Başkan Gürün’ün İnadı…

Bu haber 29 Kasım 2016 - 9:40 'de eklendi ve 1.666 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Eski Garaj Alanı’nı demlenmeye bırakalı çok oldu. Fazlasıyla demlendi. Neredeyse acısı çıkacak…

Neyi bekledim bilmiyorum. Belki de Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden veya Menteşe Belediyesi’nden birinin çıkıp, “Eski Garaj Alanında meydan ve yeşil alan yapılacak.” der diye umutlandım sanırım.

Kimbilir belki de meslek odalarından birinin “Yürütmeyi durdurma talebiyle İdare Mahkemesi’ne başvurduk.” veya “Başvuracağız.” demesini bekledim.

Galiba boşuna bekledim.

Bu şehirde güzel, doğru, iyi olan her şeyi ne çok bekledik…

xx        xx        xx

Dün “Otopark Paraları Hukuki Mi?” başlıklı yazımı şöyle noktaladım:

Bu şehri dubalayıp, şehrin ardından insanların psikolojisini de bozmaya başlayanlar ‘Eski Garaj Alanı Halkındır’ platformunu dinlediği kadar ‘Muğla’da Duba İstemiyoruz’ platformunu da dinleyecektir! Benim anlayamadığım şu:

Şiir yazmaya başlayan genç avukatlarımız dava açmayı neden denemiyorlar?

Dün telefonla arayıp soranlar oldu:

Caddelerin, sokakların, AVM önlerinin “Paralı otopark” yapılmasına karşı dava açılabilir mi?

“Eski Garaj Alanı Halkındır” platformu ne yapıyor?

xx        xx        xx

Ben hukukçu değilim, bildiğim kadarıyla dava açılabilir… İnternete girmeniz halinde bu konuda pek çok haber görebilirsiniz. Onlardan 13 Mart 2015 tarihli olanında “Türkiye’nin çeşitli kentlerinde yerel yönetimlerin yol, cadde ve sokak aralarındaki otopark uygulamasını Danıştay 8. Dairesi hukuka aykırı buldu.” deniliyor.

Daha önceleri, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde idare mahkemelerinin vatandaşın lehine yönündeki kararlarını temyize taşıyan belediyelere Danıştay emsal niteliğinde bir karar verdi. Söz konusu kararda vatandaştan alınan otopark ücretinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.” denilen haber özetle şöyle:

Urfa’da Balıklıgöl civarında uygulanan parkomat uygulamasının daha önce yargıya taşındığını hatırlatan Delebe, ‘Bununla ilgili olarak daha önce Balıklıgöl Havzası’nda arabaların park edilmesi suretiyle el edilen otopark gelirleri yargıya taşındı. O dönem Urfa’da idare mahkemesi yoktu. Gaziantep İdare Mahkemesi’ne dava açıldı ve o dönem idare mahkemesi uygulamayı iptal etti. O da aslında bir emsal. Fakat bu yeni uygulama sokak ve cadde arasından ziyade ana arter yollardaki uygulamayla ilgili. Danıştay’ın verdiği bu son karar ana arter yollardaki uygulamalarla ilgili. Dolayısıyla bu yeni bir emsal. Bununla ilgili davalar açılırsa idare mahkemeleri mutlaka Danıştay’ın bu kararını dikkate alacaklardır’ ifadelerini kullandı.

xx        xx        xx

Eski Garaj Alanı Halkındır” platformu ne yapıyor bilmiyorum. Soru “Ne yapmıyorlar?” şeklinde sorulsa yanıt verebilir miydim onu da bilmiyorum…

Bildiğim, platformun öncü kadınlarından birinin Mimarlar Odası’nda görevli ve mimar eşinin Menteşe Belediyesi’nde meclis üyesi olduğu…

Evet, Eski Garaj Alanı’nda lüks konut üretimi o zaman Muğla Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonucu engellenmişti. Bu dava pek çok bakımdan önemlidir. Kimse farkında değil ama gerçek anlamda demokrasinin öğretildiği derslerde örnek gösterilebilinecek bir olaydır bu…

