Başkanlarımız şehre yaya çıkmazlar mı? « Hamle Gazetesi

Başkanlarımız şehre yaya çıkmazlar mı?

Bu haber 19 Kasım 2019 - 0:00 'de eklendi ve 1.772 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Evvelki hafta sonunda eşimle birlikte şehri dolaştık.

Evet, yürüyerek. Şehir merkezi elbette bana göre değil… O yüzden eşimle birlikte çıkıyoruz. Sürekli bir eli kolumda. Düşerim diye korkuyor. Aslında bende korkuyorum, düşüp onu da beraberimde düşürürüm diye…

Jeep ile dağ off-road yapar gibi, resmen “şehirde yaya off-road” yapar gibiyiz! Biraz abartılı oldu, ama daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Kocaman bir şantiye…

Muğla’nın bu şantiye halleri bitmeyecek…

Sokaklarda sadece bu hallerden değil, hemşerilerimizin sık sık önümüzü kesmeleri nedeniyle de yürüyemedik. Adım başı dert dinledim. Bu beni elbette rahatsız etmedi, etmezde… Ama şehrim için üzüldüm, “şikayet makamı” haline geldiğimi görmekten utandım.

Bir değil, iki belediye başkanımız, onların da ikisi seçilmiş dört belediye başkan yardımcımız var, bunlar eşimle geçtiğimiz yerlerden yaya geçmiyorlar mı acaba diye de düşünmedim değil…

xx      xx      xx

O gün Hamle‘nin bulunduğu Hacımemişağa Sokak, Kocamutafaefendi Caddesi, Kütüphane, Mustafa Muğlalı Sokaklar, Mustafa Muğlalı, Saatli Kule Caddeleri, Arasta, Pazar Camii Kusular Sokaklar, Helvacı Tahsin‘in oradan Kurşunlu Cadde, Faruk Aksoy Sokak, İsmet İnönü Caddesi diye iyi dolaştık.

Yağcılar İşhanı önünde bir sürücü ile az kalsın kavga ediyorduk. Bisiklet yolları işgal altında. İşgalcilerden biri yola taşmış. Geçemeyen kamyonet bizim bulunduğumuz kaldırıma çıktı, üstüme geliyor. Kenara çekilir diye düşünmüş olabilir. Anlık olduğu için çekilemedim. Gerildim, “Hadi çarpta görelim” der gibi önüne dikilmeye kalktım. Açtı camı, belli onunda öfkesi burnunda, benimki de öyle ben söylendim, o söylendi, bana silme geçip gitti.

Esnaftan orada bulunanlar yanıma geldiler, “Burası hep böyle” dediler. İçlerinden biri de, ben “Zabıtayı aramıyor musunuz?” demeden, “Zabıtayı arıyoruz. Sağolsunlar otomobil ile gelip, içinden ‘araçlarınızı kaldırın’ diye anons edip gidiyorlar” diye şikayet etti.

Ben “Kaldırıyorlar mı bari” dedim, o “Görüyorsunuz, sokağın hali ortada” diye karşılık verdi…

xx      xx      xx

Şehrin neredeyse her yanı aynı… Balcıoğlu Hanı önünde de aynı şikayetlerle karşılaştık. İsmet İnönü Caddesi‘nin İnsan Hakları Parkı yanındaki bölümünde kaldırımlar sağlı-sollu otopark olmuş. Hafta sonu böyle, hafta içi nasıl acaba?

O “İnsan Hakları Parkı”nın adının da hala “Av. Sabahat Aykın İnsan Hakları Parkı” olarak değiştirilmesi bekleniyor.

O cadde üzerinde Şifa Eczanesi vardı, artık yok. Eczanenin bulunduğu “Muğla Evi” restore edildikten sonra Behçet Saatcı tarafından “Seçim Bürosu” olarak kullanılmıştı. Şimdi Türk Kızılay’ı Kan Alma Merkezi olmuş. Hemen karşısında da Kızılay‘ın Katlı Otoparka sırtını verdiği “iş merkezi” var.

Anlamıyorum. Orada kat kat, ofis ofis kiraya verilen binaları var, Kızılay Başkanlığı‘na Recai Güreli Caddesi‘nde Valilikçe kira alınmadan yer tahsis edildi. Bir de Kızılaykan alma merkezi” olarak kullanmak üzere Şifa Eczanesi‘nin bulunduğu tarihi yapıyı kiraladı!

Oralarda kan merkezinin otoparkı haline gelmiş…

xx      xx      xx

Geçen hafta sonu da aynı yerlerden geçtik. Tek değişiklik bölgede boşalan dükkanların artması olmuş!

Sözünü ettiğim cadde ve sokakların bulunduğu bölge adeta “terk ediliyor”… Esnaf Odaları, Ticaret Odası bu durum ne diyor bilmiyoruz. Turgut reis Caddesi de boşalmaya başlamış… Buralar neden yayalaştırılmaz anlamıyorum. Bu konuyu da ayrıca yazarız.

