Bahara Beş Kala

Bu haber 27 Şubat 2018 - 0:15 'de eklendi ve 997 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 

Benim klasik Türk edebiyatı alanında yoğunlaştığımı bilirsiniz. Yoğunlaşma alanıma göre diyebilirim ki, klasik Türk şiiri bahar şiiridir.

Bir divanda elbette yaz (temmuziye), güz (hazaniye) ve kış (şitaiye) kasideleri ve gazelleri de vardır ama bunların içinde en çok işleneni bahardır.

Şair Bâki, tabiatin uyandığı, hayatın yeniden başladığı bahar mevsiminin müjdecisinin sümbül olduğunu şöyle söyler:

Yine gömgök tere batmış çıka geldi çemene

Nevbahar erdi diye verdi haberler sünbül

“Sümbül, yine gömgök tere batıp koşarak çıka geldi ve ilk baharın geldiğini müjdeledi” diyen Bâki’ye göre, baharın gelişini haber veren ilk şehir (kültür) çiçeği sümbüldür. Elbette, doğma büyüme bir İstanbullu olan Bâki’nin yazıda-yabandaki tabiatta olan bitenden haberi olmuyordu.

Bâki, şehir çiçeklerine göre hüküm vermiş demek ki… Şayet bir tür lâle olan çiçeğin (anemon, Manisa lalesi) uygun yer ve iklimlerde Aralık ortasında çıkmaya başladığını ve bunu hemen hemen aynı günlerde nergisin takip ettiğini, Ocak sonuna doğru da çiğdemlerin dünyayı şenlendirdiğini bilseydi, müjdeciliği sümbüle vermezdi. Gene de söyleyelim, Bâki’ninki şehir çiçeklerinin dünyasına ait bir tespittir. Yoksa Aralık ortasında Ege taraflarındaki kuytu sahillere gelseydi bizim kır lalesi veya yoğurt çiçeği dediğimiz o lâlelerin açtığını görür, nergislerin pazarda satılmasına da şahit olurdu.

Mevsim olarak kır lalesi ve nergis zamanını geçirmek üzereyiz. İlk cemre 20 Şubat gecesi havaya düştü; ikincisi bu gece suya düştü… Böylece kala kala üçüncü cemre kaldı. O da 6 Mart gecesi toprağa düşecek ve mart kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırsa da artık bahar gelmiş olacak.

Demek ki şu anda tam da bahara beş var!…

Bakmayın Mart’ın aba altından değnek göstermesine!… Kıskançlığından yapıyor onu. Kendisinin baş tarafları kışta, son tarafları baharda olacak ve iki arada bir derede kalacak ya, ondan yapıyor bu yaramazlığı.

Mart ne derse desin, ne yaparsa yapsın, bahara beş kaldı. Beş dakika sonra gürül gürül bahar!… Her taraftan hayat yeniden fışkıracak. Tabiat yeni bir yıla uyanmanın hazzını yaşayacak.

Gerçi bu sene kış pek şiddetli geçmedi.

Haaa… Ben çalı-pınar

pelidi ve ahlat bereketini paylaşırken “Bunlar çok olunca kış sert geçer. Tecrübeyle sabittir.” diyenler… Buyrun, burdan yakın!… Noldu o koca koca iddialarınız?

Kış geçti ve artık bahara beş var!…

Daha yaşayacak kaç baharımız var, Allah bilir. O yüzden her bahar olduğu gibi bu baharın da tadını çıkaralım ve verdiği her nefes ve her güzellik için verene binlerce şükürler edelim. İsterseniz işe sarı çiçeğe sormakla başlayalım; sonra çiğdeme gelsin söz ve oradan da dağlarda düşen lalelere, bahçelerdeki filbahrilere…

Baharınız, çiçek çiçek, türkü türkü mutluluk ve sağlıkla geçsin.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.