Başkan Gürün Aday mı?

Bu haber 08 Ağustos 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.342 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Son günlerde gazete köşelerinde en çok sorulan soru bu:

Başkan Gürün aday mı?

Gündemde erken seçim var. Hal böyle olunca Başkan Gürün’ün Datça’da yaptığı konuşma akıllara bu soruyu getiriyor. Başkan Gürün’ün milletvekili adayı olma ihtimali üzerine de Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un Büyükşehir Belediye Başkanlığı geliyor.

Bu kadar kolay mı?

Eğer oturup kalkıp konuştukları Muğla’nın, Bodrum’un bugünü, geleceği; partilerinin büyüyerek, gelişerek iktidara gelmesi değil de kendilerinin geleceği ise kolay!

Ben Başkan Gürün’ün Datça’da o konuşmayı yaparken milletvekili adayı olmayı düşlediğini sanmıyorum…

xx        xx        xx

O zaman o konuşmayı neden yaptı?

Bu köşede 04.08.2015 tarihinde “HDP’yi Destek Stratejik Hataydı” başlığı ile çıkan yazımda da vurguladığım gibi kendisine sormak gerekir. Sorulsa yanıt verir mi bilmiyorum.

Yanıtı Mersedes vakasında olduğu gibi CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban vermiş! Mürsel Alban’a göre Başkan Gürün HDP’ye destek verildiği yönünde bir söylemde bulunmamış.

Datça’yı aradım. Konuşma örgüt toplantısında yapılmış. Toplantıda bir yerel gazeteci ile CHP’li olduğu belirtilen DHA Muhabiri varmış. Zaten haberi de DHA Muhabiri Mehmet Çil yapmıştı. Başkan Gürün orada Çil’in kaleme aldığı haberde geçen konuşmayı yapmış.

Orada bulunanların da ilk aklına gelen “Başkan milletvekili adayı mı?” sorusu olmuş!

xx        xx        xx

Haftalık Şehir Gazetesi’nin önceki günkü sayısında yer alan haberde CHP İl Başkanı Mürsel AlbanSayın başkan, diğer partilere verilen destekten söz etti. Açıklamasında CHP’nin üyelerini hedef almadı, CHP’ye oy veren, daha doğrusu tercihini sandık başına gittiğinde yapan seçmenden söz etti.” diyor.

Başkan Gürün ne deyip demediğini, ne demek istediğini kendisi bilmiyor mu? Mürsel Alban’ın avukatlığına ihtiyacı mı var?

HDP’nin oylarını AK Parti seçmeninin yükselttiğini söylen Alban haberde “Burada söz konusu olan Muğla değil, Türkiye genelinde kararını vermemiş olan seçmen, sandığa gittiğinde oyunu HDP’ye değil, CHP’ye verseydi, tablo çok farklı olurdu. Sayın başkanın ifade etmek istediği de buydu. Gürün, CHP seçmenini partisini sahip çıkmaya çağıran bir ifade kullanmıştır.” diye sormuş.

Bir sürü düşmanınız olacağına, Alban gibi bir dostunuz olsun yeter!

xx        xx        xx

Bence CHP İl Başkanı Alban, Başkan Gürün’ü güzel dinlememiş. Ya hiç anlamamış, ya da yanlış anlamış. Veya anlamış da konuyu saptırmaya çalışıyor. Ancak DHA Datça Muhabiri Çil’in haberi açık ve net. Başkan Gürün’ün de yalanlamadığı o haberi anlayanlar anladı.

Onlardan biri de CHP İzmir eski Milletvekili Canan Arıtman. Kendisi, seçim öncesinde CHP Genel Merkezi’nin HDP’ye oy verilmesini desteklediğini öne sürerek bunun bir parti suçu olduğunu söylemiş.

CHP İzmir eski İl Başkanı Kemal Karataş ta Başkan Gürün ün sözlerini yadırgamadığını söylemiş. “Genel Merkezin en üst düzeyinde görev yapanlar bunları söyledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı söylese ne fark eder. Önemli olan CHP’nin idari kadrolarının HDP’yi destekleyen demeçleridir. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dediği gibi CHP Kızılay gibi davrandı.” demiş.

xx        xx        xx

Bütün bunlardan anlaşılan şu:

Başkan Gürün Datça’da yaptığı değerlendirmede, “HDP’yi Destek Stratejik Hataydı” demiş. İzmir eski Milletvekili Canan Arıtman da CHP Genel Merkezi’nin HDP’ye oy verilmesini desteklediğini doğrulayarak bunun bir parti suçu olduğunu söylüyor.

Ancak Başkan Gürün CHP Genel Merkezi’nin parti suçu işlediğini söylemiyor. Stratejik hata yapıldığının altını çiziyor. Ki, CHP İzmir eski İl Başkanı Kemal Karataş ta Başkan Gürün’ü destekleyerek, “CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dediği gibi CHP Kızılay gibi davrandı.” diyor.

Ben sayın Baykal’ın böyle dediğini duymamıştım. Başkan Gürün de Datça değerlendirmesinde “Ben Kızılay değilim. Biz başkasına yardım yaparak, siyaset yapamayız” diyor.

İlginç bir tesadüf… (!)

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün Datça değerlendirmesi ile ilgili DHA haberine en güzel başlığı Muğla’nın haftalık gazetesi Şehir attı. Şöyle:

İtiraf mı, uyarı mı?

