BAYKAL HANÇERLENMEDİ « Hamle Gazetesi

BAYKAL HANÇERLENMEDİ

Bu haber 25 Mayıs 2010 - 0:00 'de eklendi ve 758 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İster
kaderin cilvesi, isterse şartların gerekli kıldığına bağlansın, bugün ortaya
çıkan tablo, CHP de yeni bir dönemin
başladığıdır.

Parti
taraflarından bazıları kabul etmese de aslında bu oluşum sürpriz değildir.

Kaldı
ki, bizatihi önceki genel başkan Deniz Baykal’dan kaynaklandığı vurgulanan
parti içi anti demokratik uygulamalar, bugünkü oluşumun habercisiydi.

Baykal’ın şahsına
olmayan, izlenen politikayla istenen sonuç alınamayacağı savı, yeni bir dönemin
başlaması gerektiğini zorunlu kıldı.

Bakıp görüldü, bugünkü
politika ile CHP’nin ilk yapılacak seçimde 1.parti olsa bile tek başına iktidara
gelmesi olası değil.

Mutlak bir değişik
gerekli diyenler, bugünkü tabloyu oluşturdu.

***

Bu
arada şu denebilir.

CHP Genel
Başkanı Deniz Baykal bir komploya kurban gitmeseydi, kurultayda her hangi
birisinin genel başkanlığa adaylığını koyması mümkün değildi.

Dolayısıyla
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olamazdı.

Doğrudur.

Hele delegelerin bizatihi Baykal tarafından
seçildiği düşünülürse.

Ancak…

Şurası bir
gerçek ki, o takdirde kurultay çok sancılı olurdu.

Belki
Baykal’ın karşısına cesaretle birisi çıkamaz, dolayısıyla genel başkan
değişmezdi ama bu kurultay, emsali görülmeyen tartışmaların yaşandığı kongre
olacağında şüphe yoktu.

Bu nedenle
son kurultayda gerçekleştirilen kan değişikliği, CHP’nin hayrına olmuştur.

Bunun en
bariz göstergesi, yıllardır partiden uzak kalan bazı isimlerin yeniden CHP
saflarına katılmasıdır.

Hele DSP
Genel Başkanı Rahşan Ecevit’in bizzat kongreye gelerek Kılıçdaroğlu’na destek
vermesi, bir değişikliğin kaçınılmaz olduğunu göstergesidir.

Onun için bir kez daha altını çiziyorum.

1200
civarındaki CHP delegesi, değişim demiştir.

***

Yanı sıra
bu değişim, bazıların ifade ettiği gibi Deniz Baykal’a arkadan hançerleme
değildir.

Başkaları bir yana Genel Başkan Kemal
Kılıçdaroğlu, her konuşmasında Baykal’ın partinin onursal başkanı olacağı, her
platformda kendisinin bilgi ve deneyimlerinden istifade edileceğini
vurgulaması, bir ahte vefanın işaretidir.

Aynı kongrede, bu organizeyi düzenlediği
gerekçesiyle şimşekleri üzerine çeken genel sekreter Önder Sav dahi, Baykal’a
bağlılığını üzerine basa basa vurguluyorsa, söz konusu olan arkadan hançerleme
değil, değişimin gerekliliğidir.

***

Değişim
kaçınılmaz olduğunu gösteren bir başka eğilim, rüzgarın bir günlük süreçte
Kılıçtaroğlu üzerine esmesidir.

Deniz
Baykal’a düzenlenen komplonun aynı zamanda CHP’yi yıpratma taktiği olduğunu
düşünenler, her vesileyle genel başkana bağlılığını gösterirken, birden
Kılıçdaroğlu etrafından birleşmelerinin başkaca izahı olamaz.

Dolayısıyla tekrar vurgulamak istiyorum.

CHP
delegelerinin yeni genel başkan etrafından birleşmeleri, bir ihanet ve de
hançerleme değil, partinin yeni ufuklara yelken açması gerektiği düşüncesidir.

Eğer 1200’e yakın delegenin neredeyse tamamı
yeni oluşuma destek vermişse, başka türlü izah edilemez.

Şayet ihanet söz konusu olsaydı, bu sayıda
delegenin en azından belirli bir kısmı, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı
çıkardı.

Her ne
kadar seçime tek adayla gidilmiş olsa dahi, Baykal arkadan hançerlendi
görüşünde olanlar, ya ret oyu verir ya da oylamaya katılmazlardı.

Bu nedenle
CHP delegesinin bu tür bir düşüncede olduğunu düşünmek, delegeye haksızlık
olur.

Hiçbir oluşum, bir gün gibi süreçte bu denli saf
değiştiremez.

Yıllardır, her türlü zorluğa göğüs gererek
partiyi bugünlere getiren Deniz Baykal’a ihanet edilemez.

Dedim ya çok kısa bir süreçte CHP delegesinin
Kemal Kılıçdaroğlu saflarında yer alması, CHP’nin yeni bir kadroyla yol alması
gerektiği eğilimidir.

Parti yeni bir vizyona bürünmeli ki,
üstlendiğimiz misyon Türkiye’yi içinde bulunduğu sorunlardan arındırsın
düşüncesidir.

Sonuçta, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel
başkanı olmasında, değişimin dışında bir başka eğilim geçerli değildir.

Not:Bu
arada, en zor şartlarda partisine sahip çıkan, son seçimde 3 milletvekili
çıkaran Muğla’dan parti meclisine kimsenin alınması yanında, Hamle TV’de
kendisiyle söyleşi gerçekleştirdiğim Kemal Kılıçdaroğlu, söylediklerinin
arkasında durur, dolayısıyla başarılı olur mu?

Bir başka
yazımda kaleme almak üzere.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.