Basın Herkese Lazım…

Bu haber 17 Haziran 2017 - 0:41 'de eklendi ve 1.144 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bizim Muğlalılar için zeytin “Karatavuk”tur. Karatavuk, Kumru’dan küçük, Serçe’den büyük, lezzetli bir kuştur.

Çocukluğumda, çiçek yağının, margarinin yaygın olarak tüketildiği, ekmek üzerine margarin sürüldüğü yıllarda zeytin “fakir yiyeceği” idi…

Zeytin ekmekle karın doyurulurdu.

Zeytinyağı içinde dilimlenmiş limon ile Milas’ın dilimlenmiş etli kara zeytini çok güzel olurdu…

Şimdilerde pek bulunmuyor…

Muğlalı Ramazan’da orucunu geleneksel olarak bir adet zeytin ve su ile açar. 

Eskiden hurma bugünkü gibi ulaşılabilir ve bol değildi. Komşunuz veya akrabanız hacca gitti ise “tadımlık” sahip olabilirdiniz. Şimdi 12 ay her yerde var.

Muğlalıların bu gün hala büyük bölümü orucunu hurması da olsa zeytinsiz açmaz… 

xx                xx                xx

Muğla’yı tanımlayanlar, tanıtanlar, anlatanlar söze genellikle şöyle başlarlar:

Dağlarından yağ, ovalarından bal akan…

Aslında bu söz komşumuz Aydı’da da vardır.

Çok önemli bir şifa kaynağı olan zeytin, antik dönemlerden buyana kutsal ve berekettir… Belki de bu yüzden zeytin ağacının olduğu topraklar bereketli topraklardır…

İşte Muğla’nın, Ege’nin, Akdeniz’in o toprakları neredeyse elden çıkıyor, zeytinyağının egemen olduğu mutfaklarımız margarinin, “palmiye yağının” egemen olduğu bir mutfağa dönüşüyordu…

Üretim Reformu Tasarısı içinde yer alan “zeytinlikler ile ilgili hükümlerden” tamamen vazgeçildi.

Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesine ilişkin kanun tasarısındaki kamu yararı kararı alınan yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına izin verilebilmesine yönelik düzenlemeyi içeren 2’nci maddenin tasarıdan çıkarılmasına karar verildi…

xx                xx                xx

Geçen hafta AK Parti, CHP ve MHP ortak önerge verdi.

Tartışmalara neden olan zeytinlik maddesinin sanayinin desteklenmesi tasarısından çıkarılmasına karar verildi. Komisyon toplantısından önce bir araya gelen temsilciler tasarının geri çekilmesi için mutabık kaldıklarını bildirdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, tartışılan zeytinlik maddesinin, Sanayi Komisyonu‘nda tasarıdan çıkarılmasına ilişkin şunları söyledi:

Bazı STK’lar bu süreçte ilin valisine, gıda tarım hayvancılık il müdürü ve bakana güvenmediklerini söylediler. Bunları doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. 15 gündür sanayicilerimizi yağmacı diye ifade eden söylemle karşı karşıya kaldık. Getirdiğimiz ikinci maddedeki sistemde bir yanlış ve kusur olmadığını buna inandığımızı ifade etmek istiyorum. Alternatif önerilere açık olduğumuzu her zaman ifade ettik. Bu konuda maalesef bir öneri gelmedi. 17-20 defa bu yasa yine gelebilir.

Bakan Özlü öneri konusunda haklı. Bu anlamda işte benim önerim:

Zeytin illerinde önce kırsal kesimde zeytin ağacı sayısını ovadaki ağaçların iki katına çıkarın”…

xx                xx                xx

Zeytinlikler konusunda sesini yükselten, destek veren, umudu büyüten herkese teşekkür ediyoruz…

Doğal çevrenin ve tarihi çevrenin korunması konusunda ilerleme kaydettiğimizi bu vesile ile görmüş olduk. Doğrusu bu beni sevindirmekle kalmadı, ülkemizin geleceği bakımından da umutlandırdı…

Geçen Çarşamba akşamı (14 Haziran 2017) bir internet gazetemizin verdiği haberde beni çok şaşıttı.

O internet gazetesi bir başka internet gazetemizden aldığı “Yanlıştan Dönüldü” başlıklı haberde şöyle denilmiş:

Muğla kıyılarına talip olan ‘DENİZ, KIYI ve ÇEVRE YÖNETİMİ A.Ş.’ için yanlıştan dönüldü.

Kadem Mete Muğla Ak Parti İftar Programında ‘Kendini bilmez densiz basın’ın yazdığı’ diye anlattığı konuda Muğla Ak Parti Milletvekili Nihat Öztürk ve bazı yerel siyasetçiler söz konusu iddiaları Başbakan Binali Yıldırım’a kadar ulaştırdı.

Tepkileri ve eleştirileri dinleyen Başbakan Yıldırım da son anda emir vererek adrese teslim kıyak ihalenin yapılmasını engellediği öğrenildi.