Başta MHP’liler olmak üzere, AK Partililere ve hatta bazı CHP’lilere göre “itiraf”… Bana göre ise “uyarı”… Ki bunu Başkan Gürün kendisi söylüyor. Şöyle:

Yapılan hesaplamalara göre, ülke genelinde yüzde 3.5 oyun bu düşüncelerle HDP’ye verildiği biliniyor. Kişisel suçlama yapmadan, yapılan eylemin irdelenmesi, tartışılması ve bir daha tekrarlanmaması adına bunları söylüyorum.

Peki, şimdi sırası mı? Öyle görünüyor. Erken seçim geldi kapıya dayandı. Bunu anlamak mümkün…

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu il başkanlarından çok belediye başkanları ile bir araya geliyor. Onlara danışıyor. Başkan Gürün de sıradan ilçe belediye başkanı değil, Büyükşehir Belediye Başkanı… Hal böyle iken “uyarısını” neden kamuoyu önünde, basın yoluyla yaptı?

İşte bunu anlamak mümkün değil!

xx        xx        xx

Önümüzde sadece erken genel seçim değil, CHP Kurultayı da var.

Bu Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle bir yıl ertelenmiş bir kurultay. Kurultay bir kere de erken genel seçim nedeniyle ertelenebilir mi? Bilmiyorum. Ancak kurultaylarla ilgili yasa ile belirlenmiş bir takvim olmalı. O nedenle bu kurultay bu sene yapılacaktır.

Bakarsınız bu arada beklenmedik biçimde CHP-AK Parti koalisyonu gerçekleşir. Eğer böyle bir şey olursa bu Kılıçdaroğlu’nu rahatlatacaktır. Erken seçime giderken yapılacak kurultay ise Kılıçdaroğlu için çok rahat olmayabilir. CHP’de Deniz Baykal’ın dışında “Baykalcı” kalmadı gibi, ama kurultaya giderken bir “muhalif hareket” ortaya çıkabilir.

Belki de Başkan Gürün’ün çıkışı, o muhalif hareketin bir çıkışıdır.

Bilmiyoruz… Kim bilir belki de erken değil, yeniden seçime giderken kol kırılır yen içinde kalır…

xx        xx        xx

Benim yazılar genellikle böyle oluyor.

Niyetim bu gün “Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün erken seçimde milletvekili adayı olur mu?” sorusunun yanıtını aramaktı.

Yazım yine aldı başını gitti…

xx        xx        xx

7 Haziran Genel Seçimi’nin üzerinden önceki gün 2 ay geçti. Seçmenin 7 Haziran’da “Koalisyon kurun” demesine ve hatta “Gerilim istemiyorum, sorunlarız birlikte çözün” mesajı vermiş olmasına rağmen halen bakanları “milletvekili olmayan” ve güven oylaması yapılmamış bir “azınlık hükümeti” tarafından yönetiliyoruz! 45 günlük sürenin dolmasına ise 14 gün var.

Barış süreci sona erdi. Bir terör örgütü vardı, şimdi terör örgütleri bataklığındayız… Analar yeniden ağlamaya başladı. Şu ana kadar neredeyse 50 şehidimiz var. Neredeyse her güne bir şehit düşüyor. Ama siyaset ‘koltuk kavgasına’ devam ediyor!

Başkan Gürün aday mı?

Haftaya bakarız. Pazartesiye kadar hoşça kalın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
ahmet kara 08 Ağustos 2015 / 08:41

Muğla çok zengin bir yer. Muğla’nın rantları iştah kabartıyor. Düşünsenize Aydın ili Didim İlçesinden Antalya ili Kaş İlçesine kadar uzanan kıyıları rant deryası. Üç tane termik santralı ve bunları besleyen kömür havzaları, mermeri, kromu,feldispatı, limanları,gölleri ve göletleri verimli tarım arazileri sayın sayabildiğiniz kadar. Hepsi akıl almaz boyutta zenginlik kaynağı. Bunların hepsinin kontrolü bir şekilde Büyükşehir Belediyesinin elinde. Rantcı lobisi sayın Osman Gürün’den kurtulmak istiyor. Nasıl kurtulacaklar? En iyisi Milletvekili yapalım bu şekilde kısa yoldan kurtulalım derdindeler. Yerine de kimin geleceğini hemen belirlemişler. Bizim bildiğimiz Osman bey, dürüst insandır. Bunların bir oyun olduğunu bilir ve bu oyuna alet olmaz. İyi bir Muğla’lı olan ve Muğla sevdalısı Osman bey meydanı rantiyecilere bırakmaz. Osman beyin tek başına aldığı oyla kaç Milletvekili çıkıyor? Düşünelim. Osman beyi Milletvekilliğine göndererek, ondan kurtulmaya çalışanlar avucunuzu yalarsınız. Muğla’lılar ve Muğla sevdalıları Muğla üzerinde oynanan oyunlara karşı uyanık ve bilinçli olalım. Başka Muğla yok.

resat oztepe 09 Ağustos 2015 / 13:31

Gocuman; Yazınızı okudum.Başkan GÜRÜN’ün konuşması gayet açık. Hem itiraf ve hemde uyarı gibi geldi bana. 07 HaziranSeçim sonuçları nı seçmen kendisi “‘HÜR'” iradesi ile ortaya çıktığını zinhar inanam. Bir tafta tek (BİR) baına RTE,diğer tarafta ise çokuluslu saldırı. yine de iyi dayandı Güzel Ülkem. Hayırlısı.sevgi ve saygı.