Bakan Özhaseki’den Koruma Garantisi

Bu haber 31 Temmuz 2017 - 23:45 'de eklendi ve 1.243 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 

Çevre ve Şehircilik bakanı Mehmet Özhaseki Muğla’dan geçti.

Muğla, rahmetli Özal’ın Anavatan Partisi iktidarında çok bakan görürdü. Tabi Muğlalılar proje yapmayı bilmedikleri, siyasilerde kişisel işleri takip ettikleri için, Muğla bakan trafiğini “toplumsal hizmete” dönüştürmeyi beceremedi…

Bu alışkanlığımız hala devam ediyor.

Öyle ki o yıllarda Muğla’nın adı “Yazlık başkent”e çıkmıştı…

Bugünse AK Parti iktidarında Muğla’nın pek bakan yüzü gördüğü söylenemez.

O nedenle 24. Dönem AK Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa’yı kutlamak gerek. Boğa sayesinde Muğla olarak milletvekilliğinde olmasa da bugün Yörük Türkmen Şenliği’nde Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ı görme onuruna erdik…

Öyle siyasetçi vardır birini getiremez, böylesi vardır adeta “kabineyi” getirir!

 

xx           xx           xx

Çevre ve Şehircilik bakanı Mehmet Özhaseki’de geçen Perşembe günü akşam saatlerinde geldiği için, gelirken kaygılanmıştım.

Çünkü Dalaman Hava Limanı’ndan hemen Dalyan İztuzu Kumsalı’na geçiyordu. Malum İztuzu hukuki anlamda tartışmalı bir şekilde yabancı ortaklı bir şirkete verilmiş ve kamuoyunun tepkileri karşısında ihale iptal edilerek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kumsal Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne tahsis edilmişti.

O nedenle “acaba” dedim.

Şirket o günden beri kumsal için elinden geleni yapıyor…

Ben kaygı duyarken, muhtemelen onlar da sevinç duymuşlardır.

Çok şükür kaygımı haklı çıkaracak bir şey olmadı.

 

xx           xx           xx

Bakanın hava limanına inmesine iki saat kala haber verildiği için Muğla merkezden Dalyan’a giden olmadı.

Sanıyorum Dalaman çukurundaki meslektaşlarım anlam ve öneminin farkında olamadıklarından Bakan Özhaseki’nin Muğla’ya verdiği “koruma garantisini” haberlerinde öne çıkarmadılar. Beni de Nejat Altınsoy arkadaşım uyardı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki SİT Alanlarının derecelendirilmesi çalışması ile ilgili “Hiç kimse endişe duymasın” dedi.

Koskoca bakan bizi kandıracak değil ya…

Doğrusu ben Bakan Özhaseki’ye inanıyorum.

Yine doğrusu O değişince ne olacak diye de kaygılanıyorum!

 

xx           xx           xx

Geçenlerde Muğla Mimarlar Odası yöneticileri ile basın kahvaltısında birlikte olmuştuk.

Konu o kahvaltıda da gündeme geldi.

MimarlaraÇevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Doğal SİT Alanlarının koruma derecelerinin değiştirilmesine yönelik çalışmasının” sona erdirilip erdirilmediğini sordum.

Mimarlar, çalışmanın tepkiler karşısında geri çekildiğini, ama sona erdirilmediğini söylediler.

Oysa AK Parti’nin Muğla’daki yerel kurmayları çalışmanın sona erdiğini adeta “müjdeler” gibi duyurmuşlardı!

Öyle olsa bunu Bakanlık, olmadı Valilik, o da olmadı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü açıklardı, ama siyasetin açıklaması bana da inandırıcı gelmemişti, ama tereddütte kalmıştım.

Mimarlar haklı çıktılar.

Bakan Özhaseki’nin Dalyan’da paylaştığı önemli konulardan biri bu oldu…

 

xx           xx           xx

Muğla Mimarlar Odası bu çalışmaya karşı.

Sadece Mimarlar değil, TMMOB’de karşı.

Bu çalışma ile doğal ve tarihi çevrenin talan edilmesinin önünün açılacağı endişesini taşıyorlar.

Aynı endişeyi ben de yaşıyorum.

Ancak ben Bakanlığın da altını çizdiği gibi, SİT Alanlarında koruma derecelendirmelerini sağlıklı bulmuyorum. 1. veya 2. derecede korunan yerlerde “burada ne var ki” dediğimiz olduğu gibi, 3. derecede korunan bir yerde de bir anıt ağaç karşısında şaşırıp kaldığımız olmuştur.

Muğla Ovası’nın 1. Derece Doğal SİT Alanı olmasına senelerce şaşırmadık mı?

Bu anlamda böyle bir çalışmanın yapılmasında yarar var.

Ancak Türkiye’de yaşıyoruz. “Ya bir katakülle olursa?” diye sormadan edemiyoruz.