Haberin içinde geçen ifade ise beni üzmekle kalmadı, yaraladı…

xx           xx           xx

Her iki internet gazetesinin haberine göre AK Parti İl Başkanı Kadem MeteKendini bilmez, densiz basın” diyor.

Nedense haberi veren iki internet gazetemiz Mete’nin ifadesini görmezden gelmişler. Belki de onlara doğal gelmiş!

Tabi onlar “Biz değiliz” deyip alınmamış ta olabilirler.

Ben de “Bizim Hamle’nin bu konuda bir densizliği olmadı. Ben de yapmadım” diyebilirim. Haberi görmezden gelebilirim.

Ama…

Dikkat edilirse İl Başkanı MeteBasınımızdaki bazı densiz, kendini bilmezler” dememiş, “Kendini bilmez, densiz basın” diyor.

Doğrusu bu konuda, bu densizlik ile ilgili Muğla Gazeteciler Cemiyeti ile Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlarının ve yöneticilerinin söyleyecekleri olmalı… Ne diyecekler çok merak ediyorum…

Siyasilerimizin “basın” ile alıp veremedikleri nedir onu da anlamıyorum.

Oysa “Basın” herkese lazım…

xx           xx           xx

Kadem Mete, kendisini bu kadar kızdıran habere konu olan şirket için “Deniz Temiz TÜRMEPA” demişti. Bunu “Deniz, Kıyı ve Çevre Yönetimi A.Ş.” olarak düzeltelim. Ancak TOBB’a bağlı İMEAK Deniz Ticaret Odası tarafından “Muğla kıyılarının korunarak kullanım ve yönetimi” için kurulan şirketin yönetiminde yer alan isimlerin çoğunun TÜRMEPA kökenli olduğunu belirtelim…

Şirketin Kurucu Yönetim Kurulu Üyeleri arasında AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete’nin amcası olduğu belirtilen, ancak Mete’nin “Amcam değil, akrabam” dediği TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete ile TOBB eski Başkanı Fuat Miras’ın oğlu Ömer Faruk Miras’ın yanında şu isimler bulunuyor:

Hürriyet Gazetesi Yazarı Fatih Çekirge, Deniz Temiz Derneği (TURMEPA) Başkanı Şadan Kaptanoğlu Dikici, Rizespor Başkanı Metin Kalkavan, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yöneticisi İlker Meşe, Hürriyet Gazetesi yazarı Fatih Çekirge, Eski Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanı Tezcan Yaramancı ve Karadenizli çevre savaşçısı Avukat Remzi Kazmaz

xx           xx           xx

Ticaret Sicil Gazetesi’nde de ilan edilen söz konusu şirketin ilk etapta Muğla’nın kıyı, koy ve iskelelerinde; Akbük Koyu, Kadın Azmağı, Sarıgerme Plajı, Kızkumu, Datça İskele Plajı, Kargı Koyu, Korubükü, Karaincir, Ölüdeniz Belcekız, Çalış, Kumburnu, Şatburnu, Kayaköy Gemiler Koyu, Göcek Yat Bağlama İskelesi, Bitez plajı, Karacasöğüt İskelesi’nde yetkili olacağı ve daha önce buralardan kazanç sağlayan Muğla Valiliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vakıflarının ortak kuruluşu MUÇEV’in buralardan yetkisinin kalkacağı öne sürülmüştü.

Şimdi AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin açıklamasına dayanarak iki yerel internet gazetemiz “Başbakan Binali Yıldırım’ın son anda emir vererek adrese teslim kıyak ihalenin yapılmasının engellendiğini” yazmış bulunuyor.

Tam bir bilgi kirliliği… Ya anlatanlar anlatamıyor, ya anlaması gerekenler anlamıyor!

Bizim gibi densiz, kendini bilmez basına da olayı sorgulamak, gerçeği arayıp bulmak kalıyor…

xx           xx           xx

Bu konuya ancak Muğla Valiliği açıklık getirebilir.

Kıyılarımız, koylarımız, iskelelerimiz için ihale açıldı mı? İhale “Deniz, Kıyı ve Çevre Yönetimi A.Ş.”ye adrese teslim verilmek üzere iken iptal edildi mi?

Ki Deniz, Kıyı ve Çevre Yönetimi A.Ş. yarı resmi bir kurum olan İMEAK (İstanbul, Marmara, Ege, Akdeniz) Deniz Ticaret Odası tarafından kurulmuş olan bir şirket… “Kıyılarımızın patronluğuna soyunmak üzere” kurulmuş salt bir “ticari şirket” değil…

İlgili Bakanlıkların bilgisi dahilinde ve bir proje çerçevesinde kurulmuş bir şirket…

MUÇEV ile ilgili bakanlık arasında kıyılarımız, koylarımız için sözleşme yenilendi mi yenilenmedi mi? Yenilenmedi ise neden?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.