Başkan Tokat, Başkan Gürün

Bu haber 04 Nisan 2015 - 0:00 'de eklendi ve 5.208 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

CHP’li eski belediye başkanı mı diyelim, CHP Muğla Milletvekili aday adaylarından mı diyelim… Kazım Turan’ın Milas Belediyesi hakkında 30 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından açtığı dava sonuçlanmış. Milas Belediyesi kaybetmiş. Milas Belediyesi’nin zincirlediği Kazım Turan Kepçesi özgürlüğüne kavuşmuş…

Anımsayalım…  Kazım Turan’ın Ören Belediye Başkanlığı sırasında belediyeye ait tesiste unutulmuş olan kendisine ait kepçeye Milas Belediyesi tarafından “Ören Belediyesi’ne ait” diye el konulmuştu. Milas Belediyesi’ni yönetenler tarafından “Kendisine ait ise mahkeme kararı ile ispat etsin” denilmişti. Turan’ın açtığı dava 10 ay sürdü. Milas 2. Asliye Hukuk MahkemesiKepçe Kazım Turan’ın” dedi.

Şimdi ne olacak?

xx        xx        xx

Şimdi Kazım Turan zaten kendisinin olan kepçeye yeniden sahip olmuş olacak!

Bununla kalmaz. İlk aklıma geliveren “Kazım Turan bu kepçe ile 10 ayda kaç para kazanırdı?” oldu. Ama bu problem değil, kaç para ise o parayı faizi ile Milas Belediyesi’nden tahsil edebilir. Böyle bir durumda Milas Belediyesi zarara uğratılmış olacaktır. O zarar, zarara yol açan veya açanlara rücu eder mi onu da bilmiyorum… (!)

Peki ya Kazım Turan kepçenin kendisinin olduğunu kanıtlayamasa ne olacaktı? Sorunun yanıtı açık; hırsız olacaktı! Turan bir bakıma bu haksız, yersiz ithamla da karşı karşıyaydı…

Sanıyorum bu “itham” da bir tazminat davasına söz konusu olacaktır. Veya olmayacaktır.

Bunlar Kazım Turan’ın ve Hukuk’un bileceği işler…

xx        xx        xx

Benim bu kepçe davasında hala anlayamadığım; CHP’li bir belediye başkanı nasıl olurda CHP’li bir belediye başkanını belediye malını çalmakla suçlayabilir? En azından böyle bir fiili gerçekleştirmiş olmakla karşı karşıya bırakır?

CHP’li Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın, şimdi Milas’ın mahallesi olan Ören’in CHP’li Belediye Başkanı Kazım Turan’a karşı bu denli hasmane tutum sergilemesine neden olan ne olmuş olabilir?

Akıl alacak gibi değil!

xx        xx        xx

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin makam otomobili meselesini de aklım alabilmiş değil… Hala anlayabilmiş değilim. Acaba diyorum, CHP İl Başkanı Mürsel Alban son model makam otomobiliyle ilgili savunma yapmaya kalkışmamış; “Başkan Gürün’e yeni makam otomobili alındı” haberini veren bizleri “yalan haberci” konumuna düşürmemiş olsaydı konu bu denli dallanır budaklanır, gündemde kalır mıydı?

Sanmıyorum. En azından Sözcü Gazetesi’ne manşet, Cumhuriyet’e, Fox TV’ye haber olmazdı!

Ayrıca merak ediyorum;

O yazılı açıklama neden Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden değil de CHP Muğla İl Başkanlığı’ndan çıktı?

Yeni makam otomobili ile ilgili haber gazetemizde yayınlandığı gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ev sahipliğinde Tarihi Kentler Birliği toplantısı vardı. Muğla Basını’nın haberi yoktu. Saat 09.00’da başlayan toplantı o “cumartesi sabahı” basına saat 08.30’da haber verilmişti… (!)

Meslektaşlarımdan Mustafa İnci Büyükşehir Belediyesi’nin basın bürosunun çalışmadığını yazdığımda kızmıştım. Haklıymış…

xx        xx        xx

CHP İl Başkanı Mürsel Alban, Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu görevini yapamadığı için o açıklamayı yapmış olabilir mi?

Benim asıl anlayamadığım ise hala Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün konu ile ilgili açıklamada bulunmamış olması… Ama maşallah muhalefet cephesinde atış serbest…

İlk açıklama AK Partisi İl Başkanı İhsan Küreci’den geldi. Küreci, “Madem 1 milyon liralık promosyonunuz vardı, neden bunu personeliniz ve ihtiyaç sahibi aileler için kullanmadınız. Sosyal demokrat başkan konforundan taviz vermiyor” derken, CHP İl Başkanı Mürsel Alban’ın promosyon için “Denizli Belediyesi’nde de bu yöntem uygulanıyor” ifadesine, “Muğla Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin en borçlu 4 Belediyesi’nden biri, ama Denizli Belediyesi Türkiye’nin en az borçlu belediyesi” diye karşılık veriyordu.

Demek ki Sayın Küreci’ye göre, borcunuz azsa böyle bir yöntem uygulanabiliyor” diyeceğim, ama aynı Küreci, banka promosyonları konusunda da ilgili kanun maddesini hatırlatarak, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bir bankanın otomobil tahsis etmesinin suç olduğunu savunuyordu.

O zaman o suç Denizli Büyükşehir Belediyesi’nde de işlenmiş mi oluyor?!

xx        xx        xx

AK Parti İl Başkanı İhsan Küreci’yi anlıyorum. Hadi o kendine göre muhalefette bulunuyor. Önceki İl Başkanı Nihat Öztürk’e ne oluyor? O da şöyle demiş:

Günlerdir saray edebiyatı yapanlar, sarayın maliyet hesabını yapanlar, alın size başka malzeme. Büyükşehir Belediye Başkanı yeni makam arabası 1 milyon TL. Millete 5 TL’den su içir, ‘Para yok’ de. Ulaşıma zam yap, altına milletin parası ile 1 milyona araba çek. Sonra da sosyal demokratlıktan, işçi maaşından, emekliye zamdan dem vur.

Akıl alır gibi değil… Makam arabası tamam 1 milyon TL, Ak Saray kaç TL? Şu anda AK Parti’nin Muğla Milletvekili aday adaylarından biri olan Öztürk, makam otomobilini “olumsuz” bulurken, AK Saray’ı da “olumsuz” bulmuş olduğunun farkında mı?

Şimdi Öztürk’ün bir de milletvekili olduğunu düşünebiliyor musunuz?

xx        xx        xx

Anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Bu il başkanlarının, milletvekili adaylarının bir basın danışmanı, en azından danışabilecekleri bir ağabeyleri yok mu?.. Hadi onların yok, koskoca Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da mı yok? Yokta o yüzden mi CHP İl Başkanı Alban kendisi yerine basın açılaması yapıyor!

Aferin MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz’a. Onda tık yok… Öyle basın açıklaması neyin yapıp, etliye sütlüye bulaşmıyor. En iyisini yapıyor. Eline yüzüne bulaştıracağına susuyor!

xx        xx        xx

CHP İl Başkanı Mürsel Alban öyle mi? Kendisi il başkanı olsa, koyların kiralanması ile ilgili bir şeyler söyler, gider Dalaman’da tepki gösterenlerle omuz omuza verirdi… Partisinin Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın gelip Göcek’te, oradaki iskelenin de ihaleye çıkarılmasına tepki gösteriyor, Sayın Alban’da tık yok! Tabi o Büyükşehir Belediyesi’nin basın danışmanı ve hatta hukuk danışmanı, savunmanı…

