Babalar Günü Ve yalakalık

Bu haber 22 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.181 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Biliyoruz ki çocukların ilk mimarı ailelerdir. Tüm değerler ve kazanımlar aile tarafından verilir ve diğer çevresel faktörlerinde etkisi ile şekillenir karakterimiz.
Eğer şahsiyetinize ve yaşamdaki duruşuna etki yapan ve şekil veren, ailenin bir takım etik değerleri varsa, şahsiyetli, onurlu ve güçlü duruşu olan bireyler ortaya çıkar.
Eğer ailede etik ve ahlak değerleri yoksa, yalaka, düzenbaz ve riyakarlık kuralları işliyorsa, çocukların kötü model anne baba  örnekleri ile hamuru yanlış yoğrulacaktır ve öz benlikleri bu değersiz davranış modellerini alarak şahsiyetsiz bireyler ortaya çıkar.
Toplumda şahsiyetsiz bireyler nasıldır derseniz? Benim şahsiyetsiz birey tanımım kendi değerlerim ile ilgili ve bunlar;
* Bireysel çıkarları ön planda olan, milletinden ve vatanından çalandır.
* Yüzünüze evet dediği şeyleri arkanızdan tam tersi şekilde yapandır.
* Verdiği sözden, hiç sıkıntı hissetmeden dönendir, dürüst ve açık davranmayandır.
* Yalakalıklara prim verendir ve kendisi de yalaka olandır.
* Hep çıkarları için uğraşandır.
Aslında etik ve ahlak değerleri olsa bunların yanlış olduğunu algılayacaktır. Ama temel ahlak değerlerini öz benliğine yüklemediği için bunların yanlışlıklarını algılayamayacaktır.
* Şahsiyetsizlikler sürerek yaşam sürendir.
* Başkalarının temel haklarına çok güzel çöreklenip, oturup gasp edendir.
* Sürekli birilerine yalakalık yaparak şirin gözükmeye çalışan ve yaşamdaki varlığını bunun üzerine kurandır.
* Çalışmanın ve üretmenin gerçek erdemlilik olduğunu bilmeyen ve miskin olandır.
Satırlarca yazılabilir ama genel çerçeve ile böyle özetleyebiliriz.
Düşününce, ahlak ve etik değerleri olan bir ailede doğmuş olmak ve bu kavramlarla şekillenmiş olmak insana onur ve gurur yüklüyor. Bende onuru ve gururu en yüce duygularla yaşıyorum. Yaşama merhaba dedikten sonra hep erdemli değerler içinde beslendim ve bana yüklenen değerleri en güzel içime sindirdim.
Yoğun geçen bir gün sonunda insan yorgunluğa yenik düşebiliyor. Bende böyle yoğun geçen bir gün sonunda çok erken uymuştum ve gecenin 3’ün de uyandım. Yaşanmş ve bitirilmiş olan günün kritiğini hep beynimde yaparım, adete kendi benliğimle konuşarak yaptığım hataları algılamaya ve tekrarında yapmamam gerekliliğini öz benliğime iletirim. Bu yazıyı da böyle bir anda kaleme aldım… Kendini irdeleme ve hatalardan ders çıkarma gayreti derken olgunlaşmanın da etkisi ile örnek model bireyler olabiliriz.
Bireylerde bazı değerler baskın olabiliyor. Mesela ben, etrafımdaki haksızlıkları sindiremiyorum ve hemen mücadele bayrağını açıyorum. Ama bu yönümle de gurur duyuyorum. Bedel ödesem de değer diye düşünüyorum. Hiç önemli değil, önemli olan inandığın doğru değerlerin arkasında olmaktır.
Ailenin, ne kadar önemli bir kurum olduğunu anlatmaya çalıştım. Biz aileler çocukların yaşam  evlerine çivilerini çakarken, etik, ahlaklılık ve erdemlilik çivilerini kullanalım. Yüksek haysiyetli duruş katacak bu değerleri verdikten sonra hiç korkmayalım.
Yaşamdaki örnek model olarak gerçek değerleri çocuklarına yükleyen, tüm şeker babaların, babalar gününü kutlarım. En derim saygı ve sevgilerimle…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.