Başbakan Davutoğlu müjdeler ile geldi

Bu haber 15 Mayıs 2015 - 1:15 'de eklendi ve 1.407 kez görüntülendi.

basbakannn7 Haziran genel seçimleri öncesi Menteşe İlçesi’nde gerçekleşen mitinge katılan Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muğla için büyük müjdeler verdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eski garaj alanında gerçekleştirdiği mitingde verdiği müjdeler arasında, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine 8 Fakülte, 2 Enstitü, 3 Yüksekokul, 25 Araştırma Enstitüsü, il merkezi olan Menteşe İlçesi’ne Muğla mimarisinin özelliğini taşıyan 850 TOKİ konutunun yapımı, Menteşe’de yapımı devam eden bin 500 kişilik Kapalı Spor Salonu’nun Ağustos Ayında hizmete gireceği, Dalaman, Ören ve Datça’ya yat limanı yapımı yer aldı. Konuşmasında muhalefet partilerine de yüklenen Davutoğlu, “Baş veririz ama asla başımızı eğmeyiz. Kaderde Menderes gibi şehit olmak varsa, başımız gözümüz üstüne” diye konuştu.
Kadir Tamer
Seçim çalışmaları kapsamında Muğla’ya gelen Başbakan ve AK Parti genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, eski garaj alanında düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.
Muğla’nın tüm ilçelerini selamlayarak konuşmaya başlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bizleri bağrına basan ve milli mücadelede en fazla şehidi veren Muğla’ya selam olsun. Muğla her zaman milletin yolunda gidenlerin yanında oldu. Ben diğer illerimizde olduğu gibi Muğla’nın da Başbakanıyım, Muğla’nın da milletvekiliyim. 7 Haziran’da destan yazıyor muyuz? AK Parti’yi birinci pati yapıp, yüzde 50’yi aşıyor muyuz” diyerek mitinge katılanlardan genel seçimler için destek istedi.
Konuşmasına Muğla’ya önemli müjdeler ile geldiğini kaydeden Davutoğlu, “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine 8 Fakülte, 2 Enstitü, 3 Yüksekokul, 25 Araştırma Enstitüsü yapacağız. Sağlıkta gerçek bir devrime imza attık. Yine 14 sağlık ocağı, beş devlet hastanesi, Milas’ta Muğla’da Merkezde, Dalaman’da, Köyceğiz’de devlet hastaneleri açtık. 30 köprü ve viyadük açtık. Beş adet bölünmüş yollarla birleşmiş projelerini hayata geçirdik. Şimdi birer birer müjdeleri sizlere verelim. İnşallah 475 yataklı hastaneyi en kısa sürede açıyoruz. Son geldiğimde Muğla’da çifte minareli kampüs camiini temelini atmıştık, şimdi Ramazan ayından önce inşallah üniversitedeki çifte minareli Kampüs Camii’ni açıyoruz. 500 yataklı Ortaca ve Datça Devlet Hastanelerini yapıyoruz. Bodrum, Fethiye, Milas ve Merkez’de Gençlik ve Spor salonu yapıyoruz. Daha önce Dışişleri Bakanı olarak Muğla’ya geldiğimde kapalı spor salonunun yetersiz olduğunu gördüm. Burada söz verdim. Yeni bir spor salonu yapacağız diye. Şimdi gururla söylüyorum. İnşallah en geç ağustos ayında bin 500 kişilik spor salonu hizmete açılıyor. Merkez ağız ve diş sağlığı merkezini açıyoruz” dedi.
Davutoğlu Muğla için şu müjdeleri vermeye devam etti:
“Ören’de ve Datça’da yat limanı açıyoruz. Dalaman’da yeni bir yat limanı projesi geliştiriyoruz. Sekiz adet gölet ve sulama projesini hayata geçiyoruz. Sizin yakından takip ettiğiniz proje Göcek 2 tüneli bitirilmek üzere, Göcek 1 tüneli yap –işlet- devret usulü olduğu için ücretli. Ancak Göcek iki tüneli, ücretsiz olacak inşallah. Biraz önce arkadaşlarıma da ifade ettim Dalaman-Acıpayam yolu da projelendirildi yapılacak. Seydikemer-Burdur-Antalya bölünmüş yolu ihaleye çıkıyor. Seydikemer’de Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine bağlı dört yıllık uygulamalı bilimler Yüksek Okulu kuruyoruz. Fethiye’de işletme fakültesini açıyoruz. Milas’ta veterinerlik fakültesi açıyoruz. Menteşe’de Sağlık Bilimleri Fakültesi açıyoruz. Ve ayrıca öyle bir proje var ki gerçekten doğrudan takip ettiğim proje TOKİ Muğla’da birçok önemli yatırıma imza attı. Ama benim takip ettiğim bir proje var. 850 konutluk yeni bir projede eski Muğla evlerini de bir anlamda bugüne taşıyacak yerel mimari ile yeni bir TOKİ projesi başlatıyoruz. Muğla mimarisini gelecek nesillere aktaracağız.”