Bu sefer oradan Akyol Parkına kadar gidip döndük. Güya Cumhuriyet Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, Recai Güreli Caddesi ve Abdi İpekçi Caddesi prestij cadde” olarak kaldırımlarıyla birlikte daha yeni yeniden düzenlendi ya… Hiç öyle görünmüyordu. Sanki o güzegah hep öyleymiş gibi kirli ve fark edilmiyor… Döşemeler yer yer oynuyor. Sağlıklı bir derz uygulaması yapılmamış.

Görme engellilerin sarı izleri unutulmuş!

Bodrum Belediyesi‘nde “Kentsel Tasarım ve Estetik Komisyonu” varmış. Yeni duydum. Bizim Menteşe‘de ve Büyükşehir de var mı acaba?

Varsa çalışanları nerede oturuyorlar, giyim kuşamları nasıldır çok merak ediyorum…

xx      xx      xx

Onca yolu cambazlık yaparak geçerken bir de bir belediye meclis üyesi ile karşılaştık.

Şehrin “bombalanmış” izlenimi veren görüntüsü ile ilgili Menteşe sınırları içinde Akmercan Muğla Doğalgaz Dağıtım San. Tic. A.Ş. firması tarafından uygulanmakta olan doğal gaz alt yapı çalışmalarından kaynaklandığına dikkat çekerek, “Bu çalışmaları kazı öncesi ve sonrası olarak ele alırsak, kazı izni ve ruhsatlandırma aşamaları da dahil olmak üzere sürecin takibi ve denetimi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü (AYKOME) tarafından yürütülmektedir.” diyerek şu bilgileri verdi:

Kazı öncesi süreç; AYKOME kurumundan alınan Kazı İzninin akabinde ilgili firma tarafından yapılacak alt yapı çalışmaları boyunca; yaya ve araç ulaşımı açısından gerekli güvenlik önlemlerinin alınması, çalışma alanlarında (çalışmanın nedeni, süresi, kapsamı ve çalışmayı yapan firma bilgilerini içeren) kamuoyunu bilgilendirici levhaların bulundurulmasının sağlanması, tozlanmaya karşı sulama işlemlerinin ve kazı sonrası gerekli dolgu işlemlerinin yapılması, kalıcı üst kaplama çalışmaları tamamlanıncaya kadar yağışlar vb. nedenlerle çökme oluşan alanlarda dolgu işlemlerinin aksatılmaması, çalışmayı sürdüren firmanın sorumluluğunda bulunmaktadır. Bu durum verilen kazı ruhsatında AYKOME tarafından firmaya belirtilmektedir. Kazı sonrası kalıcı yol kaplama çalışmaları ise; imalatları tamamlanan alt yapı hatlarında ilgili firma tarafından yapılması gerekli ‘sızdırmazlık testleri’ nedeniyle bir aya varan bir zamana yayılmakta olup; belirtilen teknik sebeplerle sürecin hızlandırılması mümkün olamamaktadır. Vatandaşlarımızın mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla da Belediye Çağrı Merkezi, Zabıta Ekipleri ve Fen İşleri Müdürlüğümüze iletilen şikayet ve talepler, ilgili firmaya iletilerek çözüm sağlanması yönünde çaba gösterilmektedir. Nitekim ‘sızdırmazlık testleri’ tamamlanan yollarda kalıcı üst kaplama çalışmaları yine firmanın veya anlaşmalı olduğu kurum/kuruluşun sorumluluğunda bulunmakta olup; çalışma süresince tüm çalışmalar doğalgaz dağıtım firmasının sorumluluğunda bulunmaktadır. Bu kapsamda; gerekli denetim ve koordinasyon AYKOME tarafında yürütülmekte, İlçe Belediyesi olarak Belediye Başkanlığımızca işin tamamlanması neticesinde yol üst kaplamaların geçici ve kesin kabulü süreçlerinde sürece dahil olmaktadır.

xx      xx      xx

Anladığım kadarıyla doğalgaz bağlantılarının birinci etabında “kazılan yerlerin eski haline getirilmesi” protokolle Akmercan firmasına bırakılmış. Ancak Akmercan muhtemelen “harcamada tasarrufa” yönelmiş ve kaplamalar da olması gereken sonuç alınamamış.

Bu yüzden yüzden olmalı yerel yöntim ikinci etapta kazılan yerleri eski haline getirmeyi kendisi üstlenmiş. Bu defa da Akmercannasıl olsa üstyapıyı yerel yönetim yapacak” diye “tahribatı asgariye indirme” dikkat ve çabası içinde olmazken, yerel yönetim ise kazılan yerleri kapatmakta Akmercan‘a yetişememiş…

Belli ki ortası bulunamamış ve şu anda devam eden üçüncü etap çalışmada kazılan yerleri kapatma işini yerel yönetim yine Akmercan‘a bırakmış. Bu seferde döşenen hatlarda “sızma testini” yapması gereken firma bunu zamanında yapmayınca kazılan yerlerin hızla kapatılıp eski haline getirilmesinde gecikme başlamış…

Kapatılabilen yerlerde pek keyif verici değil. Hafta sonunda şehri dolaşırken en çok Akmercan’ın parke kapladığı veya kaplattığı yerlerde sıkıntı, düşme korkusu yaşadım. Gerçi daha önce belediyenin kapladığı yerlerde çok farklı değil!

xx      xx      xx

Ne yapılmalı?

