BAĞRINDA ÇİÇEKLERİN AÇTIĞI BİR TOPRAK OLMAK!

Bu haber 18 Eylül 2018 - 1:47 'de eklendi ve 1.031 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail ZORBA

Toprak olmak.

Bağrında çiçeklerin yükseldiği bir toprak

ve çiçeklerde yaşamak.

Cemil Meriç

Bütün mayasını sevgiden alan bir meslekle uğraşmak özünde insana ait tüm hasletlerin sevgide birleştiği bir ömür sunuyor sizlere. Gerçi tüm mesleklerin mayasında sevgi olmazsa olmaz; ama öğretmenlik mesleğinde sevgi, hava gibi, su gibi bir yaşam kaynağıdır.

Sadece size bakan gözlere bilgiden, irfandan önce sevgiyle yaklaşırsınız. Gözler karşılıklı sevgi ışığını yakalarsa siz bütün aydınlığınızı o sevgiden alır, kanatlanırsınız. Yıllar geçmiş olsa da bir öğretmen için ziller her daim aynı heyecanla çalar yüreğinizde.

Öğrencilerinizin gözleri sizin yaşam kaynağınızdır. O, size inanmış, sevgiyle teslim olmuş gözler… O gözler asla yalan söylemez, sizi aldatmaz, sizi yarı yolda bırakmaz. Siz öğrencilerinizle tamamlanırsınız her daim. Çoğu zaman da öğrencileriniz sizin hayat yolculuğunuzda en büyük eğitmeniniz olur.

Velhasıl kelâm, sözün özü bir öğretmen her bir öğrencisinde kendin görebilmeli ve de kendinde her bir öğrencisinden bir parça bulabilmelidir.

Değil mi ki insan sudan ibarettir. Su gibi akar gönülden gönüle. Su gibi aklar, paklar tüm kirleri. Aydınlatır tüm karanlıkları. Her öğrenci yepyeni ufuklar, yepyeni aydınlıklar, yepyeni güneşler doğurur hayatınıza. “Güneş girmeyen eve doktor girer” atasözünden nazire yapacak olursak, “Öğrencinin olmadığı yerde bir öğretmenin yaşamında doktoru bekleme zamanı gelmiştir.” Bir öğretmen için her bir öğrencisi bir şifa kaynağıdır.

Değil mi ki insan havadan ibarettir. İlmiyle kanatlandıramazsa öğrencilerini hayat onun için aynı yerde noktalanmış demektir. Her bir öğrenci hava gibi hiçbir yere sığmaz. Hayâllleri, planları ile sınırsız gökyüzüne doğru kanat çırparken tüm acemiliklerine rağmen eğitmenlerini de kanatlandırırlar. Onların bilgisi, hilmi, irfanı öğrencileriyle tazelenir, yenilenir hatta değişir. Değişim hava gibi soğuk sıcak fark etmeksizin sizi yeni tecrübeler kazanmaya iter. Öğrencilerinizle elde ettiğiniz her tecrübe de insanı yeni keşiflere götürür. Her bir öğrencimiz keşfedilmeyi bekleyen dünyalar gibidir. Her bir öğrencimiz kendi içerisinde apayrı alemlerin güzelliğine sahiptir.

Değil mi ki insan ateşten ibarettir. İçin için yanar. Siz için için yanan her bir öğrencinizle ateşlere girer, onunla yanar, onunla yeni doğuşlara erersiniz. Aradan seneler geçse de bir tarafınız ham kalmıştır. İnsan hiçbir zaman oldum, diyemez. Oldum, dediğin yerde hayat bitmiş demektir. İşte “Her dem yeni doğrarız, bizden kim usanası” diyen Yunus ilmince öğrenmenin yaşı, zamanı, mekanı olmadan her bir öğrenciyle tazelenir, yepyeni sürgünlere bırakırsınız kendinizi. Eğer içinizde ateşe yer yoksa o zaman çevrenizdeki ateşi harlayamazsınız. Siz ateş olmazsanız, yanamazsanız; o vakit “biz”de yanmayı nasıl öğrenir elinizdeki “ben”ler, “benlikler”.

Değil mi ki insan topraktan ibarettir. Toprak gibi hep vermeden yana olacaktır. Verdikçe çoğalacak, bereketlenecek, zenginleşecektir. Karşılıksız verecektir; sevgiyle, aşkla. Bir çocuğun, bir gencin göz yaşlarına neden olmadan, boynunu bükmeden, gök ekinken biçmeden.

Öğretmenlik öyle bir meslektir ki bir bahçıvan gibi sevgiyle öğrencilerinin gözüne içine bakacaktır. Onların solmasına asla izin vermeyecek; onların yalnız güzele bakmasını, güzeli görmesini sağlayacaktır. İçinde ne yangınlar çıksa da, ne çaresizliklere yaşasa da, ne kadar büyük acılar çekse de o gözleri hep güldürecek; o, yürekleri hep şenlendirecek, hep yüreklendirecektir. Toprak gibi besleyecek, barındıracak, sahipsiz bırakmayacaktır.

Değil mi ki insan aşka tabidir. Kanacaktır. İnanacaktır. Talip olacaktır. Bakışlarında hep en uzak ufuklara bakacaktır. Önüne çıkacak tüm engellere aşacak azme ve kararlılığa sahip olacaktır.

Önce Yaradan’ın, sonra annelerinin babalarının bize en büyük emaneti evlatlarım, öğrencilerim;

Bir öğretmen olarak son sözüm sizlere.. Sizler bizim gözümüzün nazlısı, bahçemizdeki en nadide sevgi çiçeklerimizsiniz. Önce ailenizin toprağında hayat buldunuz. Okul toprağında sizlere aynı güzellikte fidanlarla hayat bulmaya, boy vermeye geldiniz. Yolunuz güzelliklerle derilecek, sevgiye yoğrulacak. Bütün bu güzelliklerin üstünde emek verecek, ter dökecek azimle, kararlılıkla kendinize ait yolu bulacaksınız.

Hiçbir engel gözünüzde büyümesin. Sizler de bizlerle kanatlanacak, yepyeni ufuklara, yepyeni dünyalara uçacaksınız. Mayanızdaki insanlık sizi hayatta, sadece size olana götürecek. İçinizdeki sevgi insanın mayasındaki hava, su, ateşle toprağa ulaşacak.

Siz, kendi toprağınızda yepyeni çiçekler dereceksiniz. Her biriniz bu dünyada kendi öğretmenini bulacak, insana ait bu güzellikleri, hasletleri nesilden nesile emanet aldığı bu toprağa bırakacaksınız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nilgün Açık Önkaş 18 Eylül 2018 / 18:52

Adanmışlık duygusunun en çok yakıştığı meslek öğretmenlik. Emektar öğretmenlere selam olsun.