Başkan Gürün’den Özür Diliyorum

Bu haber 13 Aralık 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.024 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Galiba bu ikinci oluyor.

Hep eleştirecek değiliz ya…

Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Aralık ayı olağan toplantısında birkaç meslektaşımla protesto ettik.

Yetmemiş gibi bir de “Meclis’te Basına Örtülü Sansür Mü?” başlıklı yazımı kaleme aldım.

Genel anlamda o yazımın hala arkasındayım.

O zaman neden özür diliyorum?

Bazı meslektaşlarımın yüzünden!

xx        xx        xx

Timur’un Filleri ile Nasrettin Hoca fıkrasını bilenler bilir.

Savaş olmadığı zamanlarda Timur fillerini halkına dağıtırmış, bakılsın diye…

Yine böyle bir zamanda Akşehir’e bir fil gönderilir. Fil haylanabilecek gibi bir şey değildir… Akşehir’de ne bağ kalır, ne bahçe…

Halk Nasrettin Hoca’ya gider, “Hoca kurtar bizi bu fillerden..” derler.

Bunun üzerine hep birlikte Timur’a giderler. Heyet olarak filin yaramazlığını anlatıp, Akşehir’den alınmasını isteyecekler… Kapı çalınır, Nasrettin Hoca içeri girer girmez ahali arkasından kapıyı kapatır, hoca Timur’un huzurunda tek başına kalır. TimurAnlat” deyince Nasretin Hoca şöyle der;

Yüce Timur bizim Akşehir’e bir fil göndermişsiniz. Garip yalnızlıktan bunaldı. Ne yaptığının farkında değil. Yanına bir fil daha gönderseniz, iyi olacak

xx        xx        xx

Önceki günkü yazımı okuyanlar bilecektir.                  ,

Muğla Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Halis Kabaş ‘farkındalık yaratmak için’ Meclis Salonu’nda bir düzenleme yapmış, Elbette bu düzenleme kendi tasarrufu değildir. Başkan Gürün istemiştir, O da yapmıştır.

Ne yapmış?

Meclise girişin sağında, solunda iki cep yaratmış. Cebin biri misafirler, biri de basın için düzenlenmiş. Cepler dekoratif bir paravanla, ama abartılı bir yükseklikle meclis salonundan izole edilmiş.

Benim en çok kızdığımda o paravan olmuştu, ama bizim arkadaşlarında başka türlü haylanması kolay değil!

Neyse… Gazeteciler kesinlikle bulundukları yerden çıkıp meclise giremiyorlar. Ki, “oturduğun yerden gazetecilik” bende bile yok!

O cepten, locadan çekimler meclis üyelerinin enselerinden yapılabiliyor…

Fotoğraf ve kamera çekiminin istendiğinde belediye görevlisi tarafından yapılıp daha sonra isteyene gönderileceği söylendi.

Bunun üzerine benim teklifim ile orada bulunan gazeteciler meclisi terk ettik…

Ama biz o uygulamayı hak ediyorduk!

xx        xx        xx

Şahsen ben protesto tahrikçisi olarak yanlış yapmışım.

Sana ne?

Fotoğraf çekmiyorsun, kamera kullanmıyorsun…

Çekim yapanlar, özellikle haber ajansları düşünsün!

Ki benim için önemli olan, mecliste kimin ne dediği, ne ettiği…

Yazarsın haberini, koyarsın arşivden fotoğrafı, görüntüyü tamam…

Her şey yazı ile anlatılamayacağı gibi fotoğrafla da anlatılamaz. İyi fotoğrafın etkisini de kimse ile tartışmam. Ama fotoğrafla anlatılabilen ayrıntıyı yazı ile anlatma yeteneğine de sahip olanlardanım.

Dönersin köşene, orada da yorumunu yaparsın, tamam… Daha ne?

xx        xx        xx

Ayrıca salak ta değilim… Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü başkan olmadan önce de tanıyorum. İyi kötü belediyede bir yıl beraber çalışmışlığımızda var. Yani kendisini tanıyorum.