Kalkıyor, bu uygulama “Denizli Belediyesi’nde de var.” diyor. Dua edin karşınızda ciddi bir muhalefet yok… Olsaydı, “CHP’li Belediye karşı çıktıkları AK Parti’nin belediyesine özeniyor, örnek alıyor” derlerdi. Onların diyeceğini Sözcü Gazetesi manşetten deyiverdi…

CHP İl Yönetimi ise benim yazılarımla CHP’yi ve yöneticilerini küçük düşürdüğümü iddia ediyor… Şimdi Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni ve dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ni Sözcü Gazetesi manşetine ve hatta Cumhuriyet Gazetesi sayfalarına taşıtanlar ne yapmış oluyorlar?

xx        xx        xx

MUSKİ’nin içme suyu tarifesi Büyükşehir Belediye Meclisi’nde uzun uzun tartışılırken AK Parti Meclis Grup Başkanvekili Gültekin Akça örnek olarak Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tarifesini meclise getirmişti. Kendisi dinlenmemişti. AK Parti İl Başkanı olsam sorardım:

Madem AK Partili Denizli Büyükşehir Belediyesi’ni örnek alıyorsunuz, o zaman su tarifelerini neden örnek almıyorsunuz?

Sorulacak o kadar çok soru var ki… Soruyorum;

Makam otomobilinin plakası kimden alındı? Kaça alındı? Karşılığında ne vaat edildi? İşe alınan filan oldu mu? O “48 DR 048” plakası gerçekten resmi plaka mı? Yoksa herkesin kullandığı bir plakada, alınıp siyaha mı boyandı? Öyle yapıldı ise bu kanuni mi?

Hem bu DR merakı nedir Allah aşkına? Madem sayın başkan doktorluğa o kadar meraklı idi, belediye başkanlığında ısrar niye?

Asıl merak edilen de şu Aralık 2014’te alınan otomobil neden üç ay dam altında tutuldu. Yoksa daha çok orada tutulacaktı da geçen hafta sonunda basına bile haber verilmeden yapılan Tarihi Kentler Birliği toplantısına gelen ve aralarında büyük şehir belediye başkanlarının da bulunduğu seçkin topluluğa hava atmak için mi ortaya çıkarıldı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

8 ADET YORUM YAPILDI
Oğuz Turan 04 Nisan 2015 / 09:09

Olay bence şu , CHP hiç Muğla içinde yerel siyaset yapmıyor , çünkü Üretilen çok ciddi bir hizmet yok, sıkışınca ya da bir şey anlatılacaksa Ankara öyle, Denizli böyle… akparti Il başkanı Muğla ölçeğinde CHP yi sıkıştırıyor ki bu çok önemli, Tartışma artık yerelde. dün belediyenin sendikası aracı savunmuş , şube başkanı daire başkanı ve emek Örgütü bu iş kanuni diyor. komedi yapıp kanunun bir kısmını kesip güya başkanlarına destek oluyor, şu kanun maddesinin devam eden bendi çok açık, hem kamu haznedarlığı tebliği vardır, belediyede sendikada baksın ona, faiz ve fon dışında kurumlar bankadan ayni (mal-malzeme,demirbaş) alamazlar… bir de plâka var ki evet bu plâka sivilde biri resmileştirmiş işte 🙂 ama Dediğiniz gibi bekediyenin partisi de sendikasıda konuştu… biri hiç konuşmadı. hem Denizli yaptıysa (aynı metod mu sorun derim) yanlış örnek alınır mı yahu? Iki yanlış bir doğru eder mi? akparti il başkanı ile Fatih portakal aynı cümleyi kurdu ” çalışanınıza Yada ihtiyaç sahiplerine niye kullanmadınız bu kaynağı ? bir de şu var ki , banka hayır kurumu mu? Niye başka kurumlara kişilere vermiyor ? neyin karşılığı? Vadeli mevduat zaten bankaya Yük niye yükünü artırsın ? CHP ve Belediyenin karşısında artık ses çıkartan bir muhalefet var…Siz kusur bulmanızda doğal , lakin il Başkan’ından sonra vekiller ve diğerleri bu konuya tepki verdi? daha önce niye verilmedi? ulusal medya işin içine girince mi, Akıllara geldi? Neyse Muğla Değişiyor beyler, isteseniz de istemeseniz de.

