Başarıyı Takdir Etmek Ya Da Sahiplenmek

Bu haber 10 Temmuz 2019 - 1:12 'de eklendi ve 926 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris KOÇ

Her yöneticinin en önemli vazifesi kurumunu başarıyla yönetmek, kurumsal hizmet ve organizasyonlarda başarı çıtasını yükseltmektir. “Başarı” söz konusu olduğunda ise iki tür yöneticiden bahsedebiliriz:

Başarıyı takdir edenler ve başarıyı sahiplenenler

İki hikâye ile onları açıklamaya çalışalım:

Bir bakanlığın taşra teşkilatında görev yapan üst yöneticilere yönelik bir değerlendirme toplantısı yapılacaktır. Bakanlığın taşra teşkilatı ile merkez teşkilatını bir araya getiren geniş katılımlı toplantının hazırlıkları, kurumsal hiyerarşinin en alt kesiminde yer alan genç ve dinamik bir ekip tarafından yapılır.

Merkezde yapılan hazırlıklardan sonra değerlendirme toplantısının yapıldığı otelde de her türlü hazırlık yapılır ve organizasyon sorunsuz başlar. Değerlendirme toplantıları devam ederken organizasyondan sorumlu daire başkanı, organizasyonun hazırlığında ve yürütülmesinde görev alan ekibi toplayarak genel müdürüne takdim eder: “Sayın Genel Müdürüm, bu organizasyon bu arkadaşların emeği ile yapılıyor. Onlar olmasaydı, biz bunu başaramazdık.”

Genel müdür de tamamı hiyerarşinin en altındaki unvanlara sahip bu ekibin motivasyonlarını arttıran bir konuşma yaparak herkese samimi bir şekilde teşekkür eder. Haftalardır süren yorgunluk birkaç motive edici cümle ve teşekkür ile uçup gitmiştir. Gözleri parlayan genç ekip, güçlenen aidiyet hissi ve yükselen motivasyonla işlerine daha sıkı sarılır.

İşte başarıyı takdir etmek, katkıyı takdir etmek, emeği takdir etmek…

İkinci hikâye böyle mutlu sonla bitmiyor:

Taşrada bir yerlerde, bir kurum tarafından yapılan organizasyon başarılıyla tamamlanır, katılan konuklar ve izleyicilerin takdir ve tebrikleri havalarda uçuşur. Programın yönetmeni de konukların ve izleyicilerin tebrik ve teşekkür yağmuruna tutulur.

Başarının talibi çoktur, dolayısıyla da bu önemli başarının ve takdirin talibi de çoktur. Organizasyonun hazırlık aşamasında ve icrası sırasında hiç katkısı olmayanlar, dostlar alışverişte görsün diyenler ve katkısı rutinin ötesine geçmeyenler başarı ve takdirden nasibini almak için çoktan sıranın en önüne geçmişlerdir.

Başarıya katkısı olmayanlar, çoktan başarıdan pay kapmanın derdine düşmüştür.

Övgü cümleleri ve “aferin”leri kapma mücadelesi arasında başarıda ciddi katkısı olanların adı dahi zikredilmez. Daire başkanının yaptığı gibi “Bu organizasyon bu arkadaşların emeği ile yapıldı. Onlar olmasaydı, biz bunu başaramazdık.” diyen biri de yoktur.

İki şekilde çalışan, üreten ve bir işe ciddi emek harcayan insanların başarısını gölgeleyebilir, motivasyonunu kırabilirsiniz:

Birinci durumda, ortamda bolca yuvarlak cümleler kurarak, başarıya katkısı olan insanların başarısının flulaştırılması yoluyla çalışanların motivasyonu kırılır.

İkinci durumda ise başarıda hiç katkısı olmayanların isimlerinin başarıya ortak edilmesi yoluyla çalışanların motivasyonu kırılır.

“Ben” diye diye konuşan, kurumsal başarıları yalnızca kendisine mal edenler, alt kademedeki çalışanlarının emeğini görmezden gelenler, bu nedenle personelinin başarılı çalışmalarını itibarsızlaştıranlar ya da fesatlık edip hasada yalnız gidenler; aslında biliyorlar ki başarının sahibi değiller, kendileri yalnızca başarılı bir ekibi temsil ediyorlar.

Bazen merak ediyorum; bir teşekkür edebilmek ya da bir başarısından dolayı birini, alt kademedeki çalışanını tebrik edebilmek gerçekten çok zor bir şey midir?

Bulunduğum her ortamda, gittiğim her organizasyonda gözlemler yapmaya çalışıyorum. Gördüğüm bir şey var ki, kendi ailemizden, kendi çalışanlarımızdan, kendi personelimizden, kendi partimizden, içinde olduğumuz sivil toplum kuruluşumuzdan, kendi mahallemizden birinin başarısını takdir etme konusunda çok cimri davranıyoruz. Başkasına teşekkür ederken, diğerini takdir ederken, başkasına ait olanı ballandıra ballandıra anlatırken gösterdiğimiz cömertliği kendimizden olandan esirgiyoruz.

Bu da olsa olsa terbiye edilmemiş fıtratın bir özelliği olsa gerektir.

Hak eden herkesi takdir edebilme ve başarılı olan herkese teşekkür edebilme olgunluğunu gösterebilenler ise şahsiyeti kemale ulaşmış olanlardır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.