Başkan Gürün “Varım” dedi

Bu haber 04 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.410 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hamle’nin dünkü manşeti böyleydi:

Başkan Gürün ‘Varım’ dedi

Bu başlık nereden çıktı? Osman Gürün yok muydu ki?

Elbette vardı… Ama O partisinin büyükşehir adayları birer birer adaylıkların ilan ederken, soranlara “Ben aday olmam. Aday gösterilirim.” diyordu.

Çünkü ilk dönemi için re zorluklarla “ön seçimi” geçip aday olduğunu ve CHP’de “atama kepazeliği modası” baş gösterince “emeği” ve “aday olmayı” unutmuştu!

O nedenle özellikle kendi çevresinde ve kamuoyunda “CHP’li olmayanlarca” da yaratılan “beklentiye” göre Başkan Gürün’ün adaylık başvurusunda bulunmasına gerek yoktu ve nasıl olsa atanacaktı!

Ancak adaylık başvurusu için son gün olan önceki gün eşi Gülsüm Hanım ile birlikte partisinin il merkezine gitti, başvurusunu yapıp, “Varım” dedi.

xx        xx        xx

Belediye Başkanı Osman Gürün önceki gün aslında neye “varım” dedi?

Dünkü yazımda şöyle demiştim:
Başkan Gürün CHP İl Merkezi’nde saat 11.00’de resmen aday adaylık başvurusu yapıyordu. O sırada umarım bir meslektaşım kendisine şöyle sormuştur: ‘Hani siz aday olmaz, aday gösterilirdiniz, ne oldu?’ Eğer bu soru sorulmadı ise, bu memlekette gazetecide kalmadı demektir. (!) Ben yine de sorulmuştur diye umuyorum. Sorulmadı ise sorarız…

Soruyu soran olmamış. Şimdi ben soruyorum:

“Hani siz aday olmaz, aday gösterilirdiniz, ne oldu?”

xx        xx        xx

Başkan Gürün’e o soruyu soran çıkmamış, ama kendisi sanki soruya hazırlıklıymış gibi kendiliğinden  “… bu müracaatlardan sonra tüm Türkiye, genel merkez bu müracaatları değerlendirecek. Yöntemini daha önce çeşitli vesilelerle anlatmış olmasına rağmen tekrar yöntemle ilgili açıklama yapacak ve bir adayımız belli olacak.” demiş.

Oysa yöntem belli… İl Başkanı Mustafa Öztürk daha yeni açıkladı.

Partili belediye başkanlarımızın olduğu yerde hakim nezaretinde üyelerle resmi ön seçim yapılacak. Partili belediye başkanımızın olmadığı yerler ve büyükşehir için ise 15 Ekim’de üyelerimizin oylaması ile gayri resmi önseçim, yani eğilim yoklaması yapılacak.” dedi.

Bu sözlerin sahibi İl Başkanı Öztürk, nedense Başkan Gürün’ün sözleri karşısında düzeltme yapıp “Partimizin bu konuda yöntemi bellidir.” diyememiş!

Ama İl Başkanı Öztürk o gün şöyle diyebilmiş:
Sayın başkanımız, halen belediye başkanı. Aslında yanlış bir uygulama bence. Belediye başkanlarının aday adayı olması bence pek hoş değil.

Ne demek bu? Aday adayı olmak küçültücü bir şey mi?

xx        xx        xx

CHP İl Başkanı için bir yazımda “yarım ağız” konuşuyor dediğimde bana kızmıştı. Ama öyle yapıyor…

Sen Belediye Başkanı Osman Gürün’ün adaylık başvurusu sırasında seçim konusunda “Partimiz yöntem belirleyecek..” derken, “Hayır, yöntem bellidir.” demeyeceksin, ama ne demek istiyorsan “Sayın başkanımız, halen belediye başkanı. Aslında yanlış bir uygulama bence. Belediye başkanlarının aday adayı olması bence pek hoş değil.” diyeceksin.

Gel buradan yak… Peki, “Doğru uygulama” ne?

İl Başkanı Öztürk, “Belediye başkanlarının aday adayı olmaları hoş değil” derken “aday olmasınlar” demek istemediğine göre “Belediye Başkanları aday adayı değil, aday olmalılar” veya bir başka deyişle “atama aday gösterilmeliler” mi demek istiyor?

O zaman Başkan Gürün’ün Menteşe Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmesi gerekmez mi?

Söz konusu edinilen Muğla Büyükşehir Belediyesi ise o zaman büyükşehir adaylığı Sayın Gürün kadar Ali Acar’ın da, Muhammet Tokat’ın da, Haşmet Işık’ın da, Hasan Karaçelik’in de hakkı olmaz mı?

Belediye Başkanı Osman Gürün’ü anlamak kolay da, CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk’ü anlamakta güçlük çekiyorum!

xx        xx        xx

Başkan Gürün önceki gün son anda adaylık başvurusunu yaparken, “Sonuç itibari ile biz tüzüğümüze partimize bağlıyız.” diyerek şöyle devam etmiş:

Tüzükte aday belirlemekle ilgili maddeler açık ve bu konuda Parti Meclisimizin aldığı kararla belirleme yetkisini Parti Meclisi MYK’na verdi. MYK da içinden seçilen beş arkadaşımıza ön çalışma yapması için yetki verdi. Dolayısı ile arkadaşlarımız yaptıkları çalışmalara bu müracaatlar ile birlikte son şeklini verecek. Tüm Türkiye kamuoyuna yöntemi,  adayları belirleme şeklini ifade edecek. Hepimizin sabırla beklemesi gerekiyor. Eğer ben Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye isem o tüzüğün tüm maddelerini hiç itirazsız kabul ediyorum demektir. Eğer tüzükteki bir maddenin işleyişine itiraz ediyor, kabul etmiyorum diyorsak o zaman CHP’den istifa etmek gerekir.

