Başkanlık Sistemini Ana Muhalefet 2007’de Getirdi

Bu haber 01 Aralık 2016 - 0:00 'de eklendi ve 1.010 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Bu yazı 29 Ağustos 2013 Perşembe tarihinde çıkmıştır. Günceliği hala devam ettiği için tekrar edildi. Anayasa yenileme komisyonu çalışmalarını izlediğimizde, çok gülünç tartışmalara şahit olmaktayız. Ak Partili üyeler, Anayasa yapımı gerçekleşirse, başkanlık sisteminde ısrarlı olmayacaklarmış. Bu konu da tartışmaya gerek yok ki, 2007 cumhurbaşkanı seçimini hatırlayın, ne kadar hiyanet ve netamet varsa yaptılar. Anayasa Mahkemesi üyelerinin ekseriyeti Türk solcusu idi. Önlerine bir teklif geldi. Teklifin akil hocası Sabih Kanatoğlu idi. Meclisin üçte birle toplanması başından beri devam ederken, yeniden bir karar aldırdılar. Meclisin toplanabilmesi için 367 yani meclis toplamının üçte ikisi ile toplanabilir denildi ve bu yanlış ve eksik veya kanun yapma yetkisi olmayan mahkemeye suç işleterek karar aldırdılar. Bu durumda meclisin, bu rakamı bulması mümkün değildi. O tarihte mecliste MHP yoktu. İktidar partisi 342 vekile sahip olduğundan meclis bir türlü toplanamadı. Tabii ki, CHP derin devlet ile ilişkili olarak, her an askerden baskın bekliyordu.

Hükümet kanadı soğukkanlı olarak, millete giderim, cumhurbaşkanını halkımız seçer diyerek, meclis kararı alındı belirli bir zaman bekleme süresinde, milletvekili seçimi zamanı gelmişti. Yapılan seçimde çok sürpriz olarak MHP meclise girdi. MHP 367 rakamının eksiğini tamamladı ve Meclis, AKP ile MHP’nin oyları ile cumhurbaşkanını seçti.
Şimdi 7 yıllık dönem 2014 Ağustos’unda bitecek. AKP halka gitme kapısını açık tutuyor.
Şu anda mecliste Ak Parti çoğunluğu gene var. Anayasa çalışmaları netice vermezse, başkanı halk seçecektir. Mevcut anayasa ile devam edilir. Kim itiraz edecek? İtiraz edilse bile kim eskiden olduğu gibi anayasa yapmaya kalkacak?
YENİ ANAYASA YAPILAMAZSA NE OLUR
12 Eylül 2010 tarihinde değişen Anayasa maddeleri sayesinde hiyanetin burnu kırılmıştır. Bugün ortalıkta gezi parkı olayı gibi, kendi milletine kurşun sıkan diktatörlere ziyaret etmek gibi yanlış, aslında bir bakıma ülkenin lehine olmuştur. Çünkü bu vesile ile gezi parkı olayında kimlerle vatana ihanet içinde oldukları ortaya çıkmıştır. Göreceğiz bundan böyle hangi çıkmaz sokaklara girecekler!..
MUĞLA’DA İKİ AYRI GAZETEDE BENİM DOSTUM OLAN İKİ YAZAR
BİRİNCİSİ; Nazım Hikmet’in Atatürk’ü öğen bir şiirini yazıyor. Yani, Atatürk’ü bu kadar takdir eden adam nasıl vatan haini olur? Anlamı bana göre böyledir. Bu konuyu tartışmak istemem. Ancak, İstiklal Savaşı başlarken, Atatürk Samsun’a giderken aynı gemide Nazım’ın da olduğunu biliyor muydunuz? Sinop yakınlarında birkaç Alman komünist yoldaşı ile Moskova’ya kaçtığını da biliyor muydunuz? Gerisine gerek yok.
İKİNCİSİ; Başbakan, sapanın Arap Kızı için ağlıyor. Ama Gezi parkı sırasında ölenler vardı. Onlar için neden ağlamadı? Özeti bu. Oradaki o kızı temsil edenler Memlekette Demokrasiyi yıkanlar için sessiz direniş edenlerdi. Ülkelerine ilk defa seçim gelmiş ve yapılmış seçilenleri birileri yani askerler yıkıyor. Gelmişler devleti işgal etmişler. Seçimle gelenlere hapishaneye tıkmışlar. Tıpkı bizim başımıza gelen 27 Mayıs 1960’daki gibi. Elbette bizde olduğu gibi bu hareketin bir sürü yerli yamyamları var. Bu yetmemiş, komşu krallar nakit yardımı yapmışlar kime? İhtilalcilere. Neden acaba Demokratik düzeni istemiyor bu krallar? Bu çok kötü bir hastalık. Bir defa insanları ezerek üstüne çökmek huyları olmuş veya vampir olmuşlar kan emmeye alışmışlar. Bunları ıslah etmek için en az üç gömlek geçecektir. İşte böylesine kötü günlerde, baba kızını rüyasında gelin olmuş olarak görüyor. Veya onu şehit olmuş görüyor. Ona demiş ki; kızım sen yalnız değilsin, beklide çok yakında hepimiz senin yanında olacağız. Bu dram, Gezi parkındaki ortalığı talan edenlerle, seçimle gelmiş hükümeti yıkmak isteyenlerle, Devleti temsil eden polislere molotof atanlarla kıyas edilir mi?
Bütün bunları tertip eden, organize eden, Bütün dünyada ne kadar bize düşman olabilen varsa bunlara saat saat bilgi verenlerle kıyas edilir mi? Hele bütün bunları tertipleyen bir parti ise ne yapalım yani? Gidip de oyumuzu mu verelim? Yazıklar olsun…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.