Başsavcı Yavuz’dan Önemli Açıklamalar

Bu haber 22 Kasım 2017 - 0:01 'de eklendi ve 1.233 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz terör örgütlerine yönelik mücadelede “hukuk süreci” ile ilgili bugüne kadar yapılmış en kapsamlı açıklamayı yaptı. Geçen hafta yerel basınımızda yer alan açıklama ile ilgili haberlerde “FETÖ soruşturmaları ile ilgili olarak sosyal medyada kamuoyunu yanıltıcı, provoke edici paylaşımlar yapılmakta olduğu” öne çıkarıldı.

Açıklamadan Başsavcı Yavuz’un “FETÖ soruşturmaları ile ilgili sosyal medya hesapları üzerinden isimsiz olarak kamuoyunu yanıltıcı, provoke edici paylaşımlar yapanların, hala medet umdukları FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat gösterisi yapmak uğruna gerçekleri çarpıttığını ve bu uğurda ilgisiz kişileri hedef göstermeye, toplumu yanıltmaya çalıştığını belirtti.” ifadesine de dikkat çekildi.

Başsavcı Yavuz’un açıklamasında yer alan “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi şahıslar hakkında işlem yapılmadığı, bunların korunduğu, bazılarının ise keyfi biçimde serbest bırakıldığı şeklinde gerçek dışı ithamlar dile getirilmektedir. Ayrıca, ‘Şu kişi neden dışarıda, neden serbest kaldı, şu kişi hakkında neden hala işlem yapılmadı’ şeklinde söylemlerle algı operasyonları yapılmakta ve maalesef buna bazı kişi ve kuruluşlar da alet edilmektedir.” ifadesi de dikkat çekici.

 

xx        xx        xx

Başsavcı Yavuz’un dikkat çekici tespitleri doğru ve yerinde tespitler.

Bu ifadeleri yazılarımızda zaman zaman bizde kullanıyoruz. Demek ki farkında olmadan FETÖ’cü sosyal medya kullanıcılarının paraleline düşmüş oluyormuşuz. Daha dikkatli olmalıyız.

Ancak kamuoyunun beklentilerini, tepkilerini nereye koyacağız? Onlara nasıl tercüman olacağız?

Sıkıntılı bir durum… Bakın bu anlamda, Başsavcı Yavuz’un FETÖ/PDY ve darbeye teşebbüs soruşturmaları kapsamında yapılan çalışmaları anlatırken “15 Temmuz 2017-15 Kasım 2017 tarihleri arasında 3 bin 86 soruşturma dosyasında işlem yapıldığını, işlem yapılan şüpheli sayısının 2 bin 658 olduğunu, bu dosyalardan 572’si ile ilgili kamu davası açıldığını ifade ediyor. Hakkında dava açılan şüpheli sayısının bin 190 olup, 346 dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, mahkemelere açılan 572 iddianameden 149’unda karar çıktığını” belirtiyor.

Hali hazırda FETÖ/PDY ve darbeye teşebbüs soruşturma ve kovuşturmaları kapsamında 387 kişinin de tutuklu olduğunu ifade ediyor.

Böyle bir tablo karşısında özellikle biz gazetecilerin biraz daha sabırlı olmamız, aceleci davranmamız gerekiyor… Hemen yazmaya, sorgulamaya kalkışmamalıyız.

 

xx        xx        xx

Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas YavuzSoruşturma ve yargılamalar, masumiyet karinesi ve gizlilik kuralının ihlal edilmemesi çerçevesinde, hukuka uygun, kanunlar ışığında, titizlikle, adil, hızlı ve yoğun bir şekilde devam etmektedir.” diyerek konuyla ilgili şöyle devam etmiş:

Öncelikle bilinmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yaşadığı tüm alçakça, haince ve kural tanımaz saldırıya rağmen, hukuka ve insan haklarına saygılı, somut deliller ile hareket eden, kin ve düşmanlıkla asla işlem yapmayan, siyasi ve politik hiçbir baskı altına girmeyen ve sadece milletin emrinde olan bir yargı teşkilatına sahiptir. Bu unsurular başta FETÖ/PRY, DEAŞ, PKK, DHKP-C ve benzeri olmak üzere milli güvenliğimize karşı tehdit oluşturan tüm örgütlere karşı sürdürülen mücadelede de geçerlidir.

