Başkanlık Sistemi

Bu haber 15 Nisan 2015 - 20:55 'de eklendi ve 1.311 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hep düşünüyorum Demokratik Hukuk Devleti ve Başkanlık Sistemi bize en uygunu olmalıdır.

1950 öncesi tek parti ve tek lider adeta tayinle gelen parlamento idi. 1950 den itibaren çok partili ve seçimle gelen parlamento gelmiştir. Ancak, yeni bir dönemi 1960’da bir ihtilalle noktaladık.

1960-1965 arası ayrı, 1965-1970 arası ayrı, 1973-1980 arası dönemine ayrı değerlendirmelidir. 1980-1983 ayrı, 1983-1990 arası da ayrı bir şekilde değerlendirilmelidir. 1991-1996 arası yani bugünkü gelinen noktada neredeyiz?

1950 öncesi tek parti ve şeflik dönemindeki memur zihniyeti bugün halâ yaşanmaktadır. Köyde ölünceye kadar muhtar ve bekçi lakabını taşıyan insanlar, tek parti dönemine aittir.

Halâ bugün tahsildar namı ile bilinen aileler 4. gömlek olmasına rağmen nâm devam eder. Hele büyükler. Meselâ Mûddeûumumi Saffet Bey. Mukaveletçi Ömer Efendi, Başkatip gibi halâ hafızalarda olan memurların olması rejimin gereği idi. Tek parti rejimi ile adı Cumhuriyet’te olsa yönetime gelenler temelli geliyorlardı. Bizde çok partili dönemde dahi seçilen insanlar asıldılar. Onlara oy verenler senelerce hakarete maruz kaldı. 1960 yılından itibaren 1980 harekatına kadar sokak gösterileri yürüyüşler, 1 Mayıslar hep desteklenmiştir.

İşte bu kafalar, iktidarı yıpratacağım derken, aslında demokratik düzene olan güveni yok ettiler. Rejim aleyhi gösteriler her yerde hatta mecliste desteklendi. Üniversitede, devlet dairesinde iş bulmada, sokaklarda, vatan millet diyenlere dövenler, hakaret edenler hep himaye edildiler. Oysa 1950’de başkanlık sistemi olsa idi, Amerika’da olduğu gibi, başkan kabinesini her kesimin sevebileceği kadrolardan oluşturabilecekti. Bu suretle muhalefet yıllarca alıştığı saltanattan yavaş yavaş, alıştıra alıştıra uzaklaştırılacaktı veya o insanların içinden bazılarını dış ilişkilerde veya bazı yerlerde görev verebilirdi.

Şunu belirtmeye çalışıyorum; çok partili ‘Hukuk Devleti’ olamadık. Sebebi ise partiler kendi içlerinde adeta demokrat değildir. Disiplin elbette olacaktır. Bizde liderler kavgası 1945’den bugüne kadar hala devam ediyor. Devleti ele geçiren kadrolaşma yolundadır. Bazı partilerin kadroları aynı gençliktir. Mesela DYP, ANAP, MHP’nin gençliği ülkücülerdir. Sol partilerin gençliği ilkokuldan itibaren eli sopalı yürütülenlerdir. Onlar lisede, yüksekokulda, memur olunca ve milletvekili bile olsa gene yürürlerdi. 1980’den sonra ülkeyi yıkmak isteyenler, PKK veya Devrimci Sol filan gibi isimlerle devam ediyor. Hala bu hıyanet çetesinin partileri vardır. Bu partiye SHP destek olmuştur. Meclise düzinesini getirmiştir. Bu sayede PKK’yı yüce parlamentodan koca ülkeye hakaret ettirmiştir. Başkanlık sistemi olsa idi o parti olamazdı. Öteki de ona destek olamazdı, diyorum. Yani bize göre başkanlık olmalıdır. Şimdi ülkücülere geliyorum. Bu zihniyet 1970’den sonra sokağa dökülen sol fonksiyonlara karşı birleşen haysiyetli gençliktir.

Ne yazıktır ki 1980 ihtilali bu gençliği hiç mi hiç bilemeden, öğrenemeden geldi geçti. Mahkemeler bir soldan idam ederse, muhakkak birde sağdan asıyordu. Askerlere gidip te bu yapılan icraatın hatalı olduğunu anlatması lazım gelen (Bir bilen) vardı. Bunu yapmadı. Oysa kendisinin de solla oynaş kaynaş olduğunu 1991’de öğrendik. Eyvah bizleri 20 sene sola karşı kinlendiren sanki kendisi değildi. Bize uygun yeniden bir başkanlık sistemi partilerimiz arasında kavgayı bitirecektir. Bizi, inanç, vatan sevgisi bayrak sevgisi ve rejim hakkında cümlemiz aynı düşüneceğiz. Ülkesini seven bu konuyu gündemde tutmalıdır. Diyorum.

(bu yazı 1996’da hamlede çıkmıştı)

Bu gün başkanlık sistemi ve anayasa değişimi %60 seçmenin seçim bildirgesi olmuştur.

Askerimizi kışlaya, talebelerimizi okullarına, hukuk düzenimizi kendi meslektaşları seçimle yetkili seçmektedirler. Hiç bir kuruluş dinimizi düşmanın karargahı yapamayacaktır.

Bu seçim var olma ve büyük Türkiye olmanın anahtarı olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.