Başhekim ve Osman Can Yenice

Bu haber 14 Mart 2014 - 1:38 'de eklendi ve 1.175 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık Kuran’a göre “Devlet Adamı”nı tarif ederken, “… kamu görevini zenginleşme fırsatı olarak görüyorsa, Peygamberimiz gibi ceketi ile gelip ceketi ile gitmeyi değil de buradan servet oluşturmayı düşünüyorsa bundan Başbakan olmaz, Bakan olmaz, Belediye Başkanı olmaz, memur olmaz.” diyordu.

Sizce olur mu?

xx        xx        xx

MHP’nin Menteşe Belediye Başkanı Adayı Osman Can Yenice ile Muğla Basınıyla buluştuğu iki kahvaltıdan ilkinde birlikte olmuştuk. Yenice ilginç bir kişilik… Kaç yıllık gazeteciyim, CHP’den Büyükşehir Aday Adayı olan Musa Gökbel’in dışında basınla buluşmaya eşi ile birlikte gelen ikinci aday adayı değil, birinci aday olarak Yenice’yi gördüm.

Şaşırdım…

Kahvaltı 3 saat kadar sürdü. Kahvaltıda partiler, belediye başkanları, adaylar eleştirilmedi. Güncel konular gündeme gelmedi. Ne derin, ne paralel devlet… Ne hesap makinesi, ne ayakkabı kutusu, ne de para kasası… Hiç biri konuşulmadı.

Daha da şaşırdım…

Bir meslektaşım genel politika üzerine kaşımaya kalkınca Yenice’nin yanıtı şöyle oldu:

Ben genel siyaset değil yerel siyaset yapacağım. Milletvekili değil, belediye başkanı adayıyım.

xx        xx        xx

Peki, Osman Can Yenice, İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık’ın tarif ettiği şekilde seçilmesi halinde ceketiyle geldiği gibi ceketiyle gidecek miydi?

Soruma verdiği yanıt ilginç oldu:

Ben Mülkiye Müfettişiyim. İçişleri Bakanlığı’nda Baş Kontrolör olarak görev yaparken, istifa edip geldim, Menteşe’yi yönetmeye talip oldum. Ceketimle başladığım memuriyetimi ceketimle bırakıp geldim. Muğlalılar beni Menteşe’yi yönetmeye uygun görürse ceketimle göreve başlayacağım.

Bu sohbetin yapıldığı günlerde partilerin belediye meclis üyesi adayları belirlemeleri yapılıyordu. Milletin ağzı torba değil ki büzesin… O günlerde bazı renkli isimlerin birinci sıra meclis üyesi adaylığını kapabilmek için partisine 50 milyon TL bağışlamaya hazır olduğu söylentileri vardı.

Osman Can Yenice’ye “Siz belediye başkan adaylığı için partinize kaç para bağışladınız?” diye sormuştum. Yanıtı “Ben İçişleri Bakanlığı Baş Kontrolörlüğünü bırakıp ticaret yapmaya değil, siyaset yapmaya, Menteşe ilçemizi yönetmeye talibim. Zenginleşmeye değil, Menteşe’yi zenginleştirmeye talibim.” olmuştu.

xx        xx        xx

O zaman Osman Can Yenice’ye, her adaya sorulabilecek beylik sorularımı sormuştum. Eski Garaj Alanı, Katlı Otopark ile ilgili düşüncelerini almıştım. Söze “Büyükşehir Yasası ilçe belediyelerinin yetkilerinin büyük bölümünü ve sorumluluklarının büyük bölümünü de Büyükşehir’e devrediyor.” diye başlayıp şöyle devam etmişti:

O yüzden seçilmem halinde bana kalırsa ne yaparımı söyleyeyim. Katlı otoparkın zemin üstünü ortadan kaldırıp, sizin de yazılarınızda vurguladığınız gibi orada Kurşunlu Cami Meydan düzenlemesi yaparım. Otopark sorunu bir başka yerde, bir başka şekilde çözülür. Şehir merkezindeki dubaları da kaldırırım. Muğla halkı Eski Garaj Alanı’nın meydan olmasını istiyor. Muğla’nın en büyük hanı Koca Han’dır. Şimdi yok. Fotoğraflarını bulabiliriz. Koca Han’ı burada tıpkı yapımı ile hayata döndürebiliriz. Orta avlusuna da her türlü açık hava toplantısının yapılabildiği, çocukların oyun oynadığı, gençlerin ve yetişkinlerin eğlenebildiği bir meydan fonksiyonu yükleyebiliriz. Nedense kimse beldelerin meydanlarından söz etmiyor. Beldeler kapanacak, ama en büyük mahallelerimiz olacak. Oralarda da meydan düzenlemesi yapmalıyız.

