BASIN ADINA SPEKÜLASYONLAR

Bu haber 27 Temmuz 2013 - 10:55 'de eklendi ve 1.062 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz Çarşamba günü tüm Türkiye’de olduğu gibi yaşadığımız kent Muğla’da da 24 Temmuz Basın Bayramına ilişkin bir takım açıklamalar yapıldı.
Başta Vali Mustafa Güvençer, Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün ve Gazeteciler cemiyeti Başkanı Ünal Türkeş, yayımladıkları mesajlarda, basın bayramını tebrik etmenin yanı sıra, tüm gazetecilerin gününü kutladılar.
Her birinin ortak görüşü, genel ve yerel bazda görev üstlenen gazetecilerin çok önemli bir görev yaptıklarıydı.
Aslında basın çalışanları adına dile getirilen ayrıntılar harfiyen doğruydu.
Kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da her hangi bir basın kuruluşunda görev yapan her gazeteci, genelde zor koşullar altında görev yapanlardır.
Zira üstlendikleri görev bunu emrediyordu.
Değil mi ki halkın haber alma ve bilgi edinmesi noktasında görev üstlenmişlerdi.
Öyleyse hangi koşulda olurlarsa olsun, bihakkın görevi yerine getirmeliydiler.
Nitekim getiriliyor.
Çoğu kez eleştirilir olmaktan kurtulamasalar da her gazeteci için asıl olan işini en iyi şekilde yapmaktır.
Onlar biliyordu ki, bu tür bir eğilim içerisinde oldukları sürece, görev yerine getirilmiş olurdu.
Aksi halde sıradan bir görevin sahibi olarak yerinizi alırdınız.
***
Şimdi…
Türkiye’de görev yapan her basın mensubu için realite bu olmasına karşın, görev layıkıyla yapılıyor muydu?
Her gazeteci, hangi konuda olursa olsun, gelişmeleri en çabuk ve doğru şekilde kaleme alıyor muydu?
Yoksa bir takım engeller, layıkıyla görevin yerine getirilmesinde egemen miydi?
Ne yazık ki, bu konuda iyimser olmak mümkün değil.
Dün ve bugün aynı görevin sahipleri, ne kendisine tahsis edilen köşeden kişisel görüşlerini doğru aksettiriyor, ne de haber peşinde koşanlar, gelişmeleri sansüre uğramadan verebiliyor.
Oysa asıl olan, gelişmelerin çabuk ve doğru şekilde aksettirilmesidir.
Siz bunu yapabildiğiniz an, üstlendiğiniz görev yerine getirilmiş olurdu.
Aksi halde, eksik görev yapılmış olurdu ki, gazetecilerin üstlendiği sorumluluğun gereği bu değildir.
Kısaca, ister ulusal bazda, isterse yerel bazda görev yapan gazeteciler, bir takım yaptırımların etkisinde altında kaldıkları için, eksik bir görevin sahibidirler.
***
Peki nedendi?
Asıl olan halkın doğru ve çabuk haber almak hakkı ise neden görev istenilen düzeyde yerine getirilemiyor?
Gazetecilerin önündeki engeller neydi?
Bir kere kesin olan, özellikle son yıllarda çoğu basın kuruluşunun amacı dışına çıkmasıdır.
Bilerek veya bir yaptırım karşısında kaldıkları için bir kısım basın kuruluşları, kesinlikle yemine sadık kalamıyorlar.
Özellikle yıllardan bu yana iktidar partilerin yaptırımları, onların beklentileri karşılayan görev yapmalarına engel teşkil etmektedir.
Ne denli itiraz edilse de günümüz koşullarında çoğu basın kuruluşlarının izlediği politika budur.
Buna karşın elbette, basın ahlak ilkelerine ters düşmeyen bir çizgide yayın yapanlar yok değildir.
Özellikle yerel bazda yayın yapan basın kuruluşları, buna en güzel ve çarpıcı örnektir.
Basın kuruluşlarının istenen düzeyde yayın yapmamaları altında yatan bir başka realite, özellikle ulusal bazdaki yayın kuruluşlarının, başka alanlarda da işlev sürdürme eğilimidir.
Bugün asıl işi yayıncılık olmasına karşın, çok değişik alanlarda faaliyet gösteren basın kuruluşları, tahminlerin üzerinde bir sayıya ulaşmıştır.
Kısaca, basın ahlak ilkelerine ters düşen eğilimler içerisine girmeyecekleri yeminine, sadık kalamamaktadırlar.
Hal böyle olunca elbette ki basın camiası, eleştirilen kurumların başında yer almaktadır.
Oysa bir kez kutlanan basın bayramında, üzerinde spekülasyon yapılmayan bir kurum olarak yerimizi almak isterdik.
Yine de çok zor koşullarda görev üstlenen basın çalışanların bayramını yürekten kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.