Öncelikle yapılan işi teslim alanlar “ne teslim aldıklarının” farkında olmalılar. Tabi o sokak veya caddede kazılmadan önce de ‘tesviye yok‘ idiyse, “Muğlalılara bu çok bile” anlayışında iseniz mesele yok!

Kazılan her yer yerel yönetimlerimiz tarafından bir il merkezine, medineye, medeniyete yakışır, insana saygılı bir şekilde yapılmalı. Çünkü otomobilleri bile hoplatan o çirkin kaplamaların olduğu yerler ileride yenilenme zorunda kalacaktır.

Bu şehrin paralarına da insanlarına da yazık.

——————————                                                      ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Zihin fukara olunca akıl ukala olurmuş. -Alıntı.

ÇİVİ

Hasan Telli’nin elinde helva tabağı fotoğrafını “Helvası karılmış tadı da güzel” diye yazıp paylaşması olay oldu. Arkadaşım “Marmaris’te mi karılmış?” diye sordu.

Beni Bi gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

7 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet zeki 19 Kasım 2019 / 01:03

Hep laf hep laf, Muğlada sivil toplum yok, herkes konuşuyor ve facede yazıyor. Tepki gösterin eylem yapın, gidin mesela engelli bir birey olarak eleştirdiğiniz yolda 3 saat bir pankartla tepki gösterin, yerel basın da dahil olmak üzere kimse sıcak koltuğunu bırakmıyor, danışıklı dövüş yapıyorsunuz, sizlerin de kontrollü muhalefet yaptığınızı düşünüyorum, umarım yanılıyorumdur.

oktay ozel 19 Kasım 2019 / 10:03

sayın ozgur sız bıde yagmur yagdıgı zaman ata parktan akyola kadar yuruyun golcuklerden hoplaya ziplaya uzun atlama yuksek atlama her turlu sporu yapiyoruz allah razi olsun osman dededen. saglikli spor yaptiriyor. bide adami begenmezler.ana caddeye baglanan ara sokak girislerinde olusan gollerde alabalik yetistirilecek herhalde. ustune bide para kazandiriacaklar ama adami yine begenmezler.

ahmet kara 19 Kasım 2019 / 10:33

Kızılay’ın kendi banası hatta binaları varken ve Kızılay için vatandaşta yardımcı iken Kızılay’ın yüksek rakamla yer kiralaması şov mu acaba? Kızılay’a güveni zedelemeyin. Kirası nedir ne değildir açıklayın. Kamu yararına çalışan kurumları basın halk adına denetlemelidir. Yani gündeme alıp sorgulamalıdır.

özcan özgür 19 Kasım 2019 / 11:29

Bu yüzden yağmurlu havada çıkmıyorum. Üstelik zminler kayganlaşıyor.

günaydın 19 Kasım 2019 / 11:49

Yazı başlığınıza cevabımdır;”Çıkarlar cenaze olduğu zaman Belediye binasından Kurşunlu Camiiye kadar”

Mehmet Keza KUNDAKÇI 19 Kasım 2019 / 11:56

Mehmet Zeki bey merhaba,
bu konu herkesi ilgilendiriyor,yazara yönelttiğiniz eleştiriyi de anlamaya çalışıyorum ancak çok amacını aşar bir düzeyde bir algı yarattı bizde,ancak siz ne zaman isterseniz ben geleceğim Ortaca’dan böyle bir eylem için istediğiniz yer ve saatte orada olacağım Allah bir mani vermezse,
ancak tüm bunlar,
Muğla’nın özel sosyo-ekonomik ve politik yapısından kaynaklanan sıkıntıları kendileri için fırsta çeviren siyaset ağalarının beceriksizliğini ve Muğla’ya “Uğur Mumcu parkı.vs.yaparak,kendilerini bir matyah sanan vicdanı siyasi ego ve nemasal istikballerine güdülenmiş bedbahtların Muğla’ya çektirdikleri zulümün görülmesine ve sağduyu sahibi insan evladı herkesin anlamasına görmesine engel değil,
selamlar,

Reşat Öztepe 19 Kasım 2019 / 12:44

Gocuman; Yazınızı okudum. yazınızın başlığı nı çok beğendim. Tamamen gerçek. Bilhassa Başkanlarımız da var ya, Fen İşleri İmar İşleri ve Ukome Yetkilileri de yayan olarak sokakları bir dolaşsalar. sevgi ve saygı.