Gazetemiz yazarlarından Sosyolog Ünal Bozyer’in alanına da giriyor olmalı…

Davayı açan sanıyorum o zaman Oda Başkanı olan Mehmet Yenisu idi… Kendisi CHP’lidir…

Mimarlar Odası’nın davayı kazanan avukatı o zaman Muğla Barosu Başkanı olan Mustafa İlker Gürkan’dır… Kendisi CHP’lidir…

İdare Mahkemesi’nde hakkında dava açılan mülga Muğla Belediyesi’dir. O zaman belediye başkanı Osman Gürün’dür… Kendisi CHP’lidir…

Düşündürücü değil mi?

xx        xx        xx       

Hukukun üstün olduğu ve toplumsal hakların bireysel, grupsal çıkarlara üstün geldiği “Demokratik Hukuk Devleti” anlayışı işte böyle bir şey…

Yeri gelmişken Mimar Mehmet Yenisu’yu ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarını “Osman ağabeye ayıp olur. CHP’li bir belediyeye bizim dava açmamız yakışmaz” demedikleri; Av. Mustafa İlker Gürkan’ı da “CHP’li bir belediyeye karşı açılan davayı üstlenmek bana yakışır mı?” demediği için kutluyorum…

Eski Garaj Alanı’nın Muğlalıların istediği ve beklediği gibi “Meydan ve Yeşil Alan” düzenlemesini engellemek için elinden geleni yapan, adeta inatla direnen Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü de… alkışlıyorum…

Eski Garaj Alanı’nı için yaptıkları “Ticaret Alanı +Yeraltı Otopark Alanı Amaçlı 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı” askıya çıkarıldığında bir basın açıklaması ile duyurulmalıydı; çok okunan gazetelere ilan verilmeliydi; belediyeden çok sıradan olaylarda tacizkar biçimde SMS atılırken, askı konusunda da SMS gönderilebilirdi…

xx        xx        xx

Ne diyelim şimdi?

Mimarlar Odası’nın bile haberi olmamış, Oda da görevli “Eski Garaj Alanı Halkındır” platformu öncüsünün nereden haberi olsun? Mimar eşinin ise Belediye Meclis Üyesi olması nedeniyle mutlaka haberi olmuştur.

Yoksa Menteşe Belediye Başkanı susarken Menteşe Meclis Üyesi ne diyebilir ki mi diyelim?

İşte bu “tumturaklı” durum da demokrasinin “cilvesi”…

Cilveli demokrasi!

İşin içine “cilve” girince aldanmak, aldatılmak veya aldatmak daha mı kolay oluyor ne?

Cilve” derken kastım “cinsel çekicilik” de değil. Zaten “cilve” bu da değil, hep belden aşağı düşünüldüğü için yanlış biliniyor.

“Cilve” de bir çeşit “dil”; “vücut dili” gibi bir şey…

Pek ilk zamanlardaki kadar inandırıcılığı da kaldı mı bilmiyorum, ama Muğla’da vücut dilini en iyi kullanan kişinin Başkan Gürün olduğundan emin olabilirsiniz. Taklitleri de itici oluyor, ama giderek çoğalıyorlar.

“Yürek dilini” kullanan ise neredeyse kalmadı gibi…

xx        xx        xx

Hemşerimiz rahmetli Oktay Ekinci’yi aramızdan ayrılışının 2. yılında Konakaltı Kültür Merkezi’nde andığımız etkinliğin konuşmacılarından biri Mimarlar Odası Başkanı Osman Köseoğlu idi. Ünal Türkeş’ten bana kadar kalabalık bir konuşmacı fotoğrafı vardı. Ertesi gün (19 Kasım 2014) bu köşede kaleme aldığım yazımı şöyle noktalamıştım:

Yeni Oktaylara gelince… Ben o ışığı Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Osman Köseoğlu’nda gördüm… Ayrıca Oktay’ın adının verildiği akademi veya fakülte yeni Oktaylar mezun edecektir…

Yanılmamış olmayı o kadar çok istiyorum ki… Galiba yanıldım.

