Baro’dan “Cinsel işkence”ye tepki

Bu haber 17 Temmuz 2013 - 22:46 'de eklendi ve 1.190 kez görüntülendi.

barocinseliskence1235616513213213Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Komisyonu Üyesi Av. Nihan Anlı Coşkun, kadınlara gözaltında cinsel yollar kullanarak yapılan işkencelere tepki gösterdi.
Av. Nihan Anlı Coşkun; “Kadının; dayak ve cinsel saldırı olmak üzere iki kere ve daha ağır, şiddet üstü şiddete uğraması asla kabul edilemez, tahammül edilemez, sessiz kalınamaz bir hak ihlalidir. En güçlü biçimde kınanmayı ve cezalandırılmayı gerektiren bir suçtur.” dedi.
Hasan Telli
Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Komisyonu Üyesi Av. Nihan Anlı Coşkun, kadınlara gözaltında cinsel yollar kullanarak yapılan işkencelere tepki gösterdi.
Av. Nihan Anlı Coşkun; “Kadının; dayak ve cinsel saldırı olmak üzere iki kere ve daha ağır, şiddet üstü şiddete uğraması asla kabul edilemez, tahammül edilemez, sessiz kalınamaz bir hak ihlalidir. En güçlü biçimde kınanmayı ve cezalandırılmayı gerektiren bir suçtur.” dedi. Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Komisyonu, kadınlara gözaltında cinsel yollar kullanarak yapılan işkencelere dikkat çekti. Konuya ilişkin Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Komisyonu Üyesi Av. Nihan Anlı Coşkun bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Muğla Barosu Başkan Yardımcısı Av. Leyla Bişen de hazır bulundu.
Muğla Barosu Kadınların İnsan Hakları ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Komisyonu Üyesi Av. Nihan Anlı Coşkun yaptığı açıklamada, kadınlara yapılan şiddetin bir hak ihlali olduğunu belirterek, hakkında şunları söyledi:
“Kadınları yakalayıp, Akrep’e tıkmak ya da gözaltına almak. Ve sonra cinsel saldırıda bulunmak. Sözlü cinsel saldırı tehditleri ve hakaretlerine muhatap etmek. Kadın tutukluları cezaevinde çırılçıplak soyup ince arama yapmak. Şiddeti düstur bellemiş olanların, kadına yönelik olarak birde eril şiddeti kullanması. Kadının; dayak ve cinsel saldırı olmak üzere iki kere ve daha ağır, şiddet üstü şiddete uğraması asla kabul edilemez, tahammül edilemez, sessiz kalınamaz bir hak ihlalidir. En güçlü biçimde kınanmayı ve cezalandırılmayı gerektiren bir suçtur”
Erkek egemen Türk toplumunda insanlık Onuru ve Özgürlük savaşının en yüksek kahramanlarının kadınlar olduğunu ifade eden Av. Coşkun, “Açıklayalım k; insan bedenine cinsel amaçlı yapılan haksız el atma, tensel temas; cinsel taciz değil, cinsel saldırı suçudur. Cezası 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir. (TCK 102/1) Suçun koruduğu değer cinsel dokunulmazlıktır. Suç birden fazla kişi tarafından işlenirse cezası yarı oranında arttırılır (TCK; 102/3-d).
Ancak yapılan bu saldırıda; bu suçu işleyen bir kısım polis ve cezaevi personeli; eylemci kadınların bedensel ve ruhsal bakımdan acı çekmesi, aşağılanması kastıyla hareket etmişlerdir. Gözaltına alınanlara, hapse atılanlara yapılan cinsel saldırıların niceliksel yoğunlu ve yaygınlığı, yapılan cinsel saldırının sistematik özellikte olduğunu da göstermektedir. Yapılan işkencedir! (TCK 94/1) Suç, zamanaşımına uğramaz.
Bu zillet, bunu yapanları, buna yol verenleri, bunu cezalandırmayanları ömür boyu takip edecektir. Yaşadıkları sürece bir gün hesap verecekleri akıllarından hiç çıkmayacaktır. Onlar işkencecidirler. Gelecekleri yoktur. Çocukları onlardan utanacaklar. Biz biliyoruz kendileri de bilsinler. Cinsel yollar kullanılarak yapılan işkence taciz düzeyinde kalsa bile ( yani hiçbir tensel temas olmasa bile) 10 ila 15 yıl hapis cezasını gerektirir. (TCK 94/3) Her türlü Ulusal ve Evrensel değer yargısının ayaklar altına alınması anlamına gelen; cinsel saldırı yoluyla işkence fiilini gerçekleştirenlerin tespiti ve adalet önüne çıkarılmasını, bu tür olayların tekrarının engellenmesi için her türlü tedbirin alınmasını bekliyoruz ve istiyoruz” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.