Konuyla ilgili olarak sadece Cumhuriyet Başsavcılığımızın resmi açıklamaları dikkate alınıp, kamuoyunda ortaya çıkan asılsız söylemlere itibar edilmemesi, hem soruşturma ve yargılamaların selameti açısından, hem de halkımızın yanlış bilgi sahibi olmaması açısından önem arz etmektedir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalarda gözaltına alınanlar şanlı bir tarihe sahip olan necip milletimizin kurduğu son devlet olan Türkiye Cumhuriyetimizin hukuka sıkı sıkıya bağlı, adalete gönül vermiş biz kamu görevlilerinin ve şanlı devletimizin teminatı altındadır

 

xx        xx        xx

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmalarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait, ‘Adliye, asker, emniyet, jandarma, öğretmen, esnaf, kadın, üniversite, sağlık, öğrenci yapılanması’ gibi birçok hücresel yapılanmanın varlığının tespit edildiğini belirten Başsavcı Yavuz açıklamasının devamında şöyle ifade ediyor:

Elde edilen gizli ve açık tanık ifadeleri, itirafçı beyanları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasal düzenlemelerinden yararlanılarak ‘yasalmış gibi gösterilmek suretiyle’ oluşturulan eğitim kurumları, yurtlar, dernekler, sendikalar, basın kurum ve kuruluşlarına ait kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde elde edilen veri, doküman, belge ve bilgiler soruşturma dosyalarında maddi delil olarak değerlendirilmiştir

Demek ki Muğla’da siyasi partilerle ve siyasetçilerle ilgili gizli, açık ifade veren ve itirafçı beyanı yok…

Sayın Başsavcıya katılmamak mümkün değil. Sosyal medyada gerçekten provoke edici, kamuoyunu ve hatta biz gazetecileri bile yanıltıcı paylaşımlar oluyor.

Ancak hiçbir soruşturmada bir tek siyasinin, siyasetçinin ve hatta meslek örgütü yöneticisinin adının geçmemesi de insanın kafasını karıştırıyor.

Demek ki FETÖ Muğla’da siyasi partilere, belediyelere ve meslek örgütlerine sızamamış…

 

xx        xx        xx

İtirafçılarla ilgili “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan, bu mensubiyet çerçevesinde üst düzey, orta düzey ve alt düzey gruplarda yöneticilik yapmış, yöneticilik yapmamış olsa dahi sempatizan üye olarak bir çok faaliyete katılmış şüphelilerden bazıları bu aşamada itirafçı, açık ve gizli tanık olmayı tercih etmiştir.” diye bilgi veren Başsavcı Yavuz şöyle anlatıyor:

Bu kişilerin verdikleri ifade ve beyanlarda; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılarının öğrencilik yıllarında başladığı, öğrencilik sonrası kamu kurumlarında görev aldıkları, bu görevde iken bazılarının irtibatının koptuğu, bazılarının ise çocuklarını FETÖ/PDY silahlı terör örgütünce kurulan eğitim kurumlarına kaydettirmeleri neticesinde bağlantılarının devam ettiği ortaya çıkmıştır. Bu eğitim kurumlarında eğitim hizmetleri dışında velilere yönelik olarak sohbet toplantıları yapılarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve bu örgütün yöneticileri ile örgüt lideri Fetullah Gülen lehinde propagandaların yaptırıldığı, kitapların okutulduğu, videolar izlettirildiği, zaman zaman hükümet ve devlet aleyhine yolsuzluk iddiaları ile konuşmalar yapılarak taraftar toplanmaya çalışıldığı tespit edilmiştir.

