadır. Güçlü devlet olmanın 2 yolu var. 1. Başkanlık sistemi, 2. Dar bölge ve çift dereceli seçim. Bizim muhalefet, bütün bu kalıcı çalışmaya yalanlarla engel oldu veya olacaktı!

NELER YAŞADIK

1946’da çok partili ilk seçim yapıldı. İktidar CHP lideri İnönü idi. Oylar açık, tasnifler gizli yapıldı.

1950’de yapılan seçimde askerler sandıkları korudu ve çok büyük farkla demokrat parti kazandı.

1960’da yapılan kanlı ihtilali CHP bir kısım basın ve özel yetişmiş küçük rütbeli subaylar yaptı.

Devamla 12 Mart 1971 – 12 Eylül 1920 – 28 Şubat 1997 maceralarını gördük. Ülkede %20 civarı grup %80 çoğunluğu hep ezdi.

15 Temmuz 2016’da gene ihtilal denemesi yerli ihtilalciler evlerden günlerce çıkmadı.

Dışardakiler Suriye’de savaş çıkardı. Hızla, başkanlık sistemi faaliyete geçti. Siz hala seçimde karşı taraf var mı diyorsunuz?..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.