Başarmak için yola çıkanlar, asla yorulmazlar

Bu haber 27 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.303 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Bunda önceki yazımda Bolu’nun Babası İzzet Baysal ve Bolu için yaptıklarını yazmıştım
Etkileyici bir başarısı öyküsü idi.
İzzet Baysal’ın 80 yaşında yaşamı ve geçmişini sorgularken;
doğduğu, büyüdüğü ve sokaklarında aç gezdiği Bolu’ya ve  insanlığa değer katması gerektiğini görmesi ve Bolu’nun babası olması, karşımıza çıkıyor.
Kurduğu vakıf ile bir kentin vizyonunu değiştirmesi ve yaşarken de yarattığı güzelliğin hazzını yaşamasını görüyoruz.
İzzet Baysal, gözlerini yumarken sonsuzluğa huzur içinde gitmiş olmalı. Adını hizmet ettiği halkının ölümsüzleştirmesi de ne güzel…
Ne hoş bir başarı öyküsü….
Biz de kent olarak şanslıyız, bizimde bir babamız var, oda Sıtkı Koçman’dır.
O’nunda ilimize yaptıklarını minnetle anmalıyız.
İzzet Baysal’ın yaşamından kutup yıldızı yaptığı kurallarını okuyunca benimde çok ilgimi çekti. Bu güzel kutup yıldızının özü saadet, mutluluk ve başarının on altın kuralı idi. Bu altın kuralları biz de yaşamımıza taşırsak, kim bilir erdemli, disiplinli ve üretken bireyler olarak yaşamda anlamlı işler yapabiliriz.
Bolu’nun Babası İzzet Baysal’dan altın kurallar;
* Düşünceye vakit ayır; düşünce güç için kaynaktır..
* Eğlenceye vakit ayır; eğlence gençliğin sırrıdır.
* Okumaya vakit ayır; okuma bilginin pınarıdır.
* Duaya vakit ayır; dua güç anlarda direnmenin desteğidir.
* Sevmeye vakit ayır; sevme yaşamı tatlı kılan şeydir.
* Anlaşmaya vakit ayır; gülme ruhun güzelliğidir.
* Vermeye vakit ayır; verme günün aydınlığıdır.
* İşini iyi yapmaya vakit ayır; iyi iş kişiyi kendine saygın yapar.
* Teşekküre vakit ayır; teşekkür yaşam pastasının kremasıdır.
İzzet Baysal’ın  kılavuzu bu altın kurallar olmuş ve kurallar ışığında yaşam sürmüştür. İsrafı, görgüsüzlüğü ve şımarıklığı, yaşamının köşesinden geçirmemiş erdemli bir birey olarak hayatına son noktayı koymuştur..
Bolu’nun İzzet Babası derken, ben rahmetli Sakıp Sabancı’yı unutamıyorum… O bence bir kamu oyu önderi idi. Sempatik ve sevimli halleri ile ulusal basında toplumumuza mesajlar veriyordu. Sağlık için verdiği mesajlarda çok anlamlı idi. Özellikle akraba evliliği sonucu özürlü çocuğunun olması ve ulusal basında sıklıkla, akraba evliliklerinin sakıncalarını anlatması ve bununla ilgili mücadeleyi  kendine misyon edinmesi bence güzeldi..
Ben diyorum ki devletin ve milletin öz kaynaklarını yok etmeden  büyümüş ve istihdam sağlamış her işletme çok değerlidir.
Büyüme gelişme sonrasında da toplumsal fayda için uğraş verirler ve bu topluma değer katarlarsa ölümsüzleşirler…..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.