Herkesteki endişe, kaygı bu… Güvensizlik… Çalışma şeffaf ve katılımcı gerçekleşmiş olsa belki de şu anda odalar, çevreciler, biz çalışmanın en büyük destekçileri olmuş olabilirdik.

Çalışma sadece Muğla Büyükşehir Belediyesi ile paylaşıldı.

Belediye de bir “değerlendirme ve öneriler raporu” hazırlayıp, Belediye Meclisi’nin oybirliği ile kabul kararı ile birlikte Bakanlığa gönderdi.

Sonrasını bilmiyoruz…

 

xx           xx           xx

Bu çalışma ile SİT kavramı artık tarih oluyor. 1, 2 ve 3. Derece SİT olarak anılan yerler bundan böyle ‘Kesin Korunacak Alan’, ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ ile ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak gruplandırılacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2014 yılında başlattığı çalışmada 2 bin 430 doğal SİT alanı ile Türkiye genelinde 2.5 milyon hektar sit alanı gözden geçirildi. Kimi yerler sit olmaktan çıkarıldı, kimi yerlerin derecesi düşürüldü.

İşte sorun burada. Muğla’da nereler SİT’ten çıktı? Eğer SİT’ten çıkan yerler varsa, oralar kimlere ait?

Çalışma kabul edilip, kanunlaşırsa;

İlk (Kesin Korunacak Alan) kategori: Yapı olmayacak.

İkinci (Nitelikli Doğal Koruma Alanı) kategori: Geleneksel köy evinin tamiratına izin verilecek.

Üçüncü (Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı) kategori: Bu kategoride ise sürdürülebilir alanlar kriteri olacak. Çok düşük yoğunluklu turizm tesisi ve konut yapılabilecek.

 

xx           xx           xx

Muğla’da 197 adet Doğal SİT Alanı bulunduğunu belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Dalyan’da yaptığı açıklamada bunları 31 bölgeye ayırdıklarını, derecelendirmede bir çaba içerisinde olduklarını belirtirken, “Ekolojik olarak bir bilimsel rapor hazırlıyoruz. Buradaki vatandaşlarımızın aklına şu gelmesin. ‘Bunlar derecelendirmeyi değiştirerek, yatırımlar diyerek tabiatı tahrip edecek bir ortama geliyor’ asla böyle bir şey olamaz. Asla.” diyerek şu ifadelerde bulundu:

Çok net söylüyorum. Çok önceden yapılmış, tahmini olarak, yüzeysel, dışarıdan bakıp, şurası sit bölgesi olsun denilerek yapılmış, bu bir olsun, bu iki olsun denilerek bilimsel bir tabana dayanmadan yapılan bu tespitler bir müddet sonra çevredeki halkı da rahatsız ediyor, vatandaşı da rahatsız ediyor. Ev yapamaz hale getiriyor toprağına ve en tabi hakkını da kullanamaz hale getiriyor. Mülk sahiplerini de canından bezdiriyor. Böyle bir kötülüğün de mutlaka önlenmesi lazım

Haksız mı?

Bence haklı…

 

xx           xx           xx

Konuya ilişkin ekolojik temelli bilimsel bir rapor hazırlandığını anımsatan Bakan Özhaseki, henüz bu raporları onaylamadıklarını belirterek “Biz bu raporları hala onaylamadık. Bu raporları buraya gelerek paylaşacağız. Hiç kimse endişe etmesin bundan. Birinci derece dediğimizi alanları kesin korunacak olanlar olarak ayırıyoruz. Oraya asla zarar verdirmeyiz, kimseyi sokmayız ve oranın tahrip olmasına izin vermeyiz. Özel şahıs mülkiyeti varsa kamulaştırırız. İkincisi 2’nci derece SİT diye tarif ettiğimiz iş ise nitelikli koruma alanları olacak. Burada sadece günübirlik küçük bungalov gibi ihtiyaç giderilecek tesislerin yapılmasına izin vereceğiz. Bunun dışında herhangi bir tesise yine izin verilmeyecek. Bir de sürdürülebilir olanlar var. Buralarda tesis yapılabilir, oteller de yapılabilir, ticari mekânlar da yapılabilir. Oradan herkes yararlanabilir ve turizm de gelişir. Bunların çalışması devam ediyor” dedi.

Bakan Özhaseki’ye güveniyoruz. Hele bir raporları tamamlayıp, aramıza gelsinler bakalım…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 01 Ağustos 2017 / 11:08

Gocuman; İlk Milletvekilimiz Sayın Orhan Seyfi TERZİBAŞIOĞLU’ndan duymuştum. Koruyarak kullanma,kullanarak koruma. inşaallah koruyarak kullanmayı öğreniriz.Sayın Bakanımıza oldukça güveniyorum.sevgi ve saygı