Tanıdığım Osman Gürün’ün o “izolasyon” uygulamasını neden yaptığını tahmin edebiliyorum.

Bir gazeteci, üstelikte ötekilerinin “ağabeyi” durumundaki bir gazeteci kalkar meclis görüşmeleri başladığında bir yere oturmak veya en azından bir yerde dikilmek gerekirken meclis kürsüsü önünde dolaşır, bizzat Başkan Gürün tarafından birkaç kere uyarılmasına rağmen meclis sıraları arasında anaokulu öğrencisi gibi dolaşırsa böyle olur!

Evet, Özcan Özgür, sana ne…?

xx        xx        xx

Ben bunu hep yapıyorum.

Belediyenin öteki uygulamalarında veya uygulamasızlıklarında da böyle…

Muhalefet partilerinin, muhalif meclis üyelerinin, ilgili meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin gıkı çıkmıyor.

Çalıştığın gazetenin de belediyeye muhalif olmak gibi bir politikası, çizgisi yok…

Meslektaşlarının çoğu da yan çiziyor.

Sana ne Özcan Özgür? sana mı kaldı “Kral çıplak” demek!

xx        xx        xx

Biz bu mesleğe başladığımız yıllarda TV kameramanları tripot kullanırlardı. Ellerinde kamera çekim yapmazlardı. Fotoğraf çekenler konuşma başlamadan birkaç kare çekim yapar ve yine çekim yapılabilir uzaklıkta bir yere otururlar veya dikilirlerdi.

Fotoğraf çekenler ve kameramanlar konuşmacının önünde etten duvar örmezler. Konuşmacının ağzının içine girmezlerdi…

Son yıllarda ne oldu bizim çocuklara böyle bilmiyorum.

xx        xx        xx

Bu arkadaşlarımızın görgüsüzlüğü ve hatta saygısızlığı karşısında Başkan Gürün’ün uygulamasını protesto etmenin alemi yok.

Hele o uygulamaya neden olanların tepkisiz kaldığı bir duruma Özcan Özgür’ün protesto etmesinin hiçbir alemi, anlamı yok!

Cahilliğime verin… O gün protesto edip çıktığım için üzgünüm.

Biz çıktıktan sonra içme suyuna zam görülüşmüş. Gerilimli bir görüşme olmuş.

Peki, haberi atladık mı? Hayır…

Ben Başkan Gürün’ün böyle bir niyeti olduğunu da sanmıyorum, varsayalım gazeteciler meclisin dış kapısından içeriye adım attırılmıyor. Önemli değil, “gazeteci” o haberi yine alır. Hiçbir şey saklı kalmaz.

Nitekim AK Parti Grup Başkan Vekili Av. Gültekin Akça’nın meclisten sonra yaptığı açıklama ile suya yapılan zamdan herkes haberdar oldu…

xx        xx        xx

Ben salakça ağabeylik yapmaya, “basın özgürlüğünü” savunmaya kalkıştım.

Yanlış anlaşılmasın. Basın özgürlüğünü savunmak salakça bir şey değil…

Salakça olan mecliste ana sınıfı öğrencisi gibi davranış sergileyen, yaramaz çocuk edasındaki sorumsuz arkadaşlarım için eyleme kalkışmış olmam.

Yaptığımız protesto için şahsım adına Başkan Gürün’den özür diliyorum.

Yeni yılın ilk meclis toplantısının yapılacağı Ocak Ayı’nın ikinci salısı meclisteyim.

Arkadaşların durumu beni ilgilendirmiyor.

Herkes hak ettiğine layıktır.

Beter olun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 13 Aralık 2014 / 09:52

Gocaman; Erdemlilik tir,özür dilemek veya yanlıştan dönebilmek. Yanlış yaptığınıa innmıyorum. Ora d da değilim. Anlattığınız kadarıyla Erdemlilik göstermektesiniz. ve Ben de sizi tebrik ediyorum. Erdemliliğinizden dolayı.selam ve sevgi.

Adem Ülker 15 Aralık 2014 / 17:21

müsadenle altına imza attım gitti abi…