Balıkçıl ile Devlet

Bu haber 22 Ağustos 2017 - 0:31 'de eklendi ve 1.043 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 

Yazlığa, o gün değil de bir gün önce gitmiş olsaydım, aşağıdaki hikâye olmayacaktı. Zaman akışımı yazan kudret öyle yazmış ki, aşağıdaki hikâyeyi yaşadık.

***

Balıkçıl kuşu, pelikan ve flamingo gibi iri ve büyük gagalı bir kuştur ve göl kenarlarında yaşar. Bu kuş edebiyatta meşhur Hind filozofu Beydaba’nın Kelile ve Dinme adlı kitabı ile yer bulmuştur.  Beydaba’daki bu hikâyeyi, ilk defa rahmetli Turgut Günay’ın neşrettiği “Balıkçıl ile Yengeç” adlı kitaptan okumuştum. (Mustafa Özçelik de yayınladı daha sonra.)  O hikâyede bir balıkçıl, yaşlanıp balık avlayamaz hâle geldiğinde, bir kurnazlık yapıp balıkları zahmetsizce teker teker yiyordu…

YARALI BALIKÇIL YANIMIZDA

İşte bu kurnaz balıkçıllardan birisi 19 Ağustos 2017 günü saat 17.40’ta yazlıkta yanımıza geldi4-5 metre yanımıza kadar yaklaşan balıkçılın normal şartlarda orada evlerin arasında olmaması gerekirdi. Bacanağım Huzeyfe Çiçek ile biraz dikkatli bakınca ağzından bir şey sarktığını gördük ve gagasının arasında, yutamadığı bir şey olduğunu zannederek kurtarmak üzere yakaladık. Fakat bir de baktık ki alt gagası, kökünden kırılmış sarkıyor.  Beydaba hikâyesinde, kurnazlıkla balıkları yiyen balıkçıl, ölüme çok yaklaşmış bir şekilde yanımıza kadar gelmişti ve şimdi elimizdeydi.

ACİL MÜDAHALE

Hızla, ne yapabileceğimizi ve balıkçılı nasıl kurtarabileceğimizi düşünmeye ve çözüm üretmeye başladık. İlk aklıma gelen Muğla Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Doç. Dr. Nurdan Saraç geldi. Öyle ya, kampüsteki ve daha birkaç yerdeki patilerle yakından ilgilenen ve daha birkaç ay önce yere düşmüş bir ebabil kuşunun kurtarılmasını sağlayan kardeşimiz, yaralı balıkçıl için de bir yol gösterirdi. Hemen telefona sarıldım ve Nurdan hanımı aradım.

Ben bu arada balıkçılı arabamın bagajına koydum ve pencereleri hafif açtım. Bagaj camlı olduğu için arada balıkçıla bakıyordum. Zavallı, “Beni kurtarın… Yem yemedim, su içmedim!…” der gibi bakıyordu yüzüme…

AYDIN’A NAKİL

Balıkçılı önce Muğla Gökova’daki hayvan hastanesine nakletmeyi planladık. Nurdan hanım, hastane sorumlusu Göksel Bey ile konuşmuş. Çektiğim gaga kırıklığı fotoğrafını görünce biraz ümitsiz konuşmuş ama gene de getirilmesinin iyi olabileceğini söylemiş. Olmazsa bir veteriner fakültesine nakledilebileceğini tahmin ederek irtibatı sürdürdük. O arada, en yakın Veteriner Fakültesi olarak Aydın Adnan Menderes Üniversitesi geldi aklıma ve hemen bir veteriner olan rektör yardımcısı Prof. Dr. Recai Tunca dostumu arayıp balıkçılın durumunu anlattım. Recai Bey, gönderilirse yakından ilgileneceğini söyledi.

Gerek Muğla Gökova’daki hayvan hastanesi olsun ve gerekse Aydın olsun, balıkçılın oraya nakli söz konusuydu. Nurdan hanım, derhal ilgili kurumlarla irtibata geçerek balıkçılın nakli için, tabiri caizse, devleti harekete geçirdi ve Orman Bölge Müdürlüğü Doğa Koruma Milli Parklar Milas memurlarından Fettah Akat’a ulaştı. Oradan şef Uğurcan Öztokat ile irtibata geçildi ve Uğurcan beyin gayreti ile şube müdürü ve bölge müdürü ile irtibata geçilip balıkçılın Aydın’a nakledilmesi kararı çıktı.

Fettah Akat ve şoför Şaban Ketenci, saat 21.00’de Adabükü’ndeki sitemize gelip balıkçılı aldıklarında son bir defa bakıştık ve “N’olur kurtarın!…” bakışı ile Aydın’a uğurladık ve ben Recai Bey’i haberdar ettim; o da hazır olduklarını, ilgileneceğini söyledi sağ olsun.

Saat 01.20’de Fettah ve Şaban beylerin fedakarlığı ile balıkçıl Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesine ulaştı.  Saat 17.40’tan beri yaşadığımız hüzün nispeten dinmişti. Çünkü balıkçıl, olması gereken yerde ve emin ellerdeydi. Devletimiz de balıkçılın kurtulmasını sağlamak için bütün imkanlarını harekete geçirmişti. Balıkçılın yarası bizi üzmüştü; onun acı acı bakışı yüreğimizi dağlamıştı ama devletin bir balıkçıl için bütün imkanlarını seferber etmesi de bizi çok memnun etmişti.  2 profesör, 1 doçent, 1 bölge müdürü, 1 şef, 1 memur ve 1 şoför birkaç saat içinde, bir balıkçıl için ayağa kalkmıştık ve balıkçıl olması gereken veteriner kliniğine ulaşmıştı…

HÜZÜN VE DEVLET

Gösterilen bütün özenler, balıkçılı kurtarmaya maalesef yetmedi. Biz bir yandan balıkçılın hüznünü yaşarken, öbür taraftan da devletin merhametini görmenin mutluluğunu hissediyorduk.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.