BAŞKA AKYAKA YOK

Bu haber 18 Ocak 2013 - 0:00 'de eklendi ve 747 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yazımın başlığına bakıp meseleyi klasik bir yaklaşımla ele aldığım şeklinde yorumlayanlar çıkabilir.
Zira bugüne değin aynı başlık gazete sayfalarında yer almanın ötesinde diğer medya organlarında da yer etti.
Vurgulanan “Başka Akyaka Yok” idi.
Şimdi, bir kez daha altını çiziyorum.
Kim ne derse desin, nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da evet başka Akyaka yok.
Kaldı ki bunu Muğla sevdalısı biri olarak sadece ben kaleme almıyorum.
Çoğu yazar-çizer, aynı yaklaşım içerisinde oldu.
Bakıp görüldü Akyaka, bir takım olumsuzluklarla yüz yüze.
Daha fazla mağdur edilmemesi anlamında, bu uyarı yapıldı.
Üstelik aynı yaklaşım içerisinde olanlardan biri Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Çalca.
Konuya ilişkin olarak görüşlerini açıklayan Çalça diyor ki;
Türkiye’nin 5 sakin şehrinden (Citteslow) birisi olan Akyaka Beldesi, Büyükşehir Yasası ile birlikte mahalleye dönüşecek.
Beldenin biyolojik çeşitliliği, tarihi, doğası ve denizi ile korunamama endişesi nedeniyle Akyaka’yı “Dünya mirası” listesine aldırmak için UNESCO’ya başvuru hazırlığı içindeyiz.
Aslında hiç kimse Belediye Başkanı Ahmet Çalca’nın haksız olduğunu söyleyemez.
Zira öne sürdüğü gerekçeler, sıradan ayrıntılar değil.
Dolayısıyla mutlak surette dikkate alınması gereken hususlar.
Diyoruz ya başka Akyaka yok.
***
Akyaka’yı farklı kılan temel olgular ne? diye baktığımızda, karşımıza gerçekten göz ardı edilmemesi gereken hususlar çıkıyor.
Bir kere Akyaka, Mavi Bayrak sahibi 5 sakin kentten (Citteslow) birisi.
Nail Çakırhan evleri ve azmaklarıyla ünlü belde, aynı zamanda Doğal Sit, Kentsel Sit, Arkeolojik Sit kararları ile koruma altında.
Yanı sıra Özel Çevre Koruma Bölgesi.
İşte Akyaka’yı farklı kılan temel ayrıntılardan bazıları.
Ki bunlar, dünyada nadir görülen özellikler.
Öyleyse her birimize düşen görev, Akyaka’yı gelecek kuşaklara aktarabilmek adına tüm olumsuzlukları ortadan kaldırmak durumundayız.
***
Aslında Belediye Başkanı Ahmet Çalca, olumsuzluklar derken, Büyükşehir yasasının getirdiği bir takım yaptırımlara değiniyor.
Zira aynı yasa kapsamında Akyaka, belediye olmaktan çıkarılıp, mahalle statüsüne kavuşturuldu.
Ona göre Akyaka’nın mahalleye dönüştürülmesiyle birlikte koruma ve kollama görevinin yeterince yerine getirilememesi halinde, telafisi mümkün olmayan olumsuzlar ortaya çıkabilir.
Kısaca geçmişten bugüne miras kalan Akyaka, gelecek kuşaklara korunarak aktarılamaması halinde, yönetenler olarak vebal altına girileceği.
İşte diyor başkan, bu yüzden dünya mirası listesinde yer alması için UNESCO’ya müracaat edeceğiz.
Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Çalca’nın neden Unesco nezdinde harekete geçileceğinin altını çizerken öne sürdüğü değerler sadece bunlarla sınırlı değil.
Ona göre Akyaka, Kum, Köpek Balığı, Su Samuru, Akdeniz Foku ve nesli tükenmekte olan birçok kuş türlerine ev sahipliği yapmaktadır.
Tüm bu varlıkların 820 KM karelik alanda konuşlandığının da altını çizen başkan, bu süreci yaratabilmek için stratejik ortaklar olarak Muğla Üniversitesi, Avrupa Birliği, KOSGEB, GEKA hibe programlarından destek alınmalıdır.
Tüm bu varlıklar dünya mirası haline getirilmelidir.
Şimdi…
Eğri oturup doğru konuşalım.
Ve Başka Akyaka Yok gerçeğinden yola çıkalım.
İlk planda yapılması gereken, dünya harikası Akyaka Beldesinde konuşlanan canlı cansız tüm varlıkların korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasıdır.
Ancak bunu yapabildiğimiz ölçüde, üzerimize düşen görevi yerine getirmiş oluruz.
Aksi takdirde gelecek kuşakların, hakkımızda neler söyleyeceğini kestirebilmek için kâhin olmaya gerek yoktur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI