Başkan Gürün Dertleşti

Bu haber 30 Temmuz 2015 - 0:00 'de eklendi ve 989 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla ili Büyükşehir Statüsüne geçinceye kadar ilin adı da, il merkezinin adı da “Muğla” idi… Bugün Büyükşehir’in adı “Muğla”, il merkezinin adı “Menteşe”… Ben hala “Menteşe” demeye, hatta yazmaya alışamadım. Menteşe, Muğla ilinin, hatta bölgesinin (içinde Aydın’ın, Denizli’nin, Antalya’nın bir bölümü vardır) kadim adı Menteşe’dir…

Muğla il merkezinin adı “Muğla” ile sınırlandırılabilir, ama Menteşe adı il merkezine hapsedilemez…

Keşke hem ilin, hem il merkezinin adı “Muğla” olarak devam etseydi. İşin garip yanı, kimle bu konuda görüştüysem şikayetçi olduğunu gördüm, ama kimsenin de sesini yükselttiği yok!

xx        xx        xx

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün neredeyse şikâyet ettiği yasa ile Muğla’yı yöneten belediye başkanı olarak tarihe geçecek…

Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatı ile basınla ilk buluşmasında neredeyse bütün meslektaşlarımla Başkan Gürün’den Büyükşehir Yasası’ndan yanıp yakılmasını bekliyorduk. Başkan Gürün beklenti sahiplerini şaşırttı, hiç o konuya girmedi.

Dünkü ve önceki günkü yazılarımda da vurguladığım gibi “Bir olalım, birlik olalım” söylemini veya “çağrısını” ortaya koydu. Çağrı 13 ilçeye ve o ilçelerle birlikte o ilçelerde görev yapan meslektaşlarıma idi… Ben böyle anladım.

Keşke bunu yaparken Muğla’nın, il merkezinin adı üzerine de bir şeyler söylemiş olsaydı.

Nedense bu konuyu basınımızda tartışmıyor!

xx        xx        xx

O gece meslektaşlarım Başkan Gürün’ün “Bir olalım, birlik olalım” söyleminin, o söylemle neyi kastettiğinin, neyi beklediğinin farkındalar mıydı bilmiyorum. Bildiğim, en azından fark ettiğim o gece Başkan Gürün’ün çağrısının “siyasetin birlik beraberlik çağrısı” türünden bir çağrı değildi…

Peki, nasıl bir çağrıydı?

Sorunun yanıtı Başkan Gürün’ün şu sözlerinin içinde aranabilir;

Hedefimiz Bir, Muğla Bir sloganıyla yola çıktık. Çünkü hedefimizi bir haline getirmemiz Muğla’yı bir hale getirmemiz gerekiyor. İlçe şovenizmi ile Muğla’nın bir yere gelmesi mümkün değil. Sevgimizi, hoşgörümüzü arttıralım. Yayınlarımızda sevgiyi, hoşgörüyü işleyelim. Birbirimize güler yüzle eleştirilerde bulunalım. Muğla’nın insan yapısı buna müsait. Sevgi, hoşgörü ve birlikte olma iradesi ile Hedefimiz Bir Muğla Bir. Hep birlikte, bütün kardeşlerimizle, bütün belediyelerimizle, atanmışlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla daha güçlü, daha yaşanır bir Muğla için birlikte çalışalım.

Sözlerin yanıtı bu satırların içinde bulunabilir de…

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün “ilçe şovenizmi” tanımlaması için “mikro milliyetçilik” diyebilir miyiz bilmiyorum, ama benim için “Muğla şovenistidir” denildiğini biliyorum. Milliyetçiliğim “faşist” dedirtecek boyutta değildir, ama “Muğlalılığım” ile ilgili “şoven” denebilir…

Gazetemiz yazarlarından Ulalı hemşerimiz rahmetli Servet Aydınlıoğlu Ula’da Mimarlık Fakültesi açılması için az mücadele etmedi. Bina bile buldular; bir ağa konağı…

Ben de “İl merkezinde tarihi Koca Mektep’e yakışır” diye yazılar yazmıştım. Rahmetli bana kızmıştı. Elbette buldukları konakta ‘fakülte’ açılamazdı, ama fakülte Ula’ya açılmış, Menteşe’ye açılmış fark etmemeliydi… İkimizin yaptığı da “şovenlik” idi!

Ayrıca ben Muğla il merkezinin ekonomisi eğitime dayalı olduğu için ben ilçelerde fakülte açılmasına hep karşı çıkmıştım. Akademik açıdan da sanki doğru değişmiş gibi de geliyordu bana… İlçelere giden Güzel Sanatlar hariç bütün fakülteler Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’a denk geldi… Mansur hoca sanki Muğla’nın Büyükşehir olacağını biliyormuş… Büyükşehir olunca ilçelere açılan fakülte başkasınınmış gibi gelmiyor insana!

Yani Büyükşehir Muğla’nın bütün ilçelerine fakülte yakışır. Hatta yeni üniversitelerde olabilir…  Yeter ki Bodrum’a ‘Ziraat’, Kavaklıdere’ye ‘Turizm’ fakülteleri açılmasın!

xx        xx        xx

Bir olalım, birlik olalım”… Bunu ilk kez Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’den duyuyoruz. Ancak bu talep ilk kez turizmde dile getirilmişti…

Ben Hamle’de yazmaya başlayalı neredeyse 20 yıl oluyor. 20 yıldır Muğla turizminin çeşitlendirilmesinden, sezonun uzatılmasından, “markalaşmaktan” söz edilir ve bunun “Muğla” adı, “şemsiyesi” altında yapılması; Muğla’nın bir ve birlikte tanıtılmasından söz edilir…

Ama yurt dışı fuarlara gidilir, adeta herkes kendi derdine düşer. Marmaris’in ayrı, Bodrum’un ayrı standı olur. Yurt dışı fuarlarda ben Ölüdeniz’in kendi başına standt açtığını duymuşuzdur!