İİBF / KKTC 04 Nisan 2015 / 15:24

Ne makam arabasıymış.Hepimiz ortada bir yanlış var kiralamaysa da, satın alınmaysa da hatalı diyoruz belediyeden açıklama gelmiyor.Önceki yazılarınız da bahsettiğiniz gibi eski adliye binasını üniversiteye vermeyen bir belediye yapısından bahsediyoruz.Güzel sanatlar fakültesi Bodrum da değil de Muğla merkezde olsa bugün merkezdeki sanat aktivitelerini konuşuyor olucaktık.Kız meslek lisesinin mimarlık fakültesi olmasının yolunu açıcaktı…30 mart seçimlerinde Osman Gürün muhalefetin birleşmesi ve 17-25 aralık olaylarından dolayı seçildi.Kimse Osman Gürün’ü Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görmek istediği için seçmedi.Bunun farkına varmalı artık…

İİBF / KKTC 04 Nisan 2015 / 15:40

Plaka konusuna da gelince.neden DR seçiliyor plaka için?? “MB” serisi varken neden DR ???Çünkü pek sayın başkanımız fii tarihinde doktormuş aktif görev yapmayalı kaç sene olmuş ama hala aklı doktorlukta…3 nisan cuma günü büyükşehir belediyesi önüne bilerek gittim mercedesi görmek için.Ama büyükşehir flaması takılı olan araba 48 ND 002 plakalı volkswagen passat marka bir arabaydı.Yani sanırım mercedesi şeytan aldı götürdü bakalım satamadan geri getirecek mi…Ben lisans mezunuyum ve belediye bünyesinde faydalı işler yapabileceğimi düşündüğüm için büyükşehir belediyesine en az 5 kere başvuru yaptım ve her seferinde size geri dönüş yapacağız dediler.Bir hafta önce son yaptığım başvuruda artık alımı kapatmayı düşünüyoruz dediler.Ama bugün duyuyorum ki başkanın egosu tatmin edilecek diye bir plaka karşılığında işe alım yolu açılıyor.Tabi daha işe alınan kimler kimler var…Allah akıl fikir versin büyükşehir yönetimine.2019a kadar ye kürküm ye devam edin.Ama 2019dan sonrasını hep birlikte bekleyip görücez…Bu arada Türkiye de üretilen toyota corolla makam arabasına binen ve geldiği makamı hakeden görev bilincine sahip olan Bahattin Gümüş başkanımıza da teşekkür ediyorum.2019da Büyükşehir de görmek dileğiyle…

İİBF / KKTC 04 Nisan 2015 / 15:56

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 30 marttan bugüne kadar kullandığı makam araçları;
1-Hyundai Sonata 2009 yada 2010 model
2-Volkwagen Passat
3-Mercedes VIP Vito yada Viano
ve son bomba;
4-Mercedes s350 bluetec
ilerleyen süreçte 5.araç olarak helikopter görmek isteriz tabiki…

reşat öztepe 04 Nisan 2015 / 22:10

Gocuman; CHP’yi güççük düşürdünüz diye seni disipline verdilerdi. Şİmdi nolcek. Ulusal basında da Yerel basında da bitmek tükenmek bitmeyen bir sözler dolaşıyor. Dr. başkan dan ise “‘Tık” yok. sevgi ve saygı.

