Başkan Gürün’e Soru Önergesi

Bu haber 22 Eylül 2018 - 2:56 'de eklendi ve 2.028 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Herkes geçen hafta perşembe günü “ÇİVİ” köşesinde yer alan; “AK Parti 26. Dönem Milletvekili Nihat Öztürk’ün Danışmanı Mustafa Ali Türkan Eylül Ayı Meclis Toplantısı’nda alınan kararla Seydikemer Belediyesi Başkan Yardımcısı olarak atandı.” şeklindeki ifademizi soruyor.

Sorular muhtelifti. Birisi “Özcan bey beni bi gülmek almadı. Burada gülmemiz mi gerekiyor?” şeklindeydi.

İsteyen ağlayabilir” diye bir yanıt vermedim tabi.. Aslında bu köşe “gülelim” değil, “düşünelim” köşesi. İlk kez bu ifademiz ile ilgili sorular geldiğine göre, şükürler olsun amacımıza ulaşmışız… Düşündürmüşüz… Düşündükten sonra isteyen ağlar, isteyen güler. Orasına karışmayız. Ama beni de bi gülmek alıyor işte…

Okurlarımızdan biri de bunu sordu. “Bu ifadeniz sizi neden güldürdü?” dedi. Bu atama bana Nihat Öztürk-Kadem Mete rekabetini hatırlattığı için beni bi gülmek aldı…

Görüyorsunuz işte, anlatmaya gerek yok; Nihat Öztürk hala güçlü…

xx           xx           xx

Anlaşılan bu gün bu yazım “AK Parti’de neler oluyor?” yazısı gibi olacak.

AK Parti Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hürol Önder‘den bir e-posta aldım.

Bu köşenin okurları anımsayacaklardır. Bu ayın ilk günlerinde AK Parti Genişletilmiş Danışma Meclisi toplantısı yapılmış ve bu toplantıda AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, CHP’li Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün hakkında iddialarda bulunmuştu.

Bu köşede 13 Eylül‘de çıkan “Başkan Mete’nin Başkan Gürün İddiaları!” başlıklı yazımızda, Dalaman ve Ortaca‘da gerçekleştirilen asfaltlama çalışmalarında ortaya çıkan fiyat farklarına dikkat çeken İl Başkanı Mete‘nin konuşmasından şu ifadesine yer vermiştik:

Ben size rakamlar sunacağım, Meclis üyelerimin iyi dinlemelerini ve ilk mecliste soru önergesi vermelerini istiyorum…

AK Parti Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hürol Önder önergeyi vermiş…

xx           xx           xx

AK Partili Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Hürol Önder 13.09.2018 tarihinde, yani yazımızın yayınlandığı gün Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün tarafından yanıtlanmak üzere yazılı soru önergesi vermiş. Soru önergesinde şu ifadeler yer almış:

13.09.2018 Tarihli Hamle Gazetesi’nde köşe yazarı Özcan Özgür’ün Özgürce köşesinde yer alan AK PARTİ İl Başkanı Kadem Mete tarafından dile getirildiği belirtilen 21.09.2016 tarihli ihalede Dalaman ilçesinde 15 m. Genişliğinde 1560 m. uzunluğunda toplam 23.400.m2 lik asfalt yol yapım işinin 8.000.000,00₺ ye ihale edildiği, bu doğrultuda yapılan yolun m2 birim değerinin 341.000,00₺/m2 den ihale edilmiş olduğu, akabinde 07.11.2018 tarihinde Ortaca ilçesinde 57.200.m2 lik asfalt yol ihalesinin ise 6.000.000,00₺ ye ihale edildiği, yapılan ihalenin m2 birim değerinin ise 104.000₺/m2 olduğu, iki ihale arasında m2 birim değer açısından yaklaşık 3,5 kat bir fark olduğu belirtilmektedir. Oluşan bu farkın nereden kaynaklandığı konusunda bir bilgilendirme yapılması için gereğini Başkanlık Makamından arz ederim.13.09.2018

Verilecek yanıtı merakla bekliyoruz.

Bakalım verilecek yanıtla bizi bi gülmek alacak mı?

xx           xx           xx

Geçtiğimiz günlerde yerel gazetelerimizden birinde genç gazetecilerimizden Altar Zeyhan‘ın imzası ile çıkan habere “Mimarlar Odası: Muğla beton kamyonları ile doldu” başlığı atılmış.

Haberin spotunda da “Muğla Mimarlar Odası tarafından İmar Affı sonrası Muğla’nın tüm ilçelerinde kaçak yapılaşmanın arttığı söylenerek, vatandaşlardan bu kişileri ihbar etmeleri istendi.” ifadesi yer almış.

Beni gerçekten bi gülmek aldı!

Altar Zeyhan kardeşimizin haberi ise şöyle:

Muğla Mimarlar Odası tarafından yasalaşan İmar Affı sonrası Muğla’nın beton kamyonları ile dolduğu dile getirildi. Denetimlerin arttırılması gerektiğinin vurgulandığı basın açıklamasında, ‘Af sonrası kontrol konusunda ciddi endişelerimiz var. Özellikle hazine arazilerinin affa dahil olmasından endişeliyiz. Bu aşamada toplumsal anlamda bir bilinç oluşturulması gerekiyor. Özellikle Muğla ile ilgili de bakanlığa yazı yazacağız’ diye ifade edildi.