Anlaşılan Başkan Gürün Merkez Yürütme Kurulu içindeki, her kimse onlar “5 arkadaşına” güveniyor… (!)  diyeceğim, ama bildiğim o komisyonda 6 kişi var. Belki de Başkan Gürün, altıdan beşini kenden görüyordur. (!)

Görünen o ki hala “atama umudunu” tüketmiş değil… Belki de o beş arkadaşı “Git başvurunu yap. Parti üyelerinden kaçtı dedirtme. Dedirtirsen ataman konusunda elimiz zayıflar” dediler. (!) Bilemiyoruz…

xx        xx        xx

Neyse bu gün Ankara’da “Muğla” görüşülecek. İl Başkanı Öztürk tüm aday adaylarının listelerini Parti Meclisi’ne sunacak.  Öztürk ayrıca Muğla’nın kararını yineleyecek.  Bakarsınız Öztürk, “Belediye başkanlarımızın aday adayı olmalarına artık örgütümüzün yüreği dayanmıyor” da diyebilir. (!) Neden olmasın?.. Belki de Başkan Gürün Ankara’daki 5 arkadaşından çok il başkanına güveniyordur…

xx        xx        xx

Bu arada Başkan Gürün’ün yukarıdaki sözlerine göre, Büyükşehir Belediye Başkanı aday adaylarından 18. Dönem Muğla Milletvekili Musa Gökbel’in bu partiden istifa etmesi gerekmez mi? (!) Çünkü CHP Tüzüğündeön seçim” değil, “atama” var…

Başkan Gürün adaylık açıklamasında tüzüğe bağlılığını ifade etmiş… Musa Gökbel ise tüzüğe rağmen çoban ateşi yakıp, ‘ön seçim istiyoruz bayrağı’ açmış bulunuyor… Bu talep CHP Genel Merkezi’nde kabul görünce, çoban ateşi bayrağının sapından tutan da çoğaldı. Onlarında istifa etmeleri gerekir… Hatta şöyle yapılabilir:

CHP’de ön seçim isteyenler, belediye başkanlarının aday adayı olmaların isteyip saygısızlık yapanlar istifaları beklenmeden toplu disipline verilip toplu ihraç edilebilirler.

Ön seçim istemek; adayların üyelerin oyları ile belirlenmesini istemek CHP Tüzüğü’ne aykırı. (!) Peki demokrasiye aykırı mı? Adama, “Sizi gidi kendine demokratlar sizi…” demezler mi?

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün “Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye isem o tüzüğün tüm maddelerini hiç itirazsız kabul ediyorum demektir.” sözleri beni çok düşündürttü. Ama şaşırtmadı…(!)

Ki Başkan Gürün, “Eski garaj alanında lüks konut üretmek”, “Şehrin orta yerine katlı otopark dikmek” gibi bazı proje ve uygulamalarına karşı çıkıldığında, “Muğlalılar bana oy verirken projelerimi de onaylamış oldular” dememiş miydi?

Başkan Gürün, devri kraliyet başkanlığında demokrasiyi unutmuş olmalı…(!) Şimdi bir CHP üyesi kalkar da “CHP tüzük ve programı Gezi Parkı ruhuna, evrensel sosyal demokrasiye uygun hale getirilmeli” derse suç mu işlemiş olur?

xx        xx        xx

Başkan Gürün konuşmasında ‘Büyük Şehir Yasası’ndan da söz etmiş. “Aksaklıklar var. Kervan yolda düzülür anlayışıyla birtakım aksaklıkları yaşaya yaşaya düzelteceğiz. Muğla’nın menfaati için kol kola girmemiz gerekiyor. Kavga kültüründen uzak durmamız gerekiyor. Bu sorumluluk içinde herkes ve her parti birlikte hareket ederse kazanan Muğla olacaktır.” demiş.

Hayırlı olsun… Ama merak ediyorum: Sayın Gürün Büşükşehir Belediye Başkanı olması halinde “Muğla menfaatine” (!) kimlerle, hangi çevrelerle kol kola birlikte hareket edecek?

Sahi Başkan Gürün adaylık başvurusunun ardından hala “Ben aday gösterilirim” mi diyor?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
BURAK ZEYBEK 04 Eylül 2013 / 09:43

Hayırlı olsun dürüst,çalışkan,mütevazi,çalmayan ve Muğlamıza hizmet edip Muğlamıza çağ atlatan büyük başkan hayırlı olsun.Sayın Osman Gürün artık Muğlamızda yaptıklarını tüm il genelinde başarı ile yapmaya devm edecektir.

DURAN ÖZTÜRK 04 Eylül 2013 / 12:32

TESPİTLER ÇOK DOGRU… ANÇAK TÜZÜKTE ÖN SEÇİM VAR… ŞÖYLEKİ:ADAY SAPTAMA YÖNTEMLERİ
YÖNTEMLER
MADDE 8-
Parti adayları başlıca üç yöntemle saptanır.
a. Ön Seçim
b. Aday Yoklaması
c. Merkez Yoklaması
Önseçim ve Aday Yoklaması öncelikli yöntemlerdir.
Aday saptamada hangi seçim çevresinde hangi yöntemin
uygulanacağına Parti Meclisi karar verir.