Bari Göcek Kalsın…

Bu haber 31 Mart 2015 - 0:59 'de eklendi ve 697 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye, ne zaman bazı çalışma alanlarına ilişkin gerçekleri gördü.

Daha açık bir ifadeyle gözü açıldı.

Olması gereken adımları attı ve atmaya devam ediyor.

Ne var ki, bazıların bilinçsiz olduğuna hiç şüphe yok.

Kuşkusuz, neyin ne olduğu tam olarak kestirilemediği için bilinçsizce hareket edilmeye çalışılıyor.

Oysa, meselenin özüne vakıf olunsaydı…

Asla bu tür bir yola girilmezdi.

Hatta lafı dahi ettirilmezdi.

Dedim ya anlaşılmadığı, yanı sıra elimizdekilerin kıymetini bilmediğimiz için sonrasında ne olacağı kestirilmeden adımlar atılmak isteniyor.

Üstelik, bir takım karşı çıkmalara karşın.

Aynı yörelerde konuşlanan halk, çoluk çocuk direnişe geçtiği halde..

***

Yıllar içerisinde bazı girişimlerden ders alınmamış olmalıyız ki, yeni bir adım atılmak üzere.

Hatta atıldı.

Şayet, olay yargıya taşındığı için verilecek karar sahip olduğumuz değerlerin korunması yönünde çıkarsa, beis yok demektir.

Yok eğer tersi olursa!

Yani tüm karşı çıkmalara karşın, dünyada bir eşi dahi olmayan yerler ihaleyle birilerine devredilirse!..

Bir değil çok şeyler olacak demektir.

Bir kere, bazı aklı evvellerin önayak olduğu eşsiz yerler, bir zaman sonra sıradan hala gelecektir.

Bunun anlamı, gıpta ile baktığımız yerlerin yerinde yeller eseceğinden başkası değildir.

Sonra, koskoca Türkiye Cumhuriyeti, söz konusu yerlerden elde edilecek birkaç kuruşa mı kaldı?

Buralardan elde edilecek miktara bel bağlanmışsa!

Vay halimize! demektir.

Dahası buralar, birilerine yaranmak adına ihaleye çıkarılmışsa, her halde bunun vebalinden kimse kurtulamaz.

***

Bahse konu, Göcek Koyları olarak adı geçen dünya harikası yerler Bedri Rahmi (Taşyaka), Küçük Sarsala, Akbük ve Göbün Koyları.

Bakınız bu konuda, yıllar öncesinde aynı yerlerin dünyaya açılmasında önayak olan rahmetli 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın danışmanlığı yapan gazeteci-yazar Can Pulak.

Özel Çevre Koruma Kurumu’nun (ÖÇK) kurulmasında ve büyük bölümü koylardan, Caretta Üreme alanlarından oluşan buraların ilanında etkili olan Özal’ın danışması Pulak, koyların ihalesinden vazgeçilmesini öneriyor.

Ünlü Denizci Sadun Boran’ın da kendisi gibi düşündüğünü belirten Pulak;

Turist lüks lokantalara değil, doğaya geliyor.

Şayet aynı yerlerle ilgili diretirseniz, zamanla Göcek Haliç’e dönebilir uyarısında bulunuyor..

Konuya ilişkin görüşlerini açıklamaya devam eden Pulak;

Söz konusu koyların Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 29 yıllığına kiralanması, buraların betonlaşmasına davetiye çıkarmaktır.

Pulak bir önemli ayrıntının daha altını çiziyor ki karşı çıkmak mümkün değil.

Yıllardır aynı yörelerde, doğal yaşamı tercih eden turistlere hizmet edenler var.

Onlar ve turistler hayatlarından memnun.

Buna karşın buralar ihale sonrasında birilerine verilirse, bu eğilim o belde insanının hayatını etkiler.

Bu düpedüz o insanlar için haksızlıktır.

Kaldı ki bunlar aynı zamanda buranın bekçiliğini yapmaktadırlar

Bilmem bu yaklaşıma itiraz etmek olur mu?

Olamaz.

Söz konusu bölgede konuşlananlar, yıllar itibariyle rızkını bu şekilde sağlamaktadır.

Buna karşın siz buraları birilerine verirseniz, dünya cenneti yerlerin tahrip edilmesine neden olduğunuz gibi o insanların rızkıyla oynarsınız.

Can Pulak son olarak bir önemli ayrıntını altını daha çiziyor.

Buraları gelecek kuşaklara taşımak zorundayız.

İnsanlar gelir gider.

Ama Göcek gibi yerler giderse geri gelmez.

Her halde bundan daha yerinde bir yaklaşım olamazdı.

Sizin, yerli yabancı onca insanın hayranlığını kazanan yerleriniz var.

Buralara dünyanın dört bir yanında insanlar geliyor.

Karşılığında ülke olarak önemli kazanç sağladığınız halde, tahrip edilmesine ön ayak olursanız!

Geleceğinizi bir şekilde sekteye vuruyorsunuz demektir.

Sonuçta yıllar boyu tahrip edilen nice yerlerimiz için kahrolduk.

Şimdi tek isteğimiz, tahribata uğramayan nadir yerlerimizden Göcek ve çevresine rahat bırakılması.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.