asım demirel 05 Nisan 2015 / 09:04

Hamle Gazetesi ve diğer yerel gazeteleri okuyorum. Sayın Özgür’ün yazılarını bir an önce okuyabilmek için erkenden kalkıp, bilgisayarı açıp okumak oluyor. Muğla’nın kılcal damarlarına kadar bizleri haberdar ediyor. Allah sağlık ve uzun ömür versin. İncelediğim kadarıyla Muğla’da bazıları CHP den ve Muğla’dan hep almış. Ne Muğla’ya nede CHP ye bir şey katmış. Varsa bizim göremediğimiz bir eserleri çıkıp göstersinler. Görünen eserleri de eski ve yeni garajın orada yer alan Muğla mimarisiyle ilgisi olmayan imar durumunun yüzde yüz kullanıldığı yapılar topluluğu. Birde şehrin orta yerinde adeta Muğla’nın kalbine ok gibi saplanmış amerikan taklidi cam resmi bina. O güzelim hal binasını yıktılar yerine cam binalar yaptılar. Üniversite şehri diye bilinen Muğla’ da Belediyenin Üniversiteye olan katkıları acaba nelerdir? Güzel Sanatlar Fakültesi Tarihi Şehirler serisinde yer alan Muğla’da olması gerekirken 1980 sonrası oluşmuş beton yığını Bodrum’a gönderildi. O eski tarihi adliye binasında belediyenin ne işi var? Bu anlayış Muğla’ya yakışır bir belediye hizmet binası bile yapamadı. Gidin Aydın’a birde oranın belediye binasını görün. Onlar nasıl yapmış onlarda muhalefet partisi. Bu işlerin muhalefetle alakası yok. Ancak beceri ve ufukla alakası var. Muğla’lı CHP logosunu gördü mü dayanamaz evet mührünü basar. Bu mercedes hadisesinden sonra 7 haziranda oyunu kullanırken artık sorgulayacaklardır. Zamanı ve yeri miydi bu mercedesi almanın. Bu kadar mı insan keyfine ve konforuna düşkün olur. Bu kadar güçlü egoyla halkçılık olur mu? Acaba bu Mercedesi el altından AKP mi gönderdi?

İİBF / KKTC 05 Nisan 2015 / 23:11

Güzel sanatlar fakültesi’nin Muğla merkezde kalmasını sağlayamayan egosunu ön planda tutup tarihi binayı kendine makam yapan, kültür merkezi adı altında özgün mimariye sahip olmayan ve şehir merkezinden uzak “memleketi” düğereke yakın yapan, kötekliye doğru düzgün alt yapı yapamayan mahalleyi çamurdan kurtaramayan, “tramway” projesini gündeme getirmeden rafa kaldıran maliyetli bir proje diye bahane bulan, Ula-Kötekli-Menteşe-Yatağan güzergahında bir tramway projesini düşünmeyen düşünmek istemeyen, Muğla Uğur Mumcu Bulvarı üzerinde alışveriş merkezleri bölgesinde üst geçit yada alt geçit yapmak yerine saçma sapan trafik ışığı sistemi koyan,… daha saymakla bitmez.Sayın Osman Gürün’ün bir sözü vardı seçim dönemi bilmem hatırlarmısınız. “Ben aday olmam aday gösterilirim.” Bu söz aslında Osman Gürün’ün vizyon eksikliğini kanıtlayan bir söz.Kendi iradesiyle aday olmadığını anlatan bir söz adeta…Ne diyelim istifa etmeyeceğine göre 2019da tekrar sandıkta görüşmek üzere.

musa gokbel 06 Nisan 2015 / 10:16

Bir yanlışlığı düzeltmek için ;sayın Gürün seçim den öncede seçim den sonrada defalarca”ben aday olmam, aday gösterilirim”,ifadesini defalarca kullanmıştır. Bu vizyonsuzluğunu örtmek için kullandığı ama sadece kendinin inandığı bir söylemdir.sanki bulunmaz bursa kumaşı dır. Utanmasa ben istemedim zorla gorevlendirildim diyecek.oysa eylül ayının başında il başkanlığına gerekli odentiyi yatırıp aday adayı olan altı kişi den biri de sayın Gürün dü. Atanmasını sağlayan sürecin hikayesini de, ilişkileri de günü gelince açıklarız. Saygılarımla.