Bafa’da mitolojik aşk..

Bu haber 12 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.057 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Mutlaka duymuşsunuzdur; Dilden dile, nesilden nesile bizlere ulaşan, kulaktan kulağa anlatılan, sanki gerçekte olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan; söylenceleri, yani öyküleri.
Nesneleri ve mekânları kutsallaştırırlar ve sırrını çözemedikleri konuları çeşitli biçimlerde yorumlarlar…
Bazıları ise gerçek üstüdür; ama içlerinde hep bir ana tema barındırırlar; bu tema sizleri alıp götürür… Sihirli söylencesi büyüler… Bizleri etkiler…
Sanki içindeki öykülerde, gerçekmiş, yaşanmış hissi vardır. Bu söylenceler her alanda olabilir. Bazılarının içinde aşk ana temadır; Öğrenince o ana temanın, büyüsüne kapılırsınız.
Uğrunda dağlar delinmiştir.
Çöller aşılmıştır.
Cefa ile ama aşkla çile çekilmiştir.
Efsanelerin kimileri, insan ile insanı; kimileri insan ile coğrafyayı; kimileri, insan ile diğer varlıkları; kimileri de insan ile maneviyatı işler ve bir birine gönül bağı ile bağlananları anlatır.
Her şeyin efsanesi vardır, ama Kapıkırı’nı (Bafa’da) görünce, efsanesini duyunca hayran kalırsınız.
Ben çalışmayı ve üretmeyi çok seviyorum…
İşim ile ilgili, gittiğim her yerde, gözlem yapmak, istem dışı olan ve rutinleşmiş bir algılamada bulunmam alışkanlık haline geldi.
Boş gözlerle değil, dolu gözlerle bakmaya çalışıyorum…
Algılayan ve sentez eden olmak istemekteyim…
İçimize değerlerimizi, güzelliklerimizi sindirmeliyiz, özümsemeliyiz diyorum..
Bak, gör, algıla, sentez et ve üret; felsefesi ile hareket ediyorum..
Ama Kapıkırı’ nda da aklım kalmadı diyemem…
Öğlene kadar çalışırsınız ve sonrasında da yemek yemek için bir yerlere gidersiniz; gittiğiniz ve gördüğünüz yerde yüreğiniz kalır ya öyle bir şey…
Çok eski yıllarda çoğunluğumuzun okuduğu bir kitap vardı. “Yüreğinin götürdüğü yere git” der ya…
Orayı görmek ve sonrasında yeniden gitmeyi arzulamak…
Mistik bir atmosfer.
Manzara harika ve öğle yemeğiniz ne olsun…
Bu atmosfere de en çok balık ve salata yakışır…
Deniz ürünlerini çok severim..
Eh ne de olsa Akdenizliyiz… Bu kültür bende var.. Pişirmek, sunmak ve yemek, konusunda gelişmiş…
Damarlarımda Kaş’ın havası olunca ve diğer etmenlerle de yoğrulunca daha başka türlü ne olur ki…
Balık konusu açılmışken bizim Kaş’ın SOKKAN balığı çok özeldir.. Izgarası harika olur.. Üzerinde değişik bir figürü var. Akdeniz balığıdır… Tüm kaş’lılar bilir ve zevkle tüketirler… Aman elinize solungaçlarını batırmayınız çok ağrı yapar.. Bu balık bizim özümüz…
Marmaris’te bir gazete haberinde; Yunan balığımı acaba diye yazıyordu!…
Gerçektende Kaş Körfezi’nin bir meyvesi ve  güzelliği… Yani bizim özümüz… Yani Antep’in baklavası gibi; Sokkan’ı da tescillemek lazım… Değerlerimize  sahip çıkalım…
Kapıkırı’nı anlatayım; ilgi artsın derken, bizim oralara ilgiyi yükleyeceğim, neredeyse..
Olsun.. Kaş’ta Akdenizin incisidir..
Siz en iyisi mi; hem Kaş’ı görün; hem de Milas Kapıkırı’nı görünüz…
Her iki yerde de yüreğiniz ve aklınız  kalır….
Bugün Bafa Gölü ve kıyıları ne yazık ki, endüstri canavarına kurban edilmişse de hala bir başka gezegen görünümünü koruyor…
Efsanesi hala kulaktan kulağa dolaşıyor… Milas-Aydın yolunun hemen sağındaki Kapıkırı’ndaki kalıntı, Çoban Endymion´un Ay Tanrıçası Selene ile buluştuğu yer muhteşem….
Yakışıklı çoban Endymion´a aşık olan Ay Tanrıçası Selene, işte burada umutsuzluğa düşer; Çünkü ölümlü biri ile beraber olması, Zeus yasalarına göre imkansızdır.
Anlatıldığına göre Bafa Gölü´nü çevreleyen Beşparmak Dağları geceleri Ay´ın en güzel parladığı yerdir. Hele ki bu güzelliği gece seyre dalarsanız; Bafa Gölü ay ışığı altında gerçekten de gümüş bir tepsidir…
Çünkü Ay Tanrıçası Selene, sevdiği çobanı görmek için, en güzel ışıklarını, en parlak biçimde buraya döker.
Bence siz en kısa zamanda Çoban Endymion´un Ay Tanrıçası Selene ile buluştuğu yerleri gidin görün… Ne kadar anlatabiliyorum bilmiyorum, ama yaşamanız en güzeli olur.
Bu ziyaretinizi zeytinlikler içinde, göl kenarında bir yemek veya kahvaltı ile zenginleştirebilirsiniz..
Giderseniz, sessiz bir ortamda tepeden ve uzaktan bu güzellikleri seyredin, Çoban Endymion ile Ay Tanrıçası Selene’ye el sallayın… Efsanede olsa bu aşkı hissetmeye çalışın…
Bir de yetkililer, etkililer, o güzelliklerin varlığını ve yokluğun eşiğinde olduğunu görebilseler, yapılması gerekenleri yapabilseler…
Hangi yetkiliye sorsak, doğa aşığıdır. Hemen hepimiz öyleyizdir!
Efsanevi aşkın mekanı Kapıkırı Köyü ve Bafa Gölü için ne yapabiliyoruz?…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.