 

xx        xx        xx

Sokaktaki insan bu kadarını bilemez, ama Başsavcı Yavuz’un anlattıkları bizi gazeteci olarak şaşırtmasa da “Haklarında kuvvetli deliller ile soruşturma başlatılan örgüt yönetici ve mensuplarının ilk ifadelerinde suskun kaldıkları, itiraf etmekten çekindikleri ve özellikle yasal düzenlemelerden bilgilerinin olmaması nedeniyle pişmanlık yasasından yararlanıldığında ne gibi faydasının olacağı konusunda tereddütlerinin olduğu gözlenmiştir.” sözleri ilginç geldi.

Bu noktada “Kendilerine her türlü yasal fayda sunulması ve anlatılmasına rağmen, örgütün bu soruşturmalardan aklanacağına ve kurtulacaklarına inanan tutukluların kandırıldıkları gözlemlenmiştir.” sözleri daha da ilgi çekici gelen Başsavcı Yavuz sözlerini şöyle sürdürüyor:

Ancak Cumhuriyet Başsavcılığımızca uygulanan hukuki yöntemler neticesinde birçok örgüt mensubu devlete olan güvenini tazelemiş, itirafçı olmalarının kendilerine ve ailelerine büyük fayda sağlayacağını anlamıştır. Bu itiraflar neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan operasyonlar kapsamında da önemli sonuçlar elde edilmiştir. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanılarak adli kontrol ile serbest kalınması hususunda önemle belirtilmesi gereken nokta şudur. Haklarında herhangi bir adli soruşturma başlamadan veya başladıktan sonra veya tutukluluk süresi içerisinde pişmanlık duyarak itirafçı olacağına kanaat getirilen ve yasal mevzuat çerçevesinde görüşme yapılarak gerçek itiraflara yönelik anlatımlar yaptığı anlaşılanların söylemleri ışığında yapılan operasyonlar ile örgütün çok önemli isimlerine ulaşılmış ve gerekli adli işlemler uygulanmıştır. Bunun sonucunda da söz konusu itirafçılar yasaların da emrettiği maddeler ışığında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakılmıştır

FETÖ Muğla Çatı Davası’ndan bütün Muğla’nın “itirafçı” olarak dillendirdiği iki isim var. Hala içerideler. Ya itirafta bulunmadılar veya itirafları ciddiye alınmadı…

 

xx        xx        xx

Kendini gizleyerek, sahte hesaplarla sosyal medyada provake edici, kamuoyunu yanıltıcı paylaşımda bulunanların hala medet umdukları FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat gösterisi yapmak uğruna, gerçekleri inanılmaz derecede çarpıtıp, bu uğurda ilgisiz kişileri hedef gösterdiklerini de belirten Başsavcı Yavuz şu çağrıda bulundu:

Türk yargısı delillerle işlem yapar, kin ve garez ile hareket etmez. Elinde bilgisi ve belgesi olanların müracaat edeceği tek yer Türk yargısıdır. Sosyal medya hesapları üzerinden simsiz, imzasız yorum ve haberlerle iş ve işlem yapılmasını beklemek beyhude bir bekleyiştir. Elinde bilgi, belge ve delili olanların, altına imzasını da atarak Türk yargısına yardımcı olması gerekmektedir. Mesnetsiz girişimlerle, sadece sosyal medya hesaplarından yorum yapmak, elindeki bilgiyi yargıyla paylaşmamak, devlete yapılan en büyük ihanettir, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne edilen bir hizmettir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 22 Kasım 2017 / 16:46

GOCUMAN; Eskiden okuduğum yıllarda Hocalarımız Dua öğretirlerdi. Dua şöyle; Allahım Şeytandan,Şeytanlaşmış İnsanlarda, Şerlilerden sana sığınırım diye. “Demekki Hocalaımız bugünleri görmüş.