Açıklamanın devamında ise, ‘Yapılan kaçak yapılarla birlikte diğer tehlike ise deprem tehlikesi. Depreme dayanıklılıkla ilgili sorumluluk mal sahibine ait. Yasal olarak yıkılmayan ev depremle yıkılabilir. Ayrıca tamam yasa çıktı fakat, Muğla olarak amacımız bundan rant sağlamaya çalışanlara karşı gelmek olmalı. Buna bugün hep birlikte önlem almazsak yarın komşu olarak sıkıntı çekeceğiz.’ denildi.

xx           xx           xx

Mimarlar Odası‘nın hassasiyetini taktirle karşılıyoruz. “Barıştan” yararlanmak için çok sayıda “uyanığın” özellikle denize kıyısı olan yerlerde çok sayıda “gece kondu” ürettikleri duyumlarını bizde alıyoruz.

Özellikle sosyal medyada bu kaçak göçek yapıların fotoğraflarının paylaşıldıklarını görüyoruz.

Af veya barıştan önce yapılan kaçak, yani Hazine arazilerinin işgali yoluyla da yasalara aykırı üretilmiş “gece kondular” ile o yasalara saygılı vatandaşların tepkilerine neden olan imar affı veya barışına izin veren düzenlemenin resmi gazetede ilan edilmesinden sonra üretilen “gece kondular” birbirlerinden nasıl ayrılacaklar?

Bu bizden uyanıklarla barışma kararı alan Ankara, bizden iki defa uyanık olanlarla da barışacak mı?

Sanıyorum Mimarlar Odası bu sorulara cevap arıyor…

Bir soru da ben Mimarlar Odası’na sormak isterim. Basın açıklamanızda denetimlerin arttırılması gerektiğini belirtmişsiniz. Denetimleri kim veya kimler arttıracak?

xx           xx           xx

Mimarlar Odası görevini yapıyor.

Keşke herkes; çevreci geçinenlerimiz, öteki meslek odalarımız, yerel yönetimlerimiz, milletvekillerimiz ve gazeteci meslektaşlarımız da Mimarlar Odası gibi görevlerini yapabilseler, duyarlılık gösterebilseler…

Bu aşamada toplumsal anlamda bir bilinç oluşturulması sağlanıncaya kadar atı alan her yeri geçecektir!

Haberde “İhbar olmadan kontrol zor” diye ara başlık vardı. Bu mimarların ifadesi mi, Altar kardeşimiz mi yakıştırdı anlayamadım. Yazmak istemedim. “İhbarcı bir toplum olalım” da istemiyorum… Ama şikayet etmeden de olmuyor. Sistem şikayet üzerinden yürüyor. Şikayet ederseniz gereği yapılıyor veya yapılmıyor. Şikayet etmezseniz kimsenin haberi olmuyor…

Kimsenin de “denetim görevi” yaptığı yok! Bu görevde yasalara saygılı vatandaşlara düşüyor. Onlar şikayet etmeliler ve biz gazeteciler de yazmalıyız…

Ben Mimarlar Odası‘nın özellikle Muğla ile ilgili Bakanlığa ne yazacaklar ve Bakanlık ne yanıt verecek, ne yapacak onu da çok merak ediyorum. Umarım bu konuda da beni bi gülmek almaz…

xx           xx           xx

Muğlalı büyük mimar Mihail Kostantinoğlu için ‘Muğla’nın Mimar Sinan’ı’ denirdi. Muğla’da bugün bile her gün önünden geçtiğimiz büyük mimari eserlerin çoğunu o inşa etmişti. Nasıl ki, Mimar Sinan’ın arkasında Kanuni Sultan Süleyman olmuşsa Mihail ustanın arkasında da Hacı Kadı ailesinden Hacı Kadı Zade Süleyman Efendi vardı. … Etnik köken ve din saçmaydı onun için. İnsanı yeteneğine, zekâsına, disiplini ve çalışkanlığına göre değerlendiriyordu, zaten dinler de bunu istemiyor muydu, düzgün, yararlı bir yaşam sürmeyi önermiyorlar mıydı? Yaşadığı kenti çok seven Mihail Usta Hem Muğla kiliselerinin çan kulelerini, hem Muğla camilerinin minarelerini inşa etmişti. … Kendisi de Muğlalı bir mimar olan Ertuğrul Aladağ,- edebiyattan aldığı güçle- anlatıyor bize mimar Mihail Ustanın barışa olan tutkusuyla sanata verdiği değeri. Tıpkı Anadolu gibi Muğla’nın da o hazin ve karanlık yıllarını eksiksiz öğrenmek isteyen herkesin okuması gereken bir başucu kitabı Aladağ’ın Filvari Usta adlı eseri…

Ertuğrul Aladağ‘ın bir sosyal medya paylaşımında özetle böyle yazılıyordu.

Kentimin Öyküsü, Aşkım Ronda, 1908 Birlikte İlerleyebilseydik, Sekene Türkleşmiş Rumlar / Dönmeler, Andonia Küçük Asya’dan Göç, Maria Göç Acısı derken, 6 kitaptan sonra yedinciyi çıkarmış diye düşündüm. Öyle olmuş. Aladağ‘ın yedinci kitabı “Filvari Usta Muğlalı Mimar Mihail Kostantinoğlu 2016 yılında Belge Yayınları‘nda çıkmış. Haberimiz olmamış… Paylaşımı da kitabın tanıtımındanmış. Bu yeni kitabını ve ötekilerini “08502770426” nolu telefondan ulaşarak edinebilirsiniz.

—————————————-                                                                                     —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Bil ki; yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın ve unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın. (Lev Tolstoy)

ÇİVİ

Bugünlerde basında ve sosyal medyada “İskender” adı çok geçer oldu. Bizim Hüseyin Atılgan da facebook hesabından “Therali şair der ki: Gordion düğümüne karşı yaşasın İskender…” diye paylaşım yapmış.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

—————————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.