Başkanlar Seçimlere Hile Karıştırdı Mı?

Bu haber 25 Kasım 2016 - 0:02 'de eklendi ve 1.412 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Facebook hesabında son genel seçimde CHP’nin Muğla’daki milletvekili önseçimini sorgularken tüzük tartışması başlatan Hüseyin Anıl, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ve Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’e “Partimizin Muğla’da kendi doğal demokratik mecrasında ve büyük bir centilmenlikle akıp gitmekte olan yarışına sizlerin burunlarınızı sokmanız ile partimizin önseçimlerine hile karıştırmış olmadınız mı?” diye soruyor.

Başkanlar da “Evet” diyorlar.

Yok hayır, demiyorlar…

Hayır” diyen de yok.

Olursa, bu köşede yayınlamaya hazırım…

 

xx           xx           xx

Partisinin belediye başkanlarına ahret soruları bitmeyen Hüseyin Anıl devam ediyor:

Muğla CHP Milletvekili önseçimlerinin sosyal ve matematiksel dengesini üçlü anahtar listenizin lehine bizlerin (23 aday adayı) aleyhine bozmadınız mı? CHP Muğla delegasyonunun parti vicdanına ve iradesine kabaca müdahale etmediniz mi? Siz bu yaptığınızın bir etik, bir siyasi ahlak yoksunluğu ve zaafı olduğunu bilmiyor musunuz?

Hüseyin kardeş bunlar hem gecikmiş, hem de yanıtı zor sorular…

Bana sorarsan sosyal ve matematiksel ve hatta psikolojik denge bozulmuştur.

Delegasyonun siyasi vicdanına nazikçe müdahale edilmemiştir!

Başkanların yaptıklarının bir etik, bir siyasi ahlak yoksunluğu olup olmadığına gelince, bu soruya ben de yanıt veremem…

 

xx           xx           xx

Sıradaki soru şaşırtıcı.

Başkan Gürün ile Başkan Tokat ve Başkan Gümüş’ün önseçimde yaptıklarının CHP Tüzüğünün Madde 70, A bendi ve g fıkrasına göre suç olup olmadığını soran Hüseyin Anıl şöyle devam etmiş:

23 aday adayının alın terinin heba edilmesi ve emek gaspı değil mi bu yaptığınız? Yani sizin bu yaptığınız partiden kesin ihraç edilmenizi gerektiren tüzük suçları kapsamında değil mi?

Sizce de şaşırtıcı değil mi bu soru…

Olacak iş değil ama, parti içi seçimlere müdahale eden belediye başkanlarının partiden ihraç edildiğini düşünün bir kere… Bir kaçı hariç, CHP’li belediye başkanı kalmaz. (!)

Hüseyin Anıl paylaşımını şöyle sürdürmüş:

Avukat Belediye Başkanı sayın Muhammet Tokat size soruyorum, bu ihraç gerektiren bir suç değil mi kardeşim? Bu hukuk ve disiplin denilen şeyi hep siz mi biliyorsunuz? Bahattin Gümüş’e herhangi bir sözüm yok. O yalnızca Süleyman Girgin’e olan kendi Menteşe Belediye Başkanlığı önseçim borcunu ödedi. O zaten masum bir çocuk. Onun yerine Osman Abisi konuşsun.

 

xx           xx           xx

Hüseyin Anıl paylaşımında “İkinci ve Son Bölüm Sorularım” diye bir ara başlık yapmış. “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman Gürün…” diye başlamış ve “Benzer bir üçlü listeyi aynen bu önseçimde olduğu gibi bir önceki seçimde de 4 yıl önce (2011) Karabağlar Yaylası’ndaki evinizde başta Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ve yandaşınız diğer ilçe Belediye Başkanlarını ve bazı İlçe Başkanlarını da toplayarak, yine kendi desteklediğiniz o günkü üçlü listeyi hazırlamış ve bu seçimde yaptığınızın aynısını yapmış mıydınız?” diye sormuş.