Darbenin karşısındayız diyemedi
Konuşmasında darbecilerin, vesayetçilerin ve bütün tuzak kuranların hesabının sorulacağını kaydeden Davutoğlu, “Menderes yola çıktığında şehit Başbakanımızın arkasında durdunuz. Şehit Başbakanımız ve şehit bakanlarımızın yargılandığı Yassıada’dan geliyorum. 14 Mayıs’ın iki önemli anlamı var. 14 Mayıs 1950’de tek parti dönemi kapanıp, DP milli iradeyle başa geldi. Adnan Menderes, Celal Bayar ile birlikte 10 yıl ülkeyi kalındı. Sadece kalkındırmadılar, özgürlükleri Türkiye’ye getirdiler. Bu ortam Türkiye’de sadece 2 kez. Birisi 10 yıl iktidar olan Adnan Menderes’in dönemi, diğeri de 2002’den bugüne kadar Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu AK Parti hükümetleri oldu. Şimdi emaneti ben teslim aldım. Özgürlükler ve milli değerleri savunan DP ve AK Parti çizgisi Menderes, Özal, Erbakan Hocamız ve Cumhurbaşkanımızla akım haline geldi. Adnan Menderes’i idam sehpasını götüren parti, CHP idi. Adnan Menderes idama giderken, CHP iktidara gelebilmek için yapılanlara sesiz kaldı. Şimdi konuşmak kolay, darbe zamanlarında neler yaptıklarına bakmak lazım. ‘Her zaman darbelerin yanında oldunuz’ dediğimde, alnı açık bir şekilde ‘Biz darbenin karşısındayız’ diyemedi. 27 Mayıs’ta darbeyi desteklediler, sonrada bacılarımızı ikna odalarında sorgulayanları milletvekili yaptılar. Menderes ve AK Parti döneminde başta dini olmak üzere tüm özgürlükler arttı” diye konuştu.
Şimdi adları C-HDP’dir
Diyanet ve imam hatip tartışmaları üzerinden CHP ve HDP’yi eleştiren Davutoğlu, “CHP ve HDP ‘Diyaneti kaldıralım’ diyor. Bunların konuştukları sadece sözde kalır. CHP’nin danışmanı diyor ki; ‘HDP’nin barajı aşması lazım’. CHP, HDP için çalışıyor. CHP, HDP’nin barajı geçmesi için destek veriyor. HDP de, CHP ne diyorsa onu söylüyor. CHP ‘İmam hatipleri kaldıracağız’ diyor; o da diyor. HDP de imam hatiplerle uğraşıyor. Aslında HDP’nin adı C-HDP’dir. Bunların ikisi de aynı” şeklinde konuştu.
Baş verir, baş eğmeyiz
Görevini yapmak yerine hükümeti yıpratmaya çalışan savcıların görevden alındığına kaydeden Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Daha hüküm konulmadan, iddianame hazırlandı. Meslekten ihraç edilen bu savcılardan birisi ‘Bu iktidarın sonu da Adnan Menderes gibi olacak’ diyor. Bunlar bizi tanımıyor. Zannediyorlar ki; biz tehditten korkar ve geri adım atarız. Biz bu yola kefenimizle çıkmış, başımızı koymuşuz. Baş veririz ama asla başımızı eğmeyiz. Darbecilere, vesayetçiler ve paralelciler bizi yıldıramaz. Kaderde Menderes gibi şehit olmak varsa, başımız gözümüz üstüne. Eğer bu millet için alnımıza şahadet yazılmışsa, Hz. Mevlana’nın çocukları olarak biz şahadeti Şebi Aruz ve düğün bayram gibi karşılarız. Bahçeli, ‘Göreve gelirsek, savcıları göreve iade edeceğiz’ diyor. Diğerleri de öyle diyor. Tuzağı görüyor musunuz? Muğlalılar eskiden paralel vardı, şimdi birde üçgen var. CHP, MHP, HDP. Bunlar paraleli üçgen ile birleştiriyor. Ama biz sıratı müstakim yolcularıyız. Bunlar yalnız değil, arkalarında uluslararası işbirlikçileri var”
28 Şubat zulmünü bitirdik
Adnan Menderes iktidara geldiğinde Türkiye’ni 10 yılda çok büyük bir mesafe aldığına işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz Adnan Menderes’in hizmetlerini geliştirdik. Onlar konuşur, AK Parti yapar. Nasıl Menderes ve DP dönemiyle tek pati zulmü bitiyse, 28 Şubat zulmünü de biz bitirdik. Tek parti döneminde evinde kuran okuyan karakola götürülüyordu; DP bu zulmü bitirdi. 28 Şubat’ta da aynı şekilde başörtülü kardeşlerimize zulüm edildi. Başı örtülüye yarım eden başı açıklara da zulüm edildi. 28 Şubat zulmünü de AK Parti bitirdi. Zulümleri bitirip, kalkınma hamlesi başlattık. Aynı 1950’lerde olduğu gibi. O dönem DP’ye kurulan tuzaklar, şimdi AK Parti’ye kuruluyor. Kalkınan Türkiye’yi engellemek istiyorlar.”