Yoksa Eski Garaj Alanı ile ilgili Eylül’de veya EylülEkim’de bir ay askıda kalan yeni planlamadan haberleri olurdu. Hadi askıdan haberleri olmadı, oda olarak açtıkları davaya sadık kalıp itirazda bulunamadılar… Şu ana kadar yürütmenin durdurulması için İdare Mahkemesi’ne başvurabilirlerdi, o da yok…

xx        xx        xx 

O anma gününde açış konuşmalarında Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, “Aydın bilen değil, aydınlatandır. Oktay aydınlatandı.” saptamasında bulunurken, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, “Oktay Ekinci bizlere her zaman örnek oldu. İmar politikalarına yön verdi. Kültür varlıklarının korunmasına öncülük etti. Belki de bu gün pek çok sivil mimarlık örneği yapı, kültür ve tabiat varlığı O’nun sayesinde yaşıyor. Muğla’nın korunmasında da çok büyük emeği var. Şükranla anıyorum.” diyordu.

Şükranla anmak… Şükran duygularımızı sözle ifade etmek yeterli olur mu? Olmamalı…

Peki, ne yapılmalı?

Yine aynı oldu. Yazı aldı başını gitti. Eski Garaj Alanı’na “Ticaret Alanı” olur mu diyecektik. Yarın diyelim. Sorunun yanıtını verelim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
Ahmet ünlü 29 Kasım 2016 / 09:50

Sevgili Özcan eski garaj alanına hiçbir oda itirazda edemez davada açamaz bu böyle biline. Çünkü maalesef odalarda Osman Gürün ün elinde. Başkanları yönetim üyeleri bin çoğu belediyede görevli veya belediye ile işleri var. Umarım bu yorumu yazdığım için utanırım beni utandırırlar

Biray 29 Kasım 2016 / 10:48

Yol kenarındaki dubalarla ilgili nihayet dün bir açıklama büyük şehir belediyesinden geldi. İsteyen http://mugla.bel.tr/haberler/dubali-caddelerde-tek-yon-duzenlemesi-yapilacak20161128162047 linkten yada büyük şehir belediyesinin web sayfasından kendi okuyabilir. Ancak benim anladığım kadarıyla yol kenarları ile ilgili bir planlamanın henüz yapılmadığıdır. Haberde yapılacak deniyor. Hadi ben yanlış anlıyor isem planlama niye açıklanmıyor ayrıntılı bir şekilde de bu kadar milleti keriz yerine koyuyonuz? Planlama yapılmadıysa niye duba dikiyonuz şimdiden? Yoksa tamamen ücretli otopark için yapılan bir uygulama halktan gelen tepkiler nediyle bu şekilde açıklama ile kabullendirilmeye, geçiştirilmeye, sindirilmeye mi çalışılıyor? Hadi diyelim ki planlama var, ozaman da planı uygulamaya geçmeden ilk duba dikip otopark parası alınarak mı icraata başlanır? 2017 de dubalar kaldırılacakmış yapılan açıklamanın yalancısıyım. Ozamanda sormazlar mı bu dubalar kimden alınıyor, kime ne kadar ödeniyor, kimlere rant sağladınız, bunların parası vatandaşın parası değil mi diye?

Funda Karadağ Dural 29 Kasım 2016 / 13:22

Sayın Özgür, yazınızda bahsettiğiniz platformun öncü kadınlarından,meclis üyesi eşi ve Mimarlar Odası çalışanı benim. Ancak adımı yazmamışsınız:)Burada her zaman ki gibi keşke bana sorsaydınız demeden edemeyeceğim. Çünkü çalıştığım kurumun bu konudaki hukuki mücadelesi ve benim platformla hareket etmem birbirinden çok farklı konulardır. Ben sadece bu kurumun profesyonel çalışanıyım. Dışarıda ise Fundayım. Mücadelemi Mimarlar Odası çalışanı olarak değil Funda olarak yaptığımı, bunun çalıştığım kurumla asla ilişkilendirilmemesi gerektiğini hatırlatmak zorunda kaldığım için üzgünüm.Meclis üyesi eşi olmam konusu da tıpkı yukarıda saydığım gerekçelerden dolayı tamamen vicdanınıza bırakacağım bir konudur.