O zaman Büyükşehir Belediye Başkanı değildi. 2015 Genel Seçimi’nde olduğu kadar etkili olamamış olabilir…

Anıl’ın son soruları şöyle:

O gün yaptığınız o üçlü listede bu önseçimde de listenizde olan Sayın Nurettin Demir o zaman yine var mıydı? Her önseçimde parti vicdanının ve tabanın iradesinin sandığa yansımasını ne hakla engelliyorsunuz? Yanıtları için siz Belediye Başkanlarıma şimdiden teşekkür ederim. Yanıtlarınız yeni tüzük önerilerim için bana ve bu konuda çalışanlara ışık tutacaktır.

Yanıta ne gerek var ki?…

 

xx           xx           xx

Hüseyin Anıl, son söz olarak, “Bu sorularıma ‘Hayır biz böyle bir şey yapmadık” derseniz ve bunu kanıtlarsanız, disiplin sonucunuzu beklemeden derhal partimden istifa eder ve yetmez siyaseti sonsuza dek bırakırım.” demiş.

Hüseyin Anıl’ın facebook hesabında yaptığı 16 Kasım 2016 tarihli paylaşım pek öyle kendisinin yazıp, kendisinin okuduğu bir paylaşım değil.

Son gördüğümde 70 kişi beğenmiş, 4 kişi paylaşmış ve 100’e yakın kişi de yorum yapmıştı. Onlardan Cihat Uysal şöyle demiş:

Hüseyin dostuma diyorum ki, Milletvekili ön seçiminde aday adayları delegelerden ilçe, mahalle, köy köy oy isterken, CHP’ye güç katmışlardı. Ben o günlerde durumu gördüğüm için Belediye Başkanlarımıza delegeleri özgür bırakınız dileklerimde bulunmuştum. O günlerde Hüseyin dostum hiç bir tepki yapmamıştı. Geçmişte yapması gereken tepkiyi bugün yapmasını kınıyorum. CHP’ye kimsenin özel nedenleriyle zarar vermemesini diliyorum.

 

xx           xx           xx

Cihat Uysal’a katılmamak mümkün değil. Sadece şimdi değil, 2011’de de tepki gösterilmeliydi. Geçte olsa sadece Hüseyin Anıl değil, herkes tepkisini ortaya koymalıydı. Tabi Cihat Uysal gibi düşünmeyenler de var. Mesela mülga Muğla Belediyesi eski İmar Müdürü Celal Şakıyan, “tüzük için yorum yaptığını” vurgulayarak “Büyük Şehir Belediye Başkanlığı adayı ön seçimle tespit edilecek denilip, bankaya 3 adayın 9’ar bin TL yatırmasına neden olunmuştu. Genel Merkezin daha sonra atama ile konuyu çözmesi de farklı bir sorun değil midir?” demiş.

Anıl’ın takipçilerinden Faruk HelvacıoğluSayın hocam Parti içi meselesi de olsa halk yani kamuoyu aydınlanmalıdır. Sizin yazdıklarınız aykırı değil ki… Bunları tartışacağız (Gizli saklı olmasın!) eleştireceğiz ki doğruları bulabilelim.” derken, Saime Demirtaş şöyle demiş:

Bütün bunlar yaşanırken parti zarar görmüyor da üye hakkını ararken mi zarar veriyor bu partiye. Bu zihniyetlerden partimi kaldı, küçülüyoruz. Bunu herkes görüyor.

İsmail Serdaroğlu da şu ifadede bulunmuş:

Başta genel merkez olmak üzere, bizlerin iradesine güvenmeyen,12. madde seçilmişleriyle dediğim dedik çaldığım düdük felsefesiyle çalışan, siyasi ikbal için ilkelerinden vazgeçen tüm il başkanlarını, bunların dümen suyundaki ilçe başkanlarını, takiyeci solcular temizlenmeden bu iş yürümez. Her gün zırt pırt mesaj çekenler ilk seçim milletvekili adaylarıdır. Liyakat mi dediniz, hadi oradan.