Yenice’nin “Bana kalırsa” sözü dikkat çekici… Bazıları gibi işkembe i kübradan atmıyor…

xx        xx        xx

Osman Can Yenice’ye hızımı alamayıp, “Eğer belediye başkanı siz olsaydınız, tarihi Adliye Sarayı’nın nasıl değerlendirilmesini isterdiniz?” diye de sormuştum. “Belediye saltanat makamı değildir.” diyerek şöyle devam etmişti:

Üniversitenin şehir içine girememiş olması büyük talihsizlik. Tartışmaları biliyorum. Tarihi Adliye Sarayı Güzel Sanatlar Fakültesi’ne yakışırdı. Büyükşehir yapılanmasında o bina kimde kalacak bilmiyoruz. Menteşe’de kalır ve ben de seçilirsem o tarihi yapıyı üniversiteye tahsis ederim. Hizmet yapmak için bize eski belediye binası da yeter. Ben saltanat, gösteriş meraklısı değilim. Hizmeti nerede ürettiğiniz değil, hangi hizmeti ürettiğinizdir önemli olan. Ben müfettişliğimde yıldızlı otellerde değil, belediyenin gösterdiği odada kaldım. Denetimi beraber yaptığımız arkadaşımla o odada menemen yapıp yemeyi de bildik.

xx        xx        xx

Bana bu yazıyı yazdıran aslında Yatağan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Gürsel Topal oldu. O kahvaltının yapıldığı günlerde hakkında “Başhekim Odasını Laboratuvara Tahsis Etti” başlığı ile basında yer alan haber beni şaşırtmıştı. “Hala böyleleri var mı?” dedirten haber şöyleydi:

Ayda 17 bin hastanın tedavi gördüğü Yatağan Devlet Hastanesi artık kabına sığmıyor. Servislerde yatan hasta oranının %100 dolu olduğu hastane kapasitesinin 75 yatağa çıkartılması için gerekli başvuruların yapıldığı öğrenilirken laboratuarın da genişletilmesi çalışmaları sürüyor. Yeniden düzenlenen laboratuarın mevcut odası yetersiz kalınca, Yatağan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Gürsel Topal, başhekim odasını laboratuar odası olarak tahsis etti.

Alın size İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık Kuran’a göre tarif ettiği gibi makamını “saltanat makamı” görmeyen bir “adam evladı”…

xx        xx        xx

MHP’nin Menteşe Belediye Başkanı Adayı Osman Can Yenice’ye o basın kahvaltısında son bir soru sormuştum. “Belediyeleri denetleyen müfettişlikten geldiğiniz için belediyeciliği bildiğiniz iddiasındasınız. Ama siz belediyecilikten gelmediniz ki…” demiştim. Yanıtı açık ve net şöyle olmuştu:

Evet, ben 27 yıl belediyeleri denetledim. Eğer belediye başkanı seçilirsem, denetleyen koltuktan kalkıp, denetlenen koltuğa oturacağım. Her şeyi bildiğimi iddia edemem, ama müfettişlik bana bir şey öğretti, neyi nereden bulacağımı bilirim. Belediyecilik tek adam işi değil, kolektif bir iştir. Belediye başkanı adayı arkadaşlarımızın hiç birisi belediyecilikten gelme değil. Ama ben belediyeleri denetlemiş biri olarak belediyeciliği çok iyi biliyorum. En önemlisi Menteşe’ye alışamadım, Muğla’nın diyeceğim. Ben Muğla’nın ve köy ve beldelerinin beklentilerini biliyorum.

xx        xx        xx

Önümüzdeki seçim kime ne getirir, kimden ne götürür bilmiyorum, ama Osman Can Yenice ile Muğla siyaseti yeni bir soluk, yeni bir siyasi kişilik kazanıyor görünüyor.

Yenice’ye yolun açık olsun diyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 14 Mart 2014 / 07:49

Özcan Ağabeyim;Perşembe ve Cuma günü yayımlanan yazılarınızı okudum.Sayın Yenice ile ilgili yazdığınız yazı da içinde çok ince mesajlar yüklü.Diyordu Karadenizli,fındık her derde devadır.Tabii yersen.Yazınızın içindeki nükte ve esprilerle dolu içeren yazınızın içindeki ince siyaseyi ince mesajı kimler hangi bakışla ne kadar alacaklar merak ederim.Amma,benim aldığım mesaj ise;Eğer sayın yenice aşarııolur da “Menteşe”Başkanı olur ise,üç dönemdir kimsenin bakılmasını veya bulunması çok zor olan donelerin ve çalışmaların konulduğu yerden çıkaralıaak halkın önüne çıkarılması diye okudum.Tabii üç dönem.kolay değil güler yüzlü ve yanaktan bşr makas alma siyaseti ile neler yaptıklarını güzelim muğla ovasının nasıl el değiştirilerek yapılaştırıldığını belki öğreniriz.Sayın yenice neyin nerede bulunacağını iddia ediyor.eğer doneler bulunması grekli mahal de ise.hürmet ve hasret ile.

AYBARS TÜRK 14 Mart 2014 / 22:32

Osman Can YENİCE, Muğla’mız için çok önemli bir adaydır. Eğer dikkatle incelenecek olursa çok güzel tahlilleri var. Kazanacağınada adım gibi inanıyorum…