Hal böyle olunca Başkan Gürün hedefe nasıl ulaşacak?

xx        xx        xx

Muğla İli Arıcılar Birliği (MAYBİR) Başkanı Ziya Şahin senelerdir Muğla’nın “Dünya Çal Balı Borsası merkezi” olması ve çam balımızın “Muğla Balı” olarak markalaşması mücadelesi verir… Üstelik ‘Fethiyeli’ olduğu halde bunu yapar. Ancak O bunu yaparken Marmaris Ticaret Odası çam balımızı “Marmaris Balı” olarak tescilletmeye kalkışır.

Ziya Şahin Dünya arıcılarını Muğla’da toplamayı da başardı. Dünya arıcıları bu sene Kore’de toplanıyor.  ŞahinOrada Muğla olarak standımız var. Gelin orada kendinizi, Muğla’yı tanıtın diyorum, kimse gelmiyor. Kimseden para istemiyoruz. Bari broşürlerinizi, CD’lerinizi verin dağıtalım.” diye yakınıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, Muğla Valiliği İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün tanıtım broşürleri, CD’leri yok mu?

Şimdi gel de sorma;

Hal böyle olunca Başkan Gürün hedefe nasıl ulaşacak?

Ama bir yerlerden başlamak gerek…

Başkan Gürün o gece, Muğla’da “il çapında” gazetecilik; il gazetesi öneriyordu. Haklı… Bunun yanına; Muğlalıların 1. Lig karşılaşmalarını seyretmesini de sağlayabilecek, bütün ilçelerin arkasında durabileceği bir ‘il takımı’ Muğlaspor neden olmasın…

xx        xx        xx

Bu konuda herkese görev düşüyor. Geleceği belirsizlikler içindeki “Muğla turizminin” üzerine “Muğla şemsiyesi” açılabilmesi için Muğla Basını kadar Muğla Meslek Odalarına; özellikle Esnaf ve Ticaret Odalarına büyük görev düşüyor.

Elbette Büyükşehir Belediyesi’ne görevle birlikte sorumluluk düşüyor.

Başkan Gürün o doğru “hedefi” gerçekleştirmek için işe Muğla il merkezinden başlayabilir.

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, 15 yıl Muğla Belediye Başkanlığı yaparken daha il merkezinin adı “Menteşe” de olmamışken kentle ilgili şu tanımlamalar yapılıyordu:

Kültür Kenti Muğla

Turizm kenti Muğla

Ticaret Merkezi Muğla

Okullar Kenti Muğla

Üniversite Şehri Muğla

Hangisi?

Büyükşehir, yasası şöyledir, bilmem neyi böyledir, tamam da olmaya devam edeceğine göre, bilimsel bir planlama ile her ilçemiz, bölgemiz “kimliği” ile öne çıkarılabilirBodrumBarlar Sokağı” ile ünlendi diye, her turistik ilçenin “Barlar Sokağı” olmayabilir…

xx        xx        xx

Aslında ben bu gün ‘algıdan’ söz edecektim. Yazı aldı başını gitti… Başkan Gürün’ün konuşması akıl verir gibi değil, dertleşir gibiydi de…  Dertleşme iki taraflı olur. Sanki biraz da derdini döker gibiydi… Belki ayrıca ele alırız.

Başkan Gürün’ün dediği gibi “Çok önemli bir markanın üzerinde oturuyoruz”…

Ama farkında değiliz…

Hala il merkezi ile ilgili “Bacalar, eski evler”; korunan Muğla algısının ötesine geçemedik.

Tarihi Arasta’yı, tarihi Muğla Evlerini restore ederken “ruhlarını” yok edersek olması gereken algıyı yaratamayız.

Biz yıllar önce “Yaşayan Kent Muğla” diye dünyaya haykırırken, “Şirince” diye, “Ankara Beypazarı” diye bir yer yoktu. Yıllar önce (ve hala) Metin Sözenler, Cevat Geraylar, Ruşen Keleşler Muğla’ya mekik dokurlarken, Şirince’nin yolunu bilen yoktu…

Ben Muğla’dan Şirince’ye yılda iki kere gidiyorum!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Bağdat caddesi 30 Temmuz 2015 / 13:50

Gocuman; Bir olalım,İri olalım,Diri olalım.Şeyh Edebali Hazretlerinin Osman Bey’e yaptığı nasihati aklıma getirdi. Bir olamk,iri olmak,Diri olmak ruhsuz olur mu? Dünkü yazınızda Ruh’suzluktan bahsetmiştiniz. Tüm Muğla İli için “‘RUHSUZ'” kelimesini kullanabilirsiniz. Eğer öyle olmasaydık, İlimizin Adı Menteşe olacak,İl Merkezi yada Yeni açılan İlçenin Adını da Muğal olarak kampanyalar yapar ve Kamu oyu oluşturuduk. Varsa yoksa Büyük Şehir Yasasını eleşirmek. başka çıkış yolu yok mu? anlaşılır gibi değil. sevgi ve saygı.