Başkanlık Sistemi

Bu haber 17 Nisan 2016 - 20:36 'de eklendi ve 1.563 kez görüntülendi.
Hayati Nizamoğluhayatinizamoglu@muglahamle.com.tr
Gündem

Hayati NİZAMOĞLU

Okuyucularımız hatırlar. Yıllardır başkanlık sistemini savunan yazılar yazarım. Bunun nedenlerini bir kez daha anlatmak istiyorum.

 

Çağdaş demokrasilerde, yasama, yürütme ve yargı; kuvvetler ayrılığı ilkesine göre birbirinden bağımsız olmalı ve yasama organı en üst organ haline gelmelidir.

 

Bizde yürütme organı hükümetler, yasama organının çoğunluğundan kurulur. Dolayısı ile hükümeti denetlemekle görevli yasama organı, oluşturduğu hükümeti sağlıklı denetleyemez. Parlamentoda başka bir parti çoğunluğu sağlarsa, genellikle önceki hükümetin mensuplarını yargıya gönderir veya başka yasal yollarla incitir.

 

Hele yine bizdeki gibi çok sayıda partinin seçimlere katıldığı bir ülkede, hükümet kurmak için gerekli parlamento çoğunluğu zor oluşur ve sistem baraj ile averaj verme yolunu seçer. Böylece halkın arasında var olup, parlamentoda temsil edilemeyen milyonlar vardır. Hele bir parti iktidara gelmedi ise, 7 Haziran seçimlerinden sonra yaşadığımız açmazlar, günlük hayatımızı olumsuz etkiler.

 

Çözüm; aynı Cumhurbaşkanı seçiminde olduğu gibi hükümetin doğrudan halk tarafından seçilmesinin önünü açmaktır. Böylece yasa çıkarsın, hükümeti denetlesin diye seçtiğimiz milletvekilleri asli görevlerine döner, onlardan “bakan” olma beklentimiz ortadan kalkar. Barajlara ihtiyaç yoktur. Halkın yüce mecliste temsili daha adil olur.

 

Bakınız, ne zaman cumhurbaşkanı seçecek olsak, bu ülkede kriz yaşardık. Ne zaman Cumhurbaşkanını halk seçmeye başladı, seçim krizi bitti. Muhalefet partileri Cumhurbaşkanı seçiminde dezavantajlı olduğunu düşünebilirler. Akıllı stratejilerle seçimi almaları mümkündür.

 

Ülkenin yönetimini basit, etkin ve sağlıklı hale getirmeliyiz. Tek adam yönetimi istemiyorsak, parlamentonun yetkisini ve etkisini arttırabiliriz. Yoksa her an bir kriz beklentisi ile bulunduğumuz coğrafyada etkin olmak gerçekten çok zor.

 

MHP DE DURUM

 

MHP’ de yaşananlar her ne kadar partinin iç meselesi olsa da, benim de vicdanımı sızlatan birkaç husus var.

 

Genel Başkan Bahçeli’nin bu kadar acele ile yıkılmak istenmesini anlayamıyorum. Sanki Bahçeli vatana ihanet etmiş.

 

İkinci olarak, ülkenin çilesini çekerek bu günlere gelen bir partinin mahkemelik olması, ülkücü camianın yüreğini sızlatıyor.

 

Üçüncü olarak, milyonlarca oy alan MHP hakkında karar verecek yargı organı, bence daha üst bir mahkemede,  daha çok hakimin ortak kararıyla olmalıdır. Bu sadece MHP için değil, bütün partiler için geçerli olmalıdır diye düşünüyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.