 

xx           xx           xx

Yorum yapanlardan bazıları da sorunun kaynağında CHP Genel Merkezi’ni görüyor. Anıl’ın paylaşımına yorum yapanlardan Nabide KılınçSiz sormuşsunuz Hüseyin Anıl. Şu mesele o gün de can sıkıyordu. Partiyi hilelerden kurtaramıyoruz. Bunların nedenini partinin demokratikleşmemesinde, özgürleşmemesinde bulmak mümkün. Yukarıda bahsettiğiniz meselenin baş sorumlusu genel başkan ve parti meclisidir.” demiş.

TC Murtaza EryılmazHocam ben burada genel merkezi suçlu buluyorum. Bir tüzük kurultayıyla kendilerine 50 kontenjan ayırsınlar, geri kalan her yerde ve her türlü seçimde üye bazlı ön seçimi şart koşsunlar” diye kaydetmiş. CHP’nin Muğla’da eski il yöneticilerinden olan Muzaffer Karayer de yorumuyla tartışmaya adeta nokta koymuş:

Erdal İnönü’nün Genel Başkan olduğu yıllar adil seçim yıllarıydı.. Hep ön seçimin delegelerle değil, partiye kayıtlı üyelerle yapılması daha adil olmuştur. Neden Genel Merkez ön seçimi kayıtlı üyelerle yapmaz? Bu tartışmaları burada sonlandırmak gerekiyor. Partimize zarar vermeyelim. Gelecek seçimlerde konuşup önlem alınması sağlanmalı.

 

xx           xx           xx

Yarın il merkezinde CHP’nin İl Danışma Kurulu Toplantısı var. Kesin ihraç talebiyle “tedbirli” olarak disipline verilip “savunması bile alınmayanHüseyin Anıl’ın gözaltında, yasaklı geçirdiği gün sayısı sanıyorum yarın 52 veya 53 olacak. CHP’de hiç böylesi olmamıştı. Hüseyin Anıl meramını yarın da anlatamayacak. Çünkü salona alınmayacak. Ayıp olmasın diye alınsa, söz verilmeyecek…

Peki yarın Anıl’ın uğradığı hukuksuzluğa itiraz eden olur mu?

İşte o biraz sıkar… Cesaret ister!

Belki de tersine Anıl’ı eleştiren dalkavuklar çıkabilir. Bakarsınız Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün danışma kurulunda Genel Merkez’den gelenlerin önünde Hüseyin Anıl’ın sorularını yanıtlar, hukukun üstünlüğünün, demokrasi ve özgürlüklerin önemine işaret eder…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Bulut Adıvar 25 Kasım 2016 / 16:47

Hüseyin Anıl’la uğraşılmaya İl Kongresinde yaptığı konuşma ile başlanılmıştır. İl Kongresinde konuşmak için kürsüye Fetö terör örgütü gazetesi zamanla çıkmıştır. Gazetenin Büyükşehir ilanının yayınlandığı sayfasını açarak bayramda zaman gazetesine neden ilan verildiğini sormuştur. Kürsüden inerken ön sıralarda oturan bir bayan zaman gazetesi ile gurur duyduğunu söylemiştir. Bayanın bu sözüne arka sıralarda ayakta duran 5-10 kişi tepki göstermiş olup, gerek divan gerek delegeler hiçbir tepki göstermemiştir. İlk önce kongrenin kamera kayıtlarından zaman gazetesi ile gurur duyan bayan ile buna tepki vermeyenleri, ilan verenleri, ilan verenlerin peşinden koşanları disipline versinler. Ayrıca Büyükşehirde CHP’lilere eziyet edenleri de baksınlar. Muğla’lı CHP’lileri aptal verine koymasınlar. CHP’liler her şeyi biliyor ama partide derdini anlatacakları kimse yoktur.