BARIŞA ÇAĞRI

Bu haber 29 Nisan 2013 - 0:01 'de eklendi ve 1.071 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemizin geldiği noktada en önemli meselenin barış çağrıları ve bu bağlamda atılan adımlar olduğunu yadsımak olası değil.
Aksi düşünülemez.
Çeyrek asrı geçen sürede çekilen acılar yetti, bitti.
Bu nedenle daha da acı çekmeye tahammülümüz olmadığı için iş başındaki AK Parti Hükümeti, çağrıda bulundu.
Akabinde, genelde tasvip görmesine karşın bazı kesimler tarafından eleştirilen girişimlere yöneldi.
Teşekkül ettirilen “akil adamlar” bunun en bariz göstergesidir.
Her ne kadar isimler üzerinde bir takım spekülasyonlar yapılsa da, meseleyi sağduyuyla yaklaşmak gerektiğine inanıyorum.
Elbette koskoca ülkemizde akil insanlar sayısı 63 kişiyle sınırlı değil.
Ne var ki ilk planda atılan bir adım olduğu yaklaşımı içerisinde olunması gerektiği kabul edilmeli.
Sonra bakıp görüldü izlenen yol, kalıcı barış adına çözümün bir parçası.
Sonrasında daha nice akil adamlar devreye girecektir.
Girmeli de.
Değil mi ki terör adına çok acılar çektik.
Çok kanlar akıtıldı.
Artık yetsin noktasında hükümetin girişimini olur olmaz karşı çıkmak, zihinlerde çeşitli istifamla doğurur.
Öyleyse her birimize düşen görev beklemektir.
***
Bu arada denebilir ki, bundan bir netice alınır mı?
Hükümetin girişimleri üzerine kalıcı barış egemen olur mu?
Bir başka soru daha.
Bu girişim Öcalan’ın serbest bırakılmasına mı endeksli?
Sonuç alınması adına atılan ilk adımın olumlu sonuçlar vereceği izlenimi var.
Zira hem BDP Milletvekilleri, ifade edildiği şekliyle Öcalan’ın görüşü de bu yönde.
Hatta, Öcalan’ın kendim için bir şey istemiyorum ifadelerine yer verildi.
Dedim ya şu aşamada her birimizin beklentisi, iyi niyet girişimlerinden sonuç alınmasıdır.
Zaten ülke genelinde konuşlanan pek çok kişi, kurum ve kuruluşların temennisi de bu doğrultuda.
***
Bakınız konuya ilişkin bir açıklama yapan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Senatosu, hükümetin girişimleri adına nasıl bir yaklaşım içerisinde.
Rektör Prof.Dr.Mansur Harmandar, senato üyelerinin de bulunduğu birliktelikte basın mensuplarına karşı diyor ki;
Yaklaşık 30 yıldan beri ülkemizde hepimizi derinden etkileyen, mağdur eden, insanlarımız arasında düşmanlıklar oluşturan, bölgeler arasında derin uçurumların oluşmasına neden olan, binlerce insanımıza her gün gözyaşı döktüren, vicdanlarımızı yaralayan, ülkemizin kaynaklarını heba ettiren ve karabasan gibi çöken terör belasından kurtulmak için gelinen noktayı son derece ve fırsat olarak görüyoruz.
Bu fırsatın değerlendirilmesinin, 76 milyon insanımızın kardeşlik bağlarını güçlendirmesi, birlik ve bütünlüğümüzün daha kuvvetli bir biçimde sağlanması ile sonuçlanacağına dair güçlü bir inanç besliyoruz.
Anladığımız kadarıyla üniversite senatosunun görüşleri de farklı değil.
Bunca sürede meydana gelen terörün nelere mal olduğundan hareketle, barışın sağlanması adına sürdürülen girişimlerden sonuç alınacağı kanaatindeler.
Konuşmasını sürdüren rektör Harmandalı;
Ülkemiz ve devletimiz adına daha yaşanabilir refah toplumuna sahip bir Türkiye isteğimizin gerçekleşmesine vesile olması gerektiğini arzu ettiğimiz bu sürecin, mağdurları ve kamu vicdanını rahatsız etmeyecek bir demokratik toplum oluşturmaya dönük çabaların sonuçsuz kalmaması için hem birey hem de toplum olarak üzerimize düşen sorumlulukları yetire getirmemizin de ülkesini seven her vatandaşın görevi olduğu bilincindeyiz.
2023 vizyonunu gerçekleştirmek için her alanda atılım içinde olan ülkemiz, siyasi olarak da elini kolunu bağlayan önyargılardan kurtulmalı ve toplumun her kesimini içine alabilecek bir yapıya kavuşmalıdır.
Önyargısız, siyasi tercihlerin üstünde, diyaloga açık, hoşgörü sahibi aydın bireyler olarak sağduyulu her insanımızı bu sürece olumlu katkı yapmaya davet ediyoruz.
İşte vurgulamak istediğim buydu.
Değil mi ki gelinen noktada ülkede huzur ve barışın tesis edilmesi adına her kişi, kurum ve kuruluşlara önemli görevler düşmektedir.
Muğla Üniversitesi Senatosu da bu bilinçten hareketle her kesimin sağduyu ile yaklaşması görüşünde.
Sonuçta aklın yolu bir olduğuna göre ülkemiz adına böylesine önemli bir konuda hiç kimse öküz altında buzağı aramamalı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.