14 Şubat’ın ikinci öneminin ise 14 Mayıs 2014’de İMF’ye olan son borç taksitinin ödenmesi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Biz iktidarı devraldığımızda, Türkiye İMF’nin önünde borç için bekliyordu. Artık borç bekleyen değil, İMF’ye borç veren bir Türkiye var. Türkiye ilk kez ayakları üzerinde durdu. Türk ekonomisi altın çağını yaşarken, gezi provokasyonlarını başlattılar. Onların amacı mahalli ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti’yi sendeletip, genel seçimlerde AK Parti’yi yıkmaktı. Biz bu vandallara pabuç bırakmadık. Asla onlara meydanları bırakmayız. DP’de olduğu gibi Türkiye’nin yükselişini asla durduramazlar. 17-25 Aralık’ta Pensilvanya ve paralel çeteyle tuzak kurdular. Şimdi bu çete nerede hangi parti güçlüyse, Ak Parti’nin karşısında onu destekliyor. AK Parti’yi güçsüzleştirip, Türkiye’nin yükselini durdurmak istiyorlar. Artık Türkiye,1950-60’ların Türkiye’si değil. Her vatandaşı milli irade için oyunu ve canını ortaya koyabilecek bir Türkiye var. 7 Hazirana giderken, tüm engelleri aşarken ve Türkiye yükselişini sürdürürken paralelciler ve bu üçgen bir araya geldi. Türkiye’yi kaosa sürüklemek için kafa kafaya verdiler. Bu üçü hükmet kurmaya kalsa, Türkiye’nin hiç bir yerine huzur kalmaz. Türkiye’nin bütününde 81 ilde mitinge yapabilen, halkıyla buluşabilen tek parti, AK Parti’dir. CHP, MHP ve HDP, Türkiye’nin her yerinde miting bile yapamıyor. HDP, ‘Eğer barajı aşamazsak sivil direniş yaparız’ diyor. Biz bu tehditlere boyun eğmeyiz, Türkiye’nin her santimetrekaresinde bu al bayrağı dalgalandırırız. Al bayrağı dalgalandıran, mili birlik ve beraberliği sağlayan ve özgürlükleri koruyan tek pati, Ak Parti’dir”
Çiftçileri unutmadı
Tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Başbakan Davutoğlu, AK Parti döneminde Türk tarımının geldiği nokta ve tarımsal desteklerden söz etti. Mitinglerinde Hollanda ve Türkiye’yi kıyaslayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Davutoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “2002’de bütün zirai destekler durdurulmuştu. Bugün Dünya Çiftçiler Günü, tüm çiftçilerimizin gününü kutluyorum. ‘Yetti gari’ dediğiniz genel müdür diyor ki, ‘Konya’dan küçük Hollanda bizden daha fazla tarım ürünü ihraç ediyor. Papağan gibi aynı şeyleri tekrar ediyor. Türkiye’nin her yerinde aynısını söylüyor. Biz iktidara geldiğimde 1,8 milyar TL tarımsal destek verilirken, şimdi 10 milyar TL oldu. Bu seneki 10 milyar TL’nin 6,4 TL’sini Mayıs’a kadar ödedik. Çiftçimizin tek bir kuruşu dahi gecikmedi. İktidara geldiğimizde Türkiye’nin tarımsal ürün hasılası 22,3 milyar dolar idi. Şimdi 61 milyar dolar oldu. Hollanda’nın tarımsal hasılası 15 milyon dolar. 61 mi büyük, 15 mi büyük bir türlü öğrenemedi. Matematik bilmiyor. Sadece Konya’nın hasılası 10 milyar. Hollanda 70 milyon dolar tarımsal ürün ithal ediyor. İthal ettiğini paketleyip satıyor. Bunun eline kağıt vermişler, durmadan okuyor. Ziraat odaları genel kurulunda yüzüne ders verdim. Öğrenemedi, halen konuşuyor. Muğlalılar siz bunlara bir matematik dersi verecek misiniz? Tarım hasılasında Avrupa’nın en büyük ülkesiyiz. Biz iktidara geldiğimiz 4’üncü, 5’inci idik. Tarımda Türkiye’yi Avrupa birinci yapan parti, AK Parti’dir. Türkiye, tarım ve turizmde dünya ligine taşındı. İnşallah 2023’de Türkiye dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olacak. Türkiye’yi boğun eğdirenlere 7 Haziran’da bir ders verecek misiniz? Sizin huzurunuzda söz veriyorum; Türkiye bütün tuzakları aşıp, gerçek bir küresel güç olacaktır. Hem özgürlükler ve mili iradeyi koruyup Adnan Menderes’in yolunda ilerleyeceğiz, hep de Türkiye’yi ekonomik anlamda zirveye taşıyacağız.”
Davutoğlu Muğla mitingini partisinin Muğla Milletvekili adaylarını tanıtarak sonlandırdı. Davutoğlu mitingin ardından Aydın’